Sevr antlaşması

15 Aralık 2006



Birinci Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı İmparatorluğu ile Müttefik Devletler arasında, 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanmış olan şartları çok ağır antlaşma. Müttefik Devletler Osmanlı İmparatorluğu ile yapılacak barışın ana hatlarını 24 Nisan 1920 tarihinde San Remoda tespit etmiştir. 11 Mayısta da, Osmanlı Hükümeti tarafından incelenmesi için, Osmanlı heyetine vermişlerdir. Bu şartlara heyet ilkin itiraz etmek istemiş, fakat padişah Vahdettinin başkanlığında toplanan heyet tarafından, bu şartlar (Rıza Paşanın dışında) herkes tarafından kabul edilmiştir. Bunun üzerine, Bağdatlı Halil Paşa, Rıza Tevfik, Bern elçisi Reşat Halisten kurulu bir heyet, bir Fransız savaş gemisi ile Fransaya gitmiş ve Pariste Sevr mahallesinde antlaşmayı imza etmiştir (10 Ağustos 1920). Osmanlı İmparatorluğunun sonu olan fakat Mustafa Kemal Paşanın önderliği altında zaferle sonuçlanan Millî Mücadele hareketi üzerine yürürlüğe giremeyen Sevr antlaşmasının başlıca hükümleri şunlardır :İstanbul, Osmanlı Devletinin merkezi olarak kalıyordu. Fakat Osmanlı devleti azınlıkların haklarını gözetmezse, İstanbul Türklerin elinden alınacaktı.
Boğazlar, savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve Boğazlar Komisyonu adını taşıyan bir komisyon idaresinde bulunacaktı. Merkezi İstanbul olan bu komisyonun ayrı bütçesi ve ayrı bayrağı olacaktı. İstanbulda çalışacak bir komisyon Doğu Anadolu Türk illerini Kürdistan adı altında teşkilâtlandırmak için bir muhtariyet idaresi projesi düzenleyecekti.
Doğu Anadolu illerinin bir bölümünde bağımsız bir Ermenistan kurulacak, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır Birleşik Amerika Devletleri Cumhurbaşkanı Wilsonun hakemliğine bırakılacaktı.
Trakyanın Midye doğusunda Podima denilen yerin yedi kilometre kuzey doğusunda bir noktadan Marmara kıyısında Kalikrationun bir kilometre güney doğusuna kadar uzanan bir hattın batısında kalan kısmı Yunanistana ait olacaktı, İmroz ve Bozcaada adaları da Yunanistanın egemenliğinde kalacaktı. Suriyeyi Fransaya bırakıyordu.
Arabistan ve Mezopotamya (Musul dahil)İngiltereye bırakılıyordu.
Bunların dışında mecburi askerlik hizmeti olmayacak; elli bin kişilik bir ordu olacak; bunun otuzibeş bini jandarma, onbeş bini asker olacak; ordunun ağır silâhları bulunmayacaktı.Azınlıklara Türklerinkinden aşırı haklar verilecek, bundan başka Müslüman milletlerden de azınlık hakları kabul edilen toplumlar kurulacaktı.

Kategori: Tarih


Kategoriler

Son Yazılar