Güreş

15 Aralık 2006



İki kişinin, belli kurallara göre, birbirini kavrayarak ve kuvvet sarf ederek, karşısındakinin sırtını yere getirmek için uğraşmalarından ibaret olan spor çeşidi. Oyuncularına pehlivandenir. Türklerin millî sporu güreşte esas, karşı güreşçiyi tutup yere devirmek ve sırtını (iki omzunu) bastırmaktır.
Bugün Türkiyede başlıca üç tip güreş uygulanmaktadır. Serbest güreş , Greko-Romen güreş, Yağlı güreş.
Serbest Güreş – Bu güreşe Türk güreşi kuru güreş de denmektedir. Bu güreşte iki sporcu, bütün vücutları ile güreşe katılırlar. Esas olan karşı güreşçiyi yere düşürüp ,güreş kurallarına göre yenmeyi sağlamaktadır. Türklerin, çok eski devirlerden beri uyguladıkları ve millî spor özelliğinde olan güreş çeşididir. Gerek millî karşılaşmalarda ,gerekse milletlerarası karşılaşmalarda, pehlivanların kilolarına göre sınıflanmalar yapılır (52 kilo, 62 kilo, 73 kilo, 79 kilo-87 kilodan yukarısı (ağırdır).
Serbest güreşte dünya şampiyonluğunu, uzun yıllardan beri Türk Millî Takımı elinde tutmaktadır.
Greko – Romen güreş – Bu güreşe alafranga güreş de denilmektedir. Bu güreşte belden aşağısı oyun sırasında tutulamaz ve ayaklarla bacaklar oyun almak için kullanılamaz. Bu güreşte esas yalnız kol kuvveti ve kolla uygulanacak oyunlarla, karşı pehlivanın sırtını yere getirmektir.Bu güreş özellikle İsveçliler tarafından canlandırılmış ve milletlerarası bir değere ulaştırılmıştır.
Yağlı güreş – Bu güreşte pehlivanlar .güreşe başlamadan önce bütün vücutlarını zeytinyağı ile yağlarlar, serbest güreşte olduğu gibi birbirleriyle güreşirler.
Güreş insanlığın toplu halde yaşamağa başladığı en eski zamandan beri, önem verilen başlıca sporlardan biri olmuştur. Güreş sporcunun, bugünkü anlamda ulaştığı evrimden uzak olmakla beraber, o zamanların güreş sporu, kendine has özellikleri ile dikkati çeken bir spor olagelmiştir. Bu arada, kabile devirlerinde güreşin kazandığı önem dikkatle incelenmeye değer. Bu devirlerde savaş tutuşan iki kabile çoklukla savaş durumuna gelmeden önce ,bu kabilelerden, kuvvetli olanlardan birer kişinin seçilmesinde iki taraf anlaşmaya varır, seçilen iki güreşçinin karşılaşması sonunda sonuca her iki taraf da razı olurdu. Böylece yenen ve yenilen taraflar güreşçilerin karşılıklı görüşmeleri ile meydana çıkmış olurdu.
Güreşin ,kişisel bir spor olmasının yanında toplumsal bir önem kazanmasını gösteren bu durum, özellikle Türklerde kendini daha yakından belli eder. Tarihlerinin başlamasından itibaren Türkler .güreşi .kişisel kahramanlıkları göstermeye elverişli olan en iyi spor olması bakımından, millî bir spor durumuna getirmişler ve öyle sayılmışlardır. Öyle zamanlar olmuştur ki, güreşemeyen bir gencin, toplumda bir değeri var sayılmamıştır.
Bu durum ,gerek Selçuk İmparatorluğu zamanında, gerekse Osmanlı İmparatorluğu zamanında her gün biraz daha artan bir değerle devam etmiştir.
Osmanlığı İmparatorluğu zamanında yetişen bazı güreşçiler dünya çapında bir ün kazanmışlar, bütün dünyanın ünlü güreşçilerini, yıllarca yenilgiye uğratmışlardır.
Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra da, güreş, Türk millî sporu olmak özelliğinden bir şey kaybetmemiştir. Olimpiyatlarda ve çeşitli milletlerarası karşılaşmalarda alınan sonuçlar, bunun en belirli örnekleridir.

Kategori: Spor


Kategoriler

Son Yazılar