'Yönetim Şekilleri' Kategorisindeki Yazılar

Cizye

Eskiden Müslüman memleketlerde oturan Hıristiyanlardan alınan vergi Hıristiyanlar, İslâm ülkelerine vardıklarında, bu ülkeleri yönetenler tarafından, a - Müslümanlığı kabul etmeleri, b - Asker olmaları, c - Cizye vermeleri teklifleriyle karşı karşıya bırakılırlardı. Bu tekliflerden askerliği ve Müslümanlığı kabul etmeyenler için, Müslüman devletin korunmasına girmeleri, dinlerinde, geleneklerinde, günlük yaşayışlarında, sanat ve ticaretlerinde serbest ve bağımsız kalmaları karşılığı olarak cizye denen vergi alınırdı. İkin Halife Ömer zamanın da başlayan bu vergiye göre, en zengin Hıristiyanlardan, yılda bir kere olmak üzere 4 dirhem gümüş, orta hallilerden 24 dirhem gümüş, fakirlerden 12 dirhem gümüş alınırdı. Bu şekil, Osmanlılar tarafından da kabul edilmiştir. Fakat alınan para miktarı, zamanla değişime uğramıştır. 1855 tarihli Islahat Fermanı ile cizye kaldırılmış; bunun yerine, Hıristiyanların askere alınmamalarına karşılık bedel-i askeri adlı bir vergi konmuştur. Cizyenin adı değişmiş şekli olan bu vergi de, 1908 devriminden sonra Hıristiyanlar askere alındıklarından kaldırılmıştır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Cumhuriyet

Devlet Başkanının millet tarafından belirli süreler için seçildiği devlet şekli. Yeryüzünde bulunan çeşitli devletlerin idare biçimleri, türlü şekiller gösterir. Bir kısım ülkelerde bütün idare, tek bir İnsanın elinde toplanmıştır. (mutlakiyet idaresi). Bir kısım ülkelerde de idare, bir kişinin elinde değil küçük bir topluluğun elinde toplanır, (oligarşi). Bir kısım ülkelerde de idare, bir kişinin ya da bir topluluğun elinde değil, o ülkenin sınırları içinde bulunan bütün vatandaşların elidedir. Halkın, halk tarafından, halk için idaresi diye özetlenen bu idare şekli de demokrasi dir. Demokrasi ile idare edilen devletlerde, iki şekil görülür. Meşrutiyet ve Cumhuriyet. Meşrutî demokrasilerde, milletin oyu ile meydana gelmiş bir Millet Meclisi ve bu Meclisin kontrolü altında bulunan bir hükümet ve idare mekanizması olmasına karşılık, devlet başkanlığı, kral tarafından temsil edilmektedir. Kralın yetkileri ve vazifeleri, kısıntılar içindedir ve devleti yönetme yetkisi, Meclisle bu Meclisin kontrolü altında bulunan Bakanlar Kurulunda toplanmıştır.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerdeki öbür şekil de Cumhuriyet tir. Cumhuriyet idaresinde, kesin olarak, bir halk idaresi görülür. Bu idare şeklinde halk, kanun yapmak kudretini doğrudan doğruya kullanabileceği (vasıtasız hükümet) gibi, bu kudreti, bizzat seçtiği bir heyete de verebilir (temsilî hükümet). Her iki şekilde de devletin temsilcisi, belli bir süre için seçilmiş bulunan Cumhurbaşkanı dır. Cumhuriyetlerde yürütme (icra kuvveti) erki, halk tarafından seçilmiş olan başkan ya da diktatör gibi bir şefe bırakılmış ya da bir heyete verilmiş olabilir.
Kuvvetlerin teşkilâtına ve vatandaşların sahip oldukları haklara göre sayısız çeşitlilik gösteren cumhuriyet idaresi, ilkçağlardan beri vardır. Romada olduğu gibi ilk çağlardaki cumhuriyetlerde, halkın çoğunluğunu meydana getiren esirler kitlesine rağmen, hür siyasî entrikalar sonucu, sürgüne gönderilmiş, onüç yıl sürgünde kaldıktan sonra memleketine dönmüş, ömrünün geri kalan kısmını eserleri ile uğraşmakla geçirmiştir.
Çinlilerin en eski filozoflarından biri olan Confucius, denebilir ki, dinlerin kurucuları olan peygamberler kadar, geniş halk kitlelerinin duygu ve hareketlerine etki yapmış nadir filozoflardandır. Aradan 2500 yıl geçmesine rağmen, fikirleri, geniş Çin halk kitleleri tarafından halâ benimsenmektedir. Devleti idare edenlerin, halkın ahlâkını düzeltmek zorunda olduklarına ve bu sebeple kendilerinin örnek kişiler olmaları gerekçesine inanan Conficus denebilir ki, Çin milletlerinin teşekkülünde ve kuvvetlenmesinde büyük etkisi olmuş bir filozof ve ahlakçıdır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Aristokrasi

Sınıf farkı güden memleketlerde, soylu sayılan sınıfın idaresi. Yunanca bir kelime olan Aristokrasi (Aristocratie), en iyinin saltanatı anlamına gelir. Türlü zamanlarda, birçok bilginler tarafından çeşitli tarifleri yapılmıştır.
Yunan felsefesinde aristokrasi, hükümetin, insan olgunluğu ülküsüne en çok yaklaşan kimseler tarafından idare edilmesi, kafaca ve ahlâkça üstün olanların saltanatı demektir. Bir doktor nasıl hastalarının iyiliği için çalışırsa, aristokratlar da, idare ettikleri toplumun yararları için çalışırlar.
Aristokrasi; içine kolay girilemeyen kapalı bir müessesedir. Yabancıların içine girmesine izin verildikçe, asıl bünyesinin yapısını yavaş yavaş kaybetmeye başlar. Zamanla, bu zümrenin bütün politik haklarında bir kaybolma görülüyor.
Eski Romadaki ve Fransadaki aristokrasi, bu sebeplerle ortadan kalkmıştır.
Aristokrasi, ilkel monarşiden başlayarak yavaş yavaş gelişmiş ve Orta Çağ ile Yakınçağlarda, kralların çevresindeki asilzadeler sınıfı ile son gelişmesine ulaşmıştır. Bugün, aristokrasi idaresinin, bir devlete uzun zaman hâkim olmasına imkân olamaz. Bu bakımdan bu kelime, bugün, siyasî bir anlam taşımaktan çok, sosyal bir anlam kazanmıştır ve asaletin ifade edilmesi için kullanılır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Absolutizm

Mutlak hükümet idaresi prensibine verilen ad. Halkın devlet idaresinde ne temsil etmek hakkı, ne oy vermek, ne de başka bir hakkı vardır.
Aralarında farklar olmakla beraber, mutlakiyet idarelerini, Ortaçağ Avrupasın da ve bugünün diktatörlükle yönetilen ülkelerinde görmekteyiz.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Sonraki


Kategoriler

Aylara Göre


Destekliyoruz arkadaş - arkadaş - partner - partner - partner - wordpress temaları - çocuk oyunları - ben10 oyunları - jinekolog - kadın dogum doktoru - kadın doğum uzmanı - curcuna.com - seo -