'Dünya Tarihi' Kategorisindeki Yazılar

Carbonari

XIX. yüzyıl başlarında gelişen bazı gizli cemiyetlere verilen ad. Fransızlara ve kral Ferdinandoya kin besleyen Cumhuriyetçiler, İtalyada Abruzzonun iç taraflarında gizli bir teşkilât kurmuşlardır. Bunların savaş parolaları kurdun parçaladığı kuzu için intikam idi. Joachim Muratın Napoli tahtına çıkması (1805 – 1815) üzerine, hemen hemen bütün İtalyaya yayılan bir teşkilât kurulmuştur. Muratda İtalyan birliğini kurmak, bağımsızlığını elde etmek için Corbonari cemiyetinden faydalanmak yoluna gitmiştir. Fakat 1821 de Napoli ve Piemonte ayaklanmasının bastırılmasından sonra, bütün İtalyadaki Carbonariler vatana ihanetle suçlandırılmışlar ve kanunla cezalandırılmışlardır. Bu sebeple Fransada, İtalyanların katıldığı yeni Carbonari cemiyetleri kurulmuş fakat daha çok Fransız karakterine bürünerek eski önemini kaybetmiştir.

15 Aralık 2006

Cariye

Eskiden, yabancı ülkelere yapılan akınlarda esir edilen, ya da bu ülkelerden kaçırılan ve alınıp satılabilen kadın ya da kız Cariyeyi satın alan, üzerinde kesin tasarruf hakkına sahipti; istediği işi gördürür, dilerse yeniden satabilirdi.
Ortaçağda beyaz ve siyah ırkın binlerce esirin satılabildiği pazarlar, en önemli ticaret işlerinin olduğu pazarlar durumunda idi. Bu pazarlarda ve İslâmlığın yaygın devirlerinde büyük şehirlerde, yabancı ülkelerden getirilen cariyeler, devrin ileri gelenlerine ve zenginlerine uzun yıllar satılmıştır. Bu bakımdan Bağdat ve Mekke, esir ticaretinin merkezi durumuna gelmiştir.
İslâm hukukuna göre, cariyelerle sahipleri arasında nikâha lüzum yoktu. Cariye kayıtsız şartsız sahibinin malı idi. Bir cariyeden çocuk olursa, bu çocuk babasının medenî halini kazanır, sahibinden bir çocuğu olan cariye de ancak sahibinin ölümünden sonra hürriyetine kavuşabilirdi.
İslâmlıktan önce ve Peygamber Muhammed zamanında esir edilen bir kadın yada kızın cariye olması esası kabul edilen bir esas olmakla beraber, halife Ömer zamanından itibaren Müslümanların esir olamayacağı esası kabul edilmiştir. Bu sebeple, çeşitli pazarlarda satılan kadın ve kızlar Afrika içlerinden, Avrupa ve Yunan ülkelerinden İslâm ülkelerine getirilmiştir.
Osmanlılarda cariyelik, özellikle saraya ve devrin ileri gelenlerine ait bir hak durumunda yerleşmiştir. Osmanlı sarayındaki cariyeler çeşitli ırklara mensup en seçme kızlar arasından İstanbul gümrük emiri tarafından satın alınır, ya da ileri gelen devlet adamları, Kırım hanı ve yabancılar tarafından armağan edilirdi. Bunlar özel bir alınım şekline ve eğitime tâbi olduktan sonra saraydaki yerlerini alırlardı. Cariyeler, sarayda geçirdikleri ilk acemilik devirlerinden sonra şakirtlik, ustalık, gediklilik devrelerini de geçirirler, kadın rütbesi ile padişahın zevceeleri durumuna gelirlerdi.
Cariyelerin arasında padişahın karısı olarak sultanlığa, valideliğe kadar yükselenler ve imparatorlukta söz ve kudret sahibi olanlar da olmuştur.
Sonunda, XIX. yüz yilda cariyelik ve kölelik, milletlerarası bir antlaşma ile kaldırılmıştır. Fakat bugün Suudî Arabistan, Hadramut gibi bazı ülkelerde cariyelik müessesesi hâlâ vardır.

15 Aralık 2006

Bolşevizm

Komünizmin başka bir adı. Marksizmin özel bir gelişmesini teşkil eden bir doktrin .Rus Sosyal – Demokrat Partisi, 1903 yılında ihtilâlcilik ve itidal konularında ikiye ayrılmış, ihtilâlci grubun parti kongresinde çoğunluğu alması üzerine bu gruba çoğunluk grubu anlamına gelen Bolşevik denmiştir. Buna benzer bir deyim de azınlıkta kalan grup için Menşeviki şeklinde kullanılmıştır İhtilâlci grubun,yani bolşeviklerin grubunun 1917 ihtilalinde başarı kazanmaları üzerine bu doktrin Rusya da şiddetle uygulanmağa başlanmıştır.

15 Aralık 2006

Burjuvazi

Şehirli sınıf anlamına gelmekle beraber, çeşitli anlamlarda kullanılan bir deyim .
İlkin Ortaçağda ve Fransada kullanılmağa başlanan bu deyim, krallardan ya da büyük derebeylerden çeşitli imtiyazlar alan (vergiden muafiyet gibi) şehirler anlamında kullanılmış (Burjuva şehirleri) : XII. yüzyıldan Rönesansa kadar ticaret yolu ile servet toplayarak alelade halka nispeten çeşitli hak ve imtiyazlara sahip olan sınıflar için kullanılan bir deyim haline gelmiştir.
Fakat, yüzyıllar boyunca değişegelen iktisadî ve sosyal şartlar sonucu, burjuvalar; kendilerine tanınan hakların yanında asilzadelere tanınan hakların çokluğunu kabul etmişler; bilhassa Fransız devriminden sonra, asilzadelere karşı büyük bir zafer kazanarak; servetin şahsî teşebbüsle kazanılmasına önem veren mülkiyete dayanan ve onu temsil eden orta sınıf olarak belirmişlerdir. Böylece burjuvazi, kısmen hürriyeti, fakat mutlaka şahsî teşebbüsü ve mülkiyeti savunanların sınıfı olmuştur.

15 Aralık 2006

Bombardıman

Denizden, karadan ve havadan, ağır silâhlarla belirli bir bölgeye ya da hedefe yapılan devamlı ve toplu ateş. Bombardıman tam bir hedefe yöneldiği gibi, geniş bir alanı da hedef alabilir. Amaçlarına ve tekniğine göre değişir.
Bombardımanlar topun icadından öncede yapılmışsa da, tarihte karadan ve barutla yapılan topun ilk büyük bombardımanı Fatih Sultan Mehmetin İstanbulu kuşattığı sırada olmuştur.
Bugünkü anlamıyla ilk bombardıman ,1812 de Trablus Savaşında İtalyanlar tarafından ve uçaklarla yapılmıştır.
Bundan sonra Birinci Dünya Savaşında uçaklarla geniş çapta olmamakla beraber, bombardımanlar yapılmıştır. Fakat İkinci Dünya Savaşında geniş çapta uçakla yapılan bombardımanlar, bu savaşın sonucuna etki yapan başlıca sebeplerden biri olmuştur.

15 Aralık 2006

Sonraki


Kategoriler

Aylara Göre