Petrol

15 Aralık 2006



Doğal yakacaklardan bir akaryakıt. Yeryuvarlağı içinin çeşitli ve belirli noktalarındaki birikintilerden ham petrol olarak elde edilir. Ham petrol, çoklukla kıvrıntılı bir tabaka içinde bulunan, kumlu ve çakıllı boşluklarda bulunur. Bu boşluğun altında tuzlu su, orta kısanında basınçlı gaz vardır. Bu bölgeden petrol çıkarmak için demir borular aracıyla sondaj yapıldığı zaman, demir boru hangi derinliğe kadar dalarsa, o kattaki gaz, ham petrol ya da tuzlu su fışkırır. Petrol kaynaklarının derinliği bir kaç metreden, bir kaç kilometreye kadar değişebilir. Petrolün oluşumu, hakkında jeologlarca kabul edilen son görüşler petrolün çökelek şeklindeki organik cisimlerden meydana gelmiş olduğu merkezindedir. Algler gibi bazı yosunlar, su birikintilerinde hızla çoğaldıktan sonra, mayalanma ile ayrışırlar, öbür çökeleklerle birlikte dibe çökerler, böylece petrol meydana gelir. Buna, öbür organik ayrışma ürünleri de eklenir.
Sondaj sırasında petrol, kuyudaki gaz basıncı sebebi ile fışkırarak yeryüzüne çıkar. Kuyudaki gaz basıncı azalınca, fışkırma durur. Bundan sonra petrol özel tulumbalarla çıkarılır. Çıkarılan bu ham petrol (naft), ilkin su ve kumundan ayrılması için aktarma havuzlara gönderilir. Buradan da demir borular, sarnıçlı vagonlar ya da sarnıçlı vapurlarla en yakında bulunan temizleme ve dağıtma fabrikalarına gönderilir. Ham petrol, ayrımsal damıtma suretiyle temizlenir. Ham petrol, 45° nin altında ısıtılırsa, yanıcı gazlar çıkar. Bunlar, özel ocaklarda yakıt olarak kullanılır. Bazen, bu gaz kısmından çıkan etan, havagazı yerine aydınlatma gazı olarak kullanılır.
Petrolün ayrımsal damıtması( ayrımsal damıtma, karışık sıvıların, değişik derecelerde damıtılmak suretiyle, birbirinden ayrılmasıdır) ndan elde edilen ürünler şunlardır:
1 – 45° -70° arasında petrol eteri damıtılır. Bu, 0,65 yoğunluğunda ve çabuk ateş alan bir sıvıdır. Yağları eritme işinde eritken olarak kollanılır.
2 – 70° – 150° arasında, çeşitli benzinler damıtılır. Benzinlerin yoğunluğu 0,72 dir ve patlarlı motorlarda kullanıldığı gibi eritken olarak da kullanılır.
3 – 150° – 300° arasında lâmba-petrolü (gazyağı) damıtılır. Yoğunluğu» 0,78 dir. Gazyağı lâmbalarında, gaz ocaklarında, lokomobillerde kullanılır.
4 – 300° – 400° arasında yoğunluğu 0,83 – 0,92 olan ağır yağlar damıtılır. Bunlar, Dizel motörlerinde kullanılır. En yoğun olanlar makine yağlamakta kullanılır. Son kalan artıkları, petrol zifti dir.
Ağır yağlar, sıfır derecede soğutulursa 60° de ergiyen bölüme ayrılır. Buna parafin adı verilir. Hayvan kömürü ile temizlendikten sonra beyaz kati bir madde olan parafin, mum yapımında, elektrikte izola olarak, baz ve asit şişelerinin etiketlerini korumakta kullanılır. Ham petrolün damıtılmasından sonra kalan kısmı sıvı halinde ayrılırsa mazot adını alır. Mazot da Dizel motörlerinde ve ısıtma ocaklarında kullanılır. Aynı zamanda bu kısımdan vazelin ve vazelin yağı elde edilir. Bu madde, eczanelerde ilâç yapmak, bazı cisimleri yağlamak için kullanılır. Petrol, dünyanın birçok memleketlerinde çıkarılmaktadır. Petrol çıkarılmasında, Kuzey Amerika dünyada birinci gelmektedir, (yıllık ortalama 280 milyon ton). bundan sonra Güney Amerika (yıllık ortalama 80 milyon ton), Avrupada özellikle Rusya ve Rumanya (36 milyon ton), Ortadoğu (yılda ortalama 41 milyon ton) dünyada en çok petrol çıkaran bölgelerdir.
Türkiyede petrol: Türkiyede petrol aramalarına ilk defa 1927 yılında başlanarak bir Petrol ve Altın Arama Dairesi kuruldu. Bu daire sonraları geliştirilerek Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü haline getirildi. Bu petrol buluncaya kadar 50.000.000 lira sarf edilmişti. Ramana daha sonra Garzan eklendi Batmanda bir rafineri tesis edildi.
Bu çalışmaları takiben 7 Mart 1964 te yürürlüğe giren Petrol Kanunu ile yabancı şirketlere memleketimizde petrol arama müsaadesi verildi. Bu şirketler Sanayi Vekâletine bağlı Petrol Dairesi Reisliğimden hususî müsaade alarak faaliyete geçebilirler:
Petrol arama ruhsatnameleri 50.001 hektardan fazla olamaz. Ayrıca bir şirkete aynı bölgede 8 den fazla ruhsatname verilemez. Arama sahası senelik bir kira bedeline tâbidir.
Arama devresinden sonra Petrol Dairesi nden bir de işletme ruhsatnamesi alınmaktadır ki, bunun için ödenecek olan kira daha yüksektir. Ayrıca istihsal olunan petrolün sekizde bir Devlet Hissesi dir. Ancak aramalar için şirketin sarf ettiği para çıkıp şirket kâra geçince bu kârın yüzde ellisi devlete ait olur.
30 Haziran 1960 gününe kadar petrol aramaları için memleketimize ithal edilen sermaye yekûnu 423 milyon liradır. Halen Türkiyede 17 şirketin 250 arama ruhsatnamesi vardır ki bunlar Marmara, Antalya, bölgelerinde olmak üzere Türkiye nin yüzde on dördü üzerinde arama yapmaktadırlar. Türkiyenin petrol tüketimi 1.250.000 ton civarındadır. Raman, Garzan ve Kâhtadaki 40 küsur kuyu bu miktarın ortalama dörtte birini istihsal edebilmektedir. 1962 istihsalimiz Ramandan 180.411, Garzandan 192.478 ve Kâhtadan 10,217 olmak üzere 383.106 ton dur. Şimdi bunlara Türkiyenin malî geleceği için çok şeyler vadeden Bolkarda katılmış bulunuyor.

Kategori: Yeryüzü


Kategoriler

Son Yazılar