Tiyatro

15 Aralık 2006



Tiyatro sözü, şu anlamlarda kullanılır : 1 – Tiyatro eseri, 2 – Tiyatro eserini oynama sanatı, 3 – Tiyatro eserinin oynandığı yer.
TİYATRO ESERİ, olayları, oluş halinde göstermek için yazılan eserlerdir. Bu eserlerde, olaylar yazarın ağzından değil de, doğrudan doğruya eserlerin kişileri tarafından söylenir, hareketleri, gerçekte olduğu gibi doğrudan doğruya yapılır.
Tiyatro eserinde, olay ve kişiler olmak üzere iki unsur bulunur. Olay, bir didişmeden, yani iki karşıt kuvvetin çarpışmasından doğar. Çarpışan kuvvetler, insanla insan, insanla tabiat kuvvetleri olabilir. Kişiler de, aralarında didişen varlıklardır.
Tiyatro eserlerinde, serim, düğüm, çözüm olmak üzere üç safha vardır. Serim, eserin baş tarafıdır. Burada kişilerin karakterleri olayla ilgileri tanıtılır, eserin konusu hakkında bir fikir verilir. Düğüm eserin ortasıdır. Bu safhada karakterler, kişiler, olayın kendisi merak verici bir hal alır. Çözüm, eserin sonudur. Bu safhada olay, bir sonuca bağlanır.
Tiyatro eserlerinin başlıca üç çeşidi vardır: 1 – Acıklı tiyatro eserleri, 2 -Güldürücü tiyatro eserleri, 3 – Musikili tiyatro eserleri.
Acıklı tiyatro eserleri, insanların acıma duygularına hitap eden eserlerdir. Tragedya dram, melodram, bu cins eserlerdir.
Güldürücü tiyatro eserleri, güldürme amacı güdülerek yazıları eserlerdir. Genel olarak Komedya adı ile bilinirler.
Musikili tiyatro eserleri, musiki ile söylenerek oynanan tiyatro eserleridir. Opera, opera komik, operet bu cins eserlerdir.
Tragedya : Seyircilerin korku ve acıma duygularına hitap eden, belli kurallara göre yapılan eserlerdir.
Yunanistanda, bağbozumu tanrısı Dionysos şerefine yapılan din törenlerinden doğmuştur.
Özellikleri:
1 – Tragedyalarda seyircinin korku ve acıma duygularını harekete getirmek gayesi güdülür. Eser, baştan sona kadar acıklı ve ciddî bir hava içinde geçer.
2 – Konular mitologyadan ve tarihten alınır.
3 – Kişiler, tabiatüstü varlıklar (tanrılar .tanrıçalar, yarı tanrılar) ve yüksek tabakadan kimseler (krallar, asiler) dir.
4 – Eserin Üç Birlik kuralına uygun olması lazımdır:
a. Zaman Birliği : Olayın en çok 2 saat içinde geçebilir hissini uyandırmasıdır. Bunu sağlamak için, eserin konusu olayın sonucuna en yakın yerinden alınır, daha önceki olaylar, bir münasebet düşürülerek anlatılırdı.
b. Yer Birliği : Olayın baştan sona kadar aynı yerde geçmesidir. Tragedyada olay nerde başladıysa orada yürür ve sona erer.
c. Olay Birliği : Eserin bir tek ana olay etrafında gelişmesidir.
5 – Çirkin sayılan olaylar (vurmak, yaralamak, öldürmek) seyircinin gözü önünde geçirilmez. Bunlar dışarıda yapılır, sahnede haberciler, sırdaşlar vasıtasıyla sadece hikâyesi anlatılır.
6 – Manzum olarak yazılır.
7 – Mutlaka 5 perde olması lazımdır.
8 – İyi bir üslûpla yazılır. Kaba sayılabilecek sözler kullanılmaz.
9 – Tirad ve monologlara çok yer verilir.
İlk örnekleri Yunan edebiyatında görülen tragedya, daha sonra, XVII. yüzyılda, eski Yunan ve Lâtin edebiyatlarının örnek tutulduğu Klâsisizm akımı devrinde, özellikle Fransada yeniden canlanarak XIX. yüz yıla kadar sürmüştür.
En büyük tragedya şairleri, Yunan edebiyatında Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Fransız edebiyatında Corneille ve Racinedir.
Komedya : İnsanların ve olayların gülünç taraflarını ortaya koyan bir tiyatro çeşididir. Komedya da, tragedya gibi, Yunanistanda, bağbozumu tanrısı Dionysos şerefine yapılan din törenlerinden doğmuştur.
Özellikler:
1 – Komedyada, gülünçlükleri ortaya koymak amacı güdülür.
2 – Konular çağdaş toplumdan ve günlük hayattan alınır.
3 – Kişiler, çoklukla halk tabakasından kimselerdir.
4 – Üç Birlik kuralına uygun olması lâzımdır.
5 – Çirkin sayılan olaylar dahi seyircinin gözü önünde geçirilir.
6 – Üslûpta her türlü kaba sözlere ve şakalara yer verilebilir .
7 – Manzum olarak yazılır.
8 – 5 perde olması lâzımdır. Klâsizm akımından sonra, komedya nesirle de yazılmaya başlanmış, perde sayısı da yazarın isteğine bağlı kalmıştır.
Çeşitleri:
1. Karakter komedyası : İnsan karakterinin gülünç ve aksak taraflarını gösteren komedyadır.
2. Töre komedyası : Toplumun gülünç ve aksak taraflarını gösteren komedyadır.
3. Entrika komedyası : Olaylar merak uyandıracak ve şaşırtacak şekilde tertiplenerek, güldürmekten başka bir amaç güdülmeden yazılan komedyadır. Bugün, bu yoldaki komedyalara vodvil adı verilmektedir.
İlk örnekleri Yunan ve Lâtin edebiyatlarında görülen komedya, Rönesanstan bu yana Batılı milletlerin edebiyatlarında çok gelişmiştir.
En büyük komedya yazarları; Yunan edebiyatında Aristophanes, Fransız edebiyatında Molieredir.
Dram : Geniş anlamıyla, tiyatro eseri demek olan bu söz, XIX. yüzyılın ilk yarısında, Romantik edebiyat devrinde, tragedyanın belli kurallarını kurmak suretiyle meydana getirilen tiyatro çeşidi anlamında kullanılmıştır.
Özellikleri :
1 – Dramda, hem acıklı, hem de güldürücü olaylar, hayatta olduğu gibi, bir arada bulunabilir.
2 – Konular, tarihin herhangi bir devrinden, günlük hayattan alınabilir.
3 – Kişiler her sınıf halk arasından seçilebilir.
4 – Üç Birlik kuralına uyma zoru yoktur.
5 – Çirkin sayılan olaylar, sahnede oluş halinde gösterilebilir.
6 – Hem nazımla, hem de nesirle yazılabilir.
7 – Perde sayısı yazanın isteğine bağlıdır.
8 – Hayatta rastlanan, ince ye kaba her türlü konuşma tarzına yer verilir.
Tiyatronun doğuşu ve gelişmesi:
Tiyatro, her ülkede din törenlerinden doğmuştur. Milletlerin dinlerine ve bu toplum şartlarına göre her memlekette ayrı ayrı özellikler taşıyan tiyatro sanatı, ilk defa Yunanistanda büyük bir gelişme göstermiş ve bugünkü Batı tiyatrosu, Yunan tiyatrosu, bağbozumu tanrısı Dionysos şerefine yapılan din törenlerinden çıkmıştır.
Yunanlılarda tiyatro yapıları bir tepenin yamacında kurulurdu. Bunlar, üstleri açık yapılırdı. Ortada orkestra adı verilen geniş ve daire şeklinde bir meydan bulunurdu: Koro burada dururdu. Dekor çok basitti. Aktörler yüzlerine maske takarlar, üstlerine de, kim olduklarını anlatmaya yarayacak elbiseler giyerlerdi. Tragedya oyuncuları, büyük görünmek için ayaklarına koforne denen yüksek nalınlar giyerlerdi.
Tiyatro, Yunanlılardan Lâtinlere geçmiş; Ortaçağda, Avrupada mister adı verilen kaba komedyalarla devam etmiş; fakat Rönesanstan bu yana, eski Yunan tiyatrosunun tesiriyle, modern tiyatro büyük bir gelişme göstermiştir.
Türk Tiyatrosu :
İslâmlıktan önceki devirlerde, Türkler arasında din törenleri sırasında, birtakım dinî temsiler verildiği tahmin edilmekle beraber, dindışı oyunların varlığı hakkında kesin bir bilgi yoktur.
Osmanlılar devrinde, Türk toplumunun tiyatro ihtiyacını karşılayan oyunlar Karagöz ile Ortaoyunudur.
Türkiyede, Avrupa tiyatroları tarzındaki tiyatro hareketi Tanzimattan sonra başlamıştır. İlk piyes, Tanzimat edebiyatının kurucusu, sayılan Şinasinin yazdığı Şair Evlenmesi adlı bir perdelik bir komedyadır. Türk edebiyatının başlıca tiyatro yazarları, Ahmet Paşa, Ali Bey, Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tarhan, Reşat Nuri Güntekin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Cevat Fehmi Başkurt, A.Kutsi Tecer, Haldun Taner, Aziz Nesindir.

Kategori: Sinema ve Tiyatro


Kategoriler

Son Yazılar