'Toplum ve Toplum Yapısı' Kategorisindeki Yazılar

Grev

Önceden kararlaştırılmak suretiyle toplu bir halde işin bırakılması. İş yerinin terk edilmesi. Grev, bir iş yerinde meydana gelebileceği gibi, birçok iş yerlerinde birden meydana gelebilir. Greve katılanlar ya iş yerine hiç gelmezler, ya da geldikleri halde çalışmazlar.
Grevlerin birçok sebepleri arasında başlıcaların dan biri, işçilerle işverenler arasında çıkan çeşitli anlaşmazlıkların, işe devam etmeme tehdidi ile işçilerin lehine çözülebilmesini sağlamaktadır. Bazı ülkelerde, işçi ve işverenler arsındaki münasebetleri düzenleyen kanunlar arasında, grevin de mümkün olabileceği kabul edilmiştir. Fakat, çoklukla grevi toplumun iş düzenini, geçici de olsa bozduğu, bu sebeple grev hakkının kanunî olarak kabul edilmemesi gerektiği görüşü kabul edilmektedir.

15 Aralık 2006

Haraç

Kelime anlamı olarak, zor altında toprağın ürününden ya da çalışan kölelerin emeğinden alınan (şey). Sonraları, toprak mülkiyeti sebebi ile devletçe, toprak sahiplerinden alınan vergi anlamına gelmiştir. Dinî anlamda ise, Müslüman olmayanların ödemekle zorunlu oldukları vergi anlamında kullanılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu nda bu anlamda kullanılan haraç, İki türlüdür. Biri, insanların şahsından alınan Harac-ı ruus ya da baş vergisi dir. Buna cizye . Öbürü Harac-ı arazi yani toprak vergisi dir. Haraç vermek zorunda olan Müslümanlığı kabul edince, cizye ödemekten kurtulurdu, fakat toprak vergisini vermeğe devam ederdi. Toprak vergisi de, elde edilen ürünün belli bir oranına göre (harac-ı mukasun) ya da toprağın yüzölçümüne göre (harac-ı muvazzaf) alınırdı. Ürüne göre alınan haraca aşar da denir .

15 Aralık 2006

Hıdırrellez

Mayısın altısına rastlayan gün. Doğuda, ölümsüz olduklarına inanılan Peygamber Hızır ile Peygamber İlyasın buluştukları gün olduğuna inanılan bu günde, Müslüman halk, bir bahar bayramı havası içinde açık yerlerde, kırlarda eğlenerek gününü geçirir.
Hıdrellez günü, Hıristiyanlarca da kutlanır. Onlardaki adı Saint Georges yortusu dur.

15 Aralık 2006

Irk

İnsan türünün belli başlı ve devamlı çeşitlerinden her biri. Yeryüzünde yaşayan insanlar, çok çeşitlilik gösterirler. Fakat bu çeşitlilik içinde, belli başlı ve devamlı eş özellikler taşıyanlarını, belli gruplar içinde toplamak mümkün olmuştur. Devamlı ve eş özellikler olarak, ilkin, aynı coğrafya bölgeleri içinde yaşayan insanları, aynı gruplar altında toplamak düşüncesinden hareket edilmiştir. Fakat, bu ayrıntının, gerçek bir gruplaşmaya pek yardım edemeyeceği anlaşıldığından, devamlı ve eş özellikler olarak, derinin, saçların, gözlerin renkleri, başın biçimi, yüzdeki çizgiler, vücudun çeşitli organları arasındaki oranlar göz önünde tutularak gruplaşmalar yapılmıştır.
Bu esaslar göz önünde tutularak, insan türü, başlıca dört ana ırka ayrılmıştır: Beyaz ırk, sarı ırk, kırmızı ırk. Beyaz ırk, çoklukla Asyanın batısında, Avrupada yaşayan insanların ırkıdır. Fakat dörtyüz yıldan beri bu ırkın insanları, göç ve çeşitli sebeplerle dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Bu ırka, yanlış bir deyimle, Avrupa ırkı da denir.
San ırk, Asyanın doğusunda yaşayan insanların ırkıdır. Bu ırk içinde Çinliler, Japonlar, Moğollar yer almaktadır.Buna Asya ırkı da denir.
Siyah ırk, Afrikada ve ekvatoral , bölgelerde yaşayan insanların ırkıdır. Bu ırka da yanlış bir deyimle, Afrika ırkı denir.
Kırmızı ırk, Amerikanın yerli halkının ırkıdır. Bugün çoklukla Güney Amerikada ve Kuzey Amerikanın bazı bölgelerinde bulunurlar.

15 Aralık 2006

Feminizm

Toplum hayatında kadının haklarını çoğaltmak ve erkeklerinkine eşit kılmak amacını güden bir akım. İlk feminist fikirler. XVIII. yüzyılda Fransada ortaya çıkmıştır. Büyük Fransız ihtilâli sırasında Fransız düşünürleri ve Fransız kadın yazarları tarafından desteklenen bu hareket sonucu. 1791 de Vatandaş Kadın Haklarının ilânı adlı ünlü eser yayınlamıştır. Fakat. Kadınlara toplum hayatında, erkeklerle eşik haklar verilmesi, yapılan çeşitli hareketlere rağmen, bir sonuca varamamıştır. Fakat bu hareket durmamış. Avrupanın çeşitli memleketlerinde, zaman, zaman kadınlara, toplum hayatında bazı haklar tanınması yoluna gidilmiştir. Bu arada 1862 de İsveç kadınları belediye seçimlerine katılma hakkı kazanmışlar, 1869 da İngiltere de, belediyeye girme hakkını almışlar. 1914 te. İsveç parlâmentosuna girmek imkânını bulmuşlar, dır. İngilterede 1918 de kadınlara siyasî seçimlere girmek hakkı tanınmış, Birinci Dünya Savaşından sonra da kadınların, erkeklerin yanında toplum hizmetlerinde bulunmaları, Avrupa ve Amerikada yaygın olmuştur.
Bugün Avrupa ve Amerikanın hemen hemen bütün ülkelerinde, kadınlar her türlü siyasî seçime katılma im. kânına sahip oldukları gibi, her türlü toplum işlerini yapabilme imkânına da sahiptirler.
Millî Mücadele hareketinden sonra ve Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra, Batı müesseselerinin tanınmağa başladığı bugünkü Türkiyede de, kadınlar, erkeklerin yanında toplum hayatına katılmağa başlamışlardır. 1926 yılın, da kabul edilen Türk Medenî Kanunu ile kadın ve erkek arasında hukuk bakımından eşitlik sağlanmış, 1934te yapılan Anayasa değişikliği ile de kadınlara milletvekili seçmek ve seçilmek hakkı verilmiştir. Bugün Türkiyede kadınlar, erkeklerin yanında, hemen her toplum işinde çalışabilmekte, istedikleri meslekleri seçebilmekte siyasî hayatın çeşitli kademelerinde söz sahibi olmak imkânını bulabilmektedir.

15 Aralık 2006

Folklor

Halk bilgisi anlamına gelen bir deyim. Bir memleket halkının geleneklerinden, mesellerinden, türkülerinden, batıl inanışlarından, oyunlarından, bilmecelerinden ve bunlara benzer özelliklerinden meydana gelir.
Folklor kelimesi, iki ayrı kelimeden meydana gelmiştir. Bunlar, ingilizce ilim anlamına gelen lore kelimeleridir. Folklor, bugün bir memleketin ananelerini, efsanelerini ve halk danslarını ifade etmek üzere kullanılır. Tabiri, 1846 da W. J. Thoms adında bir İngiliz halka ait antika eserleri ifade maksadıyla icat etmiştir. Zamanla çeşitli memleketlerde şehirlerin tesirinden uzak, halkın kendi eseri olan inançları, efsaneleri, âdetleri, şarkları ve dansları hep genel olarak bu kelimeyle ifade olunmağa başladı.
Folklor, ilkel ve kültürsüz halk tabakalarının inançları, âdetleri ,hikâyeleri, masallar ve el sanatları ile meşgul olur; bunların nerelerden ve nasıl doğmuş olduğunu araştırır, çeşitli danslar , efsaneler, eserler arasındaki benzerlikleri ve bunların yaşayışlarını inceler.

15 Aralık 2006

Forum

Eskiden Roma şehirlerinde, özellikle Romada topluma ait işleri tartışmak için halkın toplandığı meydan. Önceleri çarşı vazifesine göre bu meydanlar, sonraları, yalnız bu çeşit toplantılar için kullanılmıştır. Burada nutuk verecek ve her hangi konuda konuşacak hatipler için kürsüler kurulur ve çeşitli memleket işleri hakkında kararlar verilirdi. Forumlar, daha sonraları, halk için bir gezinti ve eğlence yeri olarak da kullanılmış ve dinî törenlerin halka verilen ziyafetlerin, çeşitli şenlik ve oyunların yapıldığı yerler olmuştur.

15 Aralık 2006

Devrim

Bir toplumda pek kısa bir zaman içinde meydana gelen temelli ve önemli değişiklik. Devrimlerin olması siyasî, iktisadî, toplumsal şartlara bağlıdır. Bir toplumdaki düzenlerin, çağın anlayışı ile bağdaşamadığı zamanlarda, ya bir siyasi kurum ve şahıs tarafından meydana gelir, ya da çeşitli toplumsal hareketler sonucu belirir. Fakat, toplumda, pek kısa zamanda meydana gelen temelli bir değişiklik olmasına rağmen devrimlerin, ihtilâl gibi yıkıcı bir özelliği yoktur; daima yapıcı hareket halinde belirir.
Çeşitli toplumlarda, çeşitli zamanlarda birçok devrimler olagelmiştir. Bu devrimlerin en güzelini, son yüzyılda büyük bir başarıya ulaşmış bulunan Türk devrim hareketlerinde görebiliriz Büyük Atatürkün önderliği altında, Türk toplumunun Batılılaşması için gerekli olan devrimlerin yapılması, ancak bizim toplumumuzda görülebilmiştir. Siyasî hüviyetinin dışında, medenî, iktisadî ve çeşitli alanlarda olan bu devrimler, Türk toplumumun, çağdaş medeniyet seviyesine kısa zamanda ulaşmasını sağlamıştır.

15 Aralık 2006

Devrimlerimiz

Kurtuluş Savaşından sonra, Türk toplumunun, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması için Atatürkün önderliği altında yapılan devrim hareketleri. Türk milleti, Kurtuluş Savaşı ile millî bir devlet kurmuştu. Bu devletin, her yönden medenî devletler seviyesine çıkarılmasını ülkü olarak alıyordu. Bu iş için eski müesseselerde canlılıklarını kaybetmiş olan gelenekleri bırakarak, bunların yerine millî bünyeye uygun, medeniyet dünyasının ortak bulunduğu müesseseleri almak suretiyle yeni millî gelenekler kurmak gerekiyordu. Bu düşünce ile, değişiklikler yapmak suretiyle Anayasa. 1928 yılında tam anlamı ile lâik bir hale getirildi. Daha önce Şubat 1926 da dünyanın en yeni kanunlarından İsviçre Medenî Kanunu Türk Medenî Kanunu haline getirilerek ve bizim toplum şartlarımıza göre düzenlenerek kabul edildi. Bu münasebetle, bütün hukuk mevzuatımız, Batıdakileri ne benzetilmiş oldu.Kadınlarımıza, siyasî ve sosyal haklar sağlayan kanunlar çıkarıldı.
Türk toplumunun Tazimattan önce başlamış olan kılık ve kıyafet hareketi de, şapkanın ve medeni dünyaca kabul edilmiş olan diğer kıyafet ve görgü usullerinin kabul edilmesiyle. Tekkeler kapatıldı. Hicri ve Rumi takvim bırakılarak Milâdi takvim alındı. Hafta tatili yapmak ve soyadı taşımak zorunluluğu kabul edildi. Eski yazılar bırakıldı. Medreseler kaldırılarak, bütün öğretim müesseselerinin Millî Eğitim Bakanlığına bağlanması ile Türk nesillerini yetiştirmek yolunda büyük adımlar atıldı.
Bütün bu medenileşmemizle ilgili çabaların yanından Batı toplumlarında olduğu gibi, siyasî bir yönetim şekline, demokrasiyi tam ve normal hukuk düzeni içinde kabul etmemiz ile girişilmiş oldu.

15 Aralık 2006

Drahoma

Rum ve Hıristiyan ailelerde, güveyine gelin tarafından verilen mal ya da para. Bu gelenekle, erkeğe sermaye olabilecek böyle bir drahoması olmayan fakir kızların evlenmesi çoklukla güç bir meseledir.

15 Aralık 2006

Sonraki Önceki


Kategoriler

Aylara Göre