Tabi sanatı

15 Aralık 2006



El ya da makine ile basınç yapmak, bir ya da çok renkte boya kullanmak suretiyle, kâğıt, karton, parşömen selefon, kumaş, deri, muşamba, madenî levha gibi maddelerin üzerine, yazı, şekil, harita, resim izlerini çıkarma ve bunları çoğaltma sanatı. Bu işlemde izini bırakan şekle, basım kalıbı, bir yüzeye bunun izini çıkarmaya basmak bu işlerin yapıldığı yere de basımevi denir.
Yazının icat edilmesinden sonra, yapılan çeşitli resim ve şekillerin çoğaltılma işi, insanları düşündüren konulardan biri olmuştur. M.Ö. 4.000 yıllarına doğru basit şekillerin damgaya benzer özellikte yapılan kalıpları bir yumuşak kile basım işi meydana getirilmiştir. Fakat, basımda asıl önemli olan kâğıt üzerine baskı yapılma işlemi, Çinliler tarafından meydana getirilmiştir. Üzerine harfler kazılı ağaç blokları kullanılarak kâğıt üzerine basılan ilk kitap. Çinliler tarafından yapılmış ve 868 yılında meydana getirilmiştir. Daha sonraları, basım işinin daha dayanıklı olabilmesi için, kalıpların kurşundan ve bakırdan yapılması yoluna gidilmiştir.
Tek tek harf kalıplarını yan yana getirerek kelimeleri, bunlardan cümleleri, satırları, sayfaları meydana getirmek, bu sayfalardan da, çok sayıda basılmış suretler çıkarmak işi, asıl Avrupada, 1440 yılına doğru Johann Gutenberg tarafından icat edilmiştir. Böylece Gutenberg, matbaacılığın kurucusu olmuştur.
İnsanlığa büyük faydalar sağlayan, binlerce sayıda kitabın basılarak geniş halk tabakalarına en yeni fikirlerin ve bilgilerin ulaşabilmesi imkânını sağlayan matbaacılık böylece başlamış ve bütün Avrupada, kısa denecek bir zamanda, çok yaygın olma özelliği kazanmıştır. Avrupanın çeşitli ülkelerinde, kısa zamanda çeşitli basımevleri açılmış, Avrupanın medeniyet alanındaki ilerlemesi, böylece en büyük bir yardımcı ile daha da hızlanmıştır. Türkiyede ise ilk basımevi, ancak 1729 yılında açılabilmiştir.
Basmak işleminde, en önemli işlerden biri, harflerin meydana getirilmesi, bunlardan kelimelerin ve satırların meydana gelmesi ile sayfa kalıplarının yapılabilmesi işlemidir.İlk zamanlarda, her harf tek tek kurşun kalıpların meydana getirilmesi ile başlayan basım işleri, sonraki yıllarda büyük gelişmeler kazanmıştır. Bu gelişmeyi sağlayan buluşlardan birisi, dizgi makineleri nin meydana getirilmesi olmuştur. Dizgi makineler, harfleri, kurşun kalıplar halinde dökmek imkânını sağlamış, böylece, tek tek harfleri yan yana getirerek kelimeleri meydana getirme usulü yerine, kelimelerden medyana gelmiş kurgun satırlardan, kolayca kitap ve gazete sayfaları kalıpları meydana getirebilme imkânı sağlanmış, basım. işinin en önemli unsurlarından biri olan, kısa zamanda baskı kalıpları nı meydana getirme işi gerçekleşmiştir.
Bugün, basımevlerinde, yazı diziminde monotip, linotip, entertip, teletip, rototip gibi dizgi makineleri kullanılmaktadır.
Tabi sanatında, basım kalıbı meydana geldikten sonra, bunun suretini çıkararak kısa zamanda pek çok suret elde edilmesini sağlayan basmak işlemi, baskı makineleri aracılığı ile olmaktadır, tik baskı makineleri, tahtadan yapılmış el presleri idi. Bunlarda, yatak adı verilen bölüme, baskı kalıbı konur, tınımın üzerine mürekkep sürülür, üstüne de kâğıt yerleştirilirdi. Bir vida sıkıştırmak suretiyle kapak kısmı, bir basınçla aşağıya indirilir, baskı kalıbının şekli, kâğıt üzerine çıkarılmış olurdu.
Çok ilkel olan ve suretlerin çok güçlükle çıkarılmasını sağlayan bu preslerden sonra, baskı makineleri zamanla evrimleşmiş; bir saatte, bir küçük sayfanın bir yüzünden 50 -100 tane suret meydana getirme işi, bugün, bir saatte, çok sayfalı bir gazeteden 300,000 adet meydana getirmeye kadar büyük bir evrim kazanmıştır.
Pedal : Küçük bir sayfa halinde hazırlanmış olan bir baskı kalıbını, küçük boyda bir kâğıt üzerine ve bir seferde yalnız kâğıdın bir yüzüne basmak imkânını veren bir baskı makinesidir. Bunlarda dikey durumda basım işi olur. Kalıp sabit kalır, boya merdaneleri hareket ederek kalıbın mürekkep almasını sağlar, kâğıt, pedal makinesinin basıncı altında bu kalıbın şeklini alır.
Düz baskı makineleri: Sayfa kalıpları, bunlarda yatay olarak konur. Bu Kalıpların bulunduğu tabla, ileri – geri muntazam hareket eder. Mürekkep merdaneleri de hareket ederek, mürekkebin çok yayılmasını sağlarlar Kâğıt, kazan denilen bir silindirden dolanmak suretiyle, baskı kalıpları ile temas eder, kâğıdın bir yüzüne baskı işi yapılmış olur. Bunlar, bir saatte 5.000 adet baskı yaparlar.
Rotatif: Düz baskı makinelerinin gördüğü işi, çok büyük bir hızla göre makinelerdir. Bunlarda, baskı kalıpları özel olarak, rotatif silindirlerine göre, yeniden kurşun kalıplar halinde dökülürler. Bu silindirlerin dönme hızları çok olduğundan, bobin halindeki kâğıtları» iki yüzüne de birden baskı yapmak imkânı olduğundan, çok sayfalı bir gazeteden, bir saatte 300.000 sayı çıkmasını sağlayacak büyük bir hıza sahiptirler, özellikle gazetelerin basım işlerinde kullanılırlar.
Ofset makineleri : Düz baskı makineleri özelliğinde makinelerdir. Yalnız kalıp olarak, kurşun kalıplar yerine, üzerine basılacak şeylerin fotoğrafları çekilmiş çinko levhalar kullanılır.
Tifdruk baskı makineleri : Bu makinelerde kalıplar, bakır levhalar halindedir. Basılacak yazı ve resimler, bu kalıplarda, koyuluk derecelerine göre derinlikler meydana getirirler. Bu kalıplar üzerine sürülen mürekkep, keskin bir bıçak aracılığı ile sıyrılır. Üzerinde koyuluk derecelerine göre mürekkep almış olan bu kalıp üzerinden, kâğıtlar geçtiğinde, baskı işlemi meydana gelmiş olur.
Tabı sanatında bütün bu işlemler, hep tek renkli basımlar içindir, iki, üç dört ve daha fazla renkli basımlar için, ayrı ayrı kalıpların, ayrı ayrı renkli mürekkeplerle baskılarının yapılması gereklidir. Düz makinelerde bu işlem, her renk için, ayrı ayrı yapılır. Rotatif tipi baskı makinelerinde ise, her rengin ayrı kalıplan yapılır ve renkli basımlar, aynı basım işi anında meydana gelebilir. Çok renkli resim baskılarında ise, her renk için ayrı ayrı renklendirilerek yapılmış olan klişelerin, üst üste basımlarının, her renk için ayrı ayrı yapılması suretiyle, çok renkli resim baskıları meydana getirilmiş olur.

Kategori: Bilim ve Sanat


Kategoriler

Son Yazılar