Kafiye

15 Aralık 2006



Başka başka anlamlardaki kelime ve eklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir. Kafiyeler, genel olarak mısraların sonlarında bulunur.
Kafiyeler, bazı milletlerin edebiyatında çok önemli yer almış, bazı milletlerin edebiyatında da hiç kullanılmamıştır. Bu arada, eski Yunan ve Lâtin edebiyatlarında kafiye yoktur. Türk edebiyatında kafiyenin önemli yeri vardır. Halk edebiyatının en eski devirlerinde bile kafiye kullanılmıştır. Halk edebiyatında çoklukla yarım kafiyeler kullanılmış, manzumeler, çoğu zaman rediflerle zenginleştirilmiştir. Divan edebiyatında ise kafiye büsbütün önemlidir. Bu edebiyatta tam kafiye ve zengin kafiye kullanılmıştır.
Bugünkü şiirimizde kafiye eski önemini kaybetmiştir. Yeni şairler, kendilerini hiç bir kağıda bağlı görmeyen bir şiir anlayışı içinde olduklarından, şiirlerini kafiyeli ve kafiyesiz olarak yazabilmektedirler.
Kelimeler arasında birbirine benzeyen seslerin çokluğuna, azlığına göre, kafiyenin türlü şekilleri vardır: Tam kafiye, yarım kafiye, zengin kafiye, cinaslı kafiye.
Tam kafiye, mısra sonlarındaki kelimelerin son hecelerinde biri sesli, biri sessiz olmak üzere en az iki harfin birbirine benzemesi halinde olan kafiyedir.
Şerifli kubbeler iklimi, Marmarayla
Boğaz,
üzerlerinde bulutsuz ve bitmeyen bir yaz,
Yahya Kemal Beyatlı
Yarım kafiye, sadece sessiz harfler arasındaki benzemeye dayanan kafiyelere denir. Yarım kafiyeler, çoklukla Halk edebiyatında kullanılır:
Elifin elinde bardak,
Sanki yeşil başlı ördek.
Yüzer Elif elif diye.
Karacaoğlan
Zengin kafiye, ikiden fazla harf benzerliğine dayanan kafiyelerdir :
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı
Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Mehmet Akif Ersoy
Cinaslı kafiye,sesçe aynı anlamca ayrı kelimelerden ya da kelime kümelerinden yapılan Kafiyedir. Cinaslı kafiye zengin kafiyenin aşırı halidir:
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki Asmaya? Ben yerimden ayrılmam
Götürseler asmaya. Halk şiiri
Redif, kafiyelerden sonra gelen aynı ses ve aynı anlamdaki kelimelerdir:
Yemyeşil dağların hem yas edişi,
Hem de gülüşüdür yayla dumanı;
Yeşil ormanların, karlı dağların, Hülyası, düşüdür yayla dumanı.
Ömer Bedrettin Uşaklı

Kategori: Edebiyat


Kategoriler

Son Yazılar