'Sözlük' Kategorisindeki Yazılar

Koza

İçinde krizalit bulunan, tırtılların yaptığı mahfazalara verilen ad. Koza deyimi, çoklukla ipekböceği kozaları için kullanılır. İpekböceği tırtılı, kelebek halinde geleceği zaman, vücudundan çıkardığı bir madde ile kendi etrafını sarar. Kesiksiz ve ince bir ip gibi olan bu madde ipek tir. İpeğin, tırtıl çevresinde meydana getirdiği bu muhafaza kozadır.

15 Aralık 2006

İpek

İpek böceğinin kozasını çözerek çıkarılan çok ince ve parlak tel; iplik haline getirilip kumaş yapılır. Îpek böceği tırtılı, kelebek haline geleceği zaman, vücudundan çıkardığı bir madde ile kendi etrafını sarar. Bu madde kesiksiz ve çok ince bir ip özelliğindedir. İp özelliğinde olan bu madde, ipektir. Bir kozadan 900 metre kadar uzunlukta, örümcek ağı gibi ince ipek çıkar. Bu iplikler, kozalardan özel makinelerle çıkarıldıktan sonra birleştirilir, bükülür ve dokunacak haline getirilir.
Bu doğal ipeğin yanı sıra, sunî ipek de yapılmıştır. Sellüloz ve bileşimlerinden elde edilen bu ipek, bu ana maddelerin eritilip incecik borulardan geçirilmelerinden sonra ince iplikçikler halinde elde edilmesinden meydana getirilir.

15 Aralık 2006

İnci

Bazı kabuklu deniz hayvanlarının, özellikle istiridyenin içinden çıkan ve kadın süslerinin en değerlilerinden birini meydana getiren sedef renginde parlak, sert ve yuvarlak tanecik. İstiridyelerin özel bir salgısının sertleşmesinden meydana gelir. Sıcak denizlerde, Kızıldenizle Avustralya arasındaki sularda bulunan istiridyelerde çok bulunur. En iyi ve iri inciler, Seylân adası kıyılarıyla Basra körfezi ve Güney Hint denizinde bulunur. İnci avcıları, çoklukla zencilerdir. Bunlar durgun denizde, denizin derinliklerine dalarak istiridyeleri toplarlar. Elde edilişi çok zor olduğu ve nadir bulunduğu için değeri çok pahalı olan süs eşyalarındandır.

15 Aralık 2006

Hipnotizm

Telkin yoluyla bu işe elverişli biri üzerinde elde edilen uykuya benzer iradesizlik ve uyuşukluk hali. Hipnotizm, psikoloji, lâboratuarlarında, bu işe elverişli ve sinir sistemleri bakımından bu deneylerde olumlu sonuçlar verecek kimseler üzerinde uygulanır. Bu kimselere medyum adı verilir. Medyumun iradesi, bu telkini yapan, yani bir çeşit uykuya daldıran kimseye bağlıdır. Psikoloji lâboratuarlarında, bilimsel araştırmalar için başvurulan bir çalışma olduğu gibi, çoğu aile toplantılarında bir eğlence konusu olmak üzere de yapıla gelmektedir.

15 Aralık 2006

Gazmaskesi

Çeşitli yerlerde ve çoklukla savaşlarda kullanılan zehirli ve boğucu gazlardan korunmak için hazırlanmış maske. Bir kişinin solunum yaparken, havayı süzmek ve zehirli gazı tutmak esasına göre yapılmıştır. Ya başa tamamen giyilen (lâstik kauçuk, bezden yapılmış) bir maske halinde, yada burun ve ağzı iyice örtecek yarım maske şeklinde olur. Her iki şekilde de, solunum yaparken havadaki gazı süzmeye yarayan bir süzgeci vardır. Bu süzgeç, özel kömürlerle doldurulmak suretiyle düzenlenmiştir. Bir süzgeç için 100 gram kadar kömür yeter bir miktardır (Bir insan, ortalama olarak bir saatte 600 litre hava solunumu yapar. Bu gazlı havada da 1 gram kadar klor ya da fosgen gazı bulunur. 1 gram zehirli gaz 10 gram kadar kömürle süzdürülebilir. Bu duruma göre bir süzgeç 10 saat gaz hücumuna dayanabilir.)
Birinci Dünya Savaşı sırasında dikin Almanlar tarafından kullanılmağa başlanmış olan zehirli gazlar, daha sonra Mussolini tarafından Habeşistan savaşı sırasında kullanılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında kullanılmamıştır. Kullanılması da milletlerarası hukuk kurallarına göre yasaktır. Bugün ancak itfaiyeler ve bazı tehlikeli işlerde çalışanlar tarafından gaz maskesini kullanmayı gerektirecek durumlar meydana gelmektedir.

15 Aralık 2006

Gözlem

Herhangi bir olayın, dikkatli şekilde görülmesi ve anlaşılması

15 Aralık 2006

Falaka

Eskiden, dayağın bir eğitim sayıldığı zamanlarda, ayak tabanlarına dayak atmak için kullanılan bir âlet. Falaka adı, aynı zamanda, bu âletle atılan dayağın da adıdır.
Falaka, ayak tabanları çıplak hale getirildikten sonra, falakaya tutulacak kimsenin, ayaklarını hareket ettirememesi için, lâstik veya kayıştan yapılmış bir düzenekle, ayak tabanlarına burmayı sağlayan kalınca bir sopadan ibarettir. Yere sırt üstü yatırılan falaka yiyecek kimsenin ayakları, yukarı kaldırılarak iki kişi tarafından tutulur, üçüncü bir kimse de, sopa ile ayak tabanlarına vururdu.

15 Aralık 2006

Ferace

Eskiden Türk kadınlarının sokakta giydikleri mantoya benzer giyecek, Feraceler uzun olarak yapılır ve yakasının arka bölümü çoklukla omuzlardan eteğe kadar uzanır. Ferace giyildiğinde başada yaşmak denilen ince bir örtü konulurdu. İki bölüm olan yaşmağın bir bölümü, saçları kapatmak için, bir bölümü de burundan çene ve boynu kapatmak için kullanılırdı. Böylece yaşmak takıldığında yüzün göz bölümü açık kalmış olurdu.
Feracelerin, çeşitli devirlere göre moda olmuş şekilleri ve çok süslü olanları vardı. Özellikle XX. yüzyılın başlarında Türk kadınlarının başlıca giyeceği olmuştur.

15 Aralık 2006

Fermuar

Çeşitli eşyalarda kullanılan ve ucundan çekilince açılıp kapanabilen bir çeşit kapama düzeni. Fermuar, iki sıra metal dişiyle bunların arasından geçen bir birleştiriciden ibarettir. Birleştirici yukarı doğru çekildiğinde, dişler birbirine kenetlenir ve fermuar kapanmış olur. Birleştirici aşağı çekildiğinde ise ,dişler birbirinden uzaklaşır ve fermuar açılır.İlkin 1863 yılında L.Judson adlı bir Amerikalı tarafından yapılan fermuar, önceleri fazla ilgi görmemiş, fakat sonradan, çeşitli giyim eşyalarında, kılıf, çanta v.s. eşyalarda çok kullanılmaya başlanmıştır.Fermuarın boyu, kullanıldığı yere göre değişiklik gösterir.

15 Aralık 2006

Filigran

Bazı kâğıtların içinde bulunan ve ancak aydınlığa tutulunca görünen çizgi, resim ya da yazı şekilleri. Filigranların âdi filigran ve gölgeli filigran olmak üzere iki çeşidi vardır. Adi filigranlarda şekiller ve yazılar kâğıdın bünyesine göre daha açık görünür. Gölgeli filigrandaki şekiller ise, fotoğraflardaki gibi açıklı koyulu görünür. Filigranlar, kâğıt yapılırken kullanılan kalıplar üzerine tespit edilen şekillerle yapılır.
XIII. yüzyılda kullanılmağa başlanan filigran, özellikle kâğıt paraların, çeşitli kıymetli kâğıtların bir alâmeti için de bulunur. Böylece, bu kıymetli kağıtların taklit edilmesinin önüne kolayca geçilmiş olunur.

15 Aralık 2006

Sonraki Önceki


Kategoriler

Aylara Göre