'Teşkilatlar' Kategorisindeki Yazılar

Yeniçeriler

Yeniçeri teşkilâtı Sultan Orhan zamanında kuruldu. Bu teşkilâta ilkin yaya adı verildi ve savaş zamanında bir akça gündelikle askere alınırdı. Savaş için teşkilâtlanan ve savaş bitince yurtlarına bırakılan askerlerden yeter fayda elde edilemeyince Çandarlı Halil Paşa yeni bir akerî teşkilât projesi hazırlamış, böylece Yeniçeri Ordusu da doğmuştur.Yeniçeriler, bir Ocakkabul edilmiş. Ocak ortalara, ortalar da zaman zaman Odalara bölünmüştü. Ortalar zaman zaman 100, 400 bazen 3000 e kadar yükselmiştir. Ortalar ilk zamanlarda bir bölük, sonra tabur, daha sonra alay seviyesine yükseltilmiştir.
Nitekim ilk kuruluşta 1000 kişilik bir mevcutla kurulan Yeniçerilik 1520 de 12.000 1595 de 45.000 e yükselmiş, 1789 da 110.000, 1808 de 140.000 kişiyi bulmuştur.
Ocağa alınan çocukların meydana getirdiği birliğe (Acemioğlan) adı verilmiştir. 20 yaşına basınca ocağa verilir, yeniçeri olurlardı. Yeniçeriler, yaya sınıfı teşkil eden askerlerdi.
İmparatorluk devrinde Ordu başlıca şu sınıflardan ve kısımlardan teşekkül etmekte idi.
1. Kapıkulu
2. Yerlikulu
3. Ordu esnafı
Kapıkulu: Askerliği meslek edinmiş,, gündelikli devşirmelerden olan askerlerdir. Yerlikulu: Savaş sırasında çağrılan erlerden kurulurdu. Ordu esnafı: Sermaye ve sanatlarını, ordu ihtiyaçlarına tahsis eden ve ordu ile savaşa katılanlardan meydana gelirdi.
Kapıkulu ise, yaya, atlı (Sipahi), Deniz (Tersane) askerlerinden meydana gelir.
Yeniçeri teşkilâtını yönetenler şunlardı:
Yeniçeri Ağası: Teşkilâtın en büyük komutanı idi. Ocaktan yetişerek liyakat gösterenler bu makama yükselebilirlerdi. Yeniçeri isyanları XVI. yüzyıl başlarında başlayınca, bu usul bırakılarak sarayın gözünün tuttukları bu mevkie getirildi. Ağalık Sarayı Süleymaniyede idi. Buraya bunun için Ağa kapısı adı verilmiştir. Ocak işlerini görmek üzere bir Divan toplanırdı ki buna (Aga Divanı) adı verilirdi. Ağalar terfi edince Beylerbeyi veya Kaptanpaşa olurlardı. Vezir makamından Kâhya beyliğine yükselinirdi.
Sekbanbaşı Ağa: Ocaktan ve erlikten yetişirlerdi. Sekban ocakları bu ağaya bağlı idi. Yeniçeri ağası sefere gidince istanbulun emniyetinden sorumlu olurve ona vekâlet ederdi.
Kul Kethüdası: Ağanın muavini idi. Kurmay başkanı vazifesinden sorumlu İdi.
Zağarcı Başı Ağa: 64 üncü Ortanın kumandanı idi. Bu orta Padişahla ava gittiğinden ağasına bu isim verilmişti. Samsuncu Başı: 71 inci ortanın bağı idi. İri av köpeklerine bakan ayı ve vahşi hayvan avında işe yarayan bu hizmetin ağası idi.
Turnacı Başı: 68 inci ortanın komutanı idi. Bu orta ,devşirme hizmetinde kullanılırlardı.
Haseki Ağa: 14, 49, 66, 67 inci Ortaların başları idi. Selâmlık merasimlerinde vazife alırlar, padişahın sağ ve solunda yürürlerdi.
Başçavuş Ağa: Beşinci bölük ortasının komutanı ve bütün ocağın idare âmiri idi. Kethüda Beyden sonra gelen bir payeye sahipti.
Muzhir Ağa: Sadrazamın maiyeti olan bölük ortasının kumandanına verilen addı. Vezirin divan hizmetinde memurdu.
Kethüdayeri Ağa: Herhangi bir ortanın kumandanı bu vazifeye verilebilirdi Muhzirden sonra gelen bir rütbe ve makamdı.
Yayabaşı Ağa: Orta kumandanlarının en kıdemlisi idi ve ocak demirbaş eşyasından sorumlu idi.
Bölukbaşı Ağa: Bölük ortalarının en kıdemli komutanı idiler.
Solakbaşı Ağalar: 60, 61, 62, 63 üncü Cemaat ortalarının komutanları İdiler.
Ocak İmamı: Ağa kapısında namaz kıldırırdı.
Yeniçeri efendisi : Ocağın kayıt ve künye işleriyle uğraşırlardı.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Sendika

Aynı ya da benzer meslek sahibi kimselerin, meslekleri ile ilgili menfaatlerinin korunması amacıyla meydana getirdikleri derneklere verilen ad. Sendikalar, genel olarak a - İşçi Sendikacılığı b - İşveren sendikacılığı olmak üzere ikiye ayrılır.
İşçi sendikaları, çeşitli sanat kollarında çalışan işçilerin meslekleri ile ilgili menfaatlerini korudukları gibi, üyelerine kara günlerinde çeşitli yardımlarda bulunmayı amaç edinmiş kuruluşlardır. Bundan başka sendikalar, mesken yapımında, üyelerinin mesleklerinde ilerlemeleri için çeşitli kurslar ve okuma; yerleri açmakta, üyeleri ile ilgili çeşitli meslek dâvalarını takip etmekte, işsiz üyelerine iş bulmakta yardımcı olurlar.
İşveren sendikaları, aynı meslekte çalışan işverenlerin, çeşitli menfaatlerini korumak amacıyla kurulmuş olan derneklerdir. Bunlar, istihsalin ve istihsal teknik şartlarının düzenlenmesi, ticaretin gelişmesi ile ilgili çeşitli işlerin yapılması, gümrük ve malların ulaştırma işinin düzenlenmesi, gerek işçilerle gerekse devletle olan çeşitli ilişiklerin takip edilmesini amaç olarak almışlardır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Milletler cemiyeti

1920 de kurulmuş milletlerarası bir teşkilât. Versailles antlaşmasına imza koyan 26 devlet, bu teşekkülün asıl kurucularıdır. 1945 yılında Birleşmiş Milletler Teşkilâtının kurulması üzerine son bulmuştur.
Milletler Cemiyeti, üye devletleri birbirlerinin istiklâllerine sayı göstermesini; birbirlerinin bağımsızlık ve egemenlik bölgelerine saldırmamalarını çıkaçak anlaşmazlıkların zor yoluyla çözülmemesini amaç olarak almıştı.
Milletler Cemiyeti, önemi büyük olmayan bazı meselelerde rol oynamış fakat üye devletlerin bu teşekküle gereken önemi vermemesinden dolayı kendisinden beklenen vazifeyi yapamamıştır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Mafia

İtalyanın Güneyinde, Sicilya adasında kurulmuş bir gizli teşkilât. İlkin, XIX. yüzyılda, Fransız ordularına karşı bir halk savunma hareketi olarak kurulmuş; Fransızların İtalyadan çıkmalarından sonra, bir haraç ve baskı çetesi haline gelmiştir.
Mussolini zamanında bu teşkilât, İtalyada çalışamaz olmuş, bu sebeple üyeler, Amerikada çalışmaya başlamışlardır. Bugün de, bütün dünyaya yaygın bir gizli teşkilât olarak, kanun dışı işler görmektedir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Nato

Avrupa devletleri arasında kurulmuş bir teşkilât. Kuzey Atlantik Antlaşması Organizasyonu ifadesinin karşılığı olan İngilizce kelimelerin ilk harflerinden meydana gelmiştir.
1949 yılında askeri ve siyasi bir antlaşma olarak Belçika, Kanada, Danimarka, Amerika Birleşik Devletleri, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Norveç, Kolanda ve Portekiz arasında imzalanmış, 1952 yılında bu teşkilâta Türkiye ve Yunanistan, 1955 yılında Batı Almanya üye olarak kabul edilmiştir.NATO, Batı Avrupa ülkelerinin en önemli ve en kudretli siyasi ve askerî bir teşkilâtıdır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Nizam- ı cedid

Osmanlı padişahlarından Selim III. zamanında, Yeniçeri ocağından ayrı olarak meydana getirilen askerî teşkilât. Avrupadaki askerî öğretim gereğince yetiştirilecek erlerden kurulmak istenen bu ordu. İlkin Yeniçerilere bağlı bir sınıf olarak meydana getirilmiş, Akkâda Napoleona karşı yapılan savaşlarda başarı kazanmıştır. Fakat, bu yeni askerî teşkilâtın, kendi rahatlarını bozacağını anlayan Yeniçerilerin 1807 yılında ayaklanarak Selim III. ü tahttan indirmeleri üzerine son bulmuştur.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Lonca

Eskiden, Osmanlı împaratorluğun da aynı konuda çalışan esnafın kurduğu birliğe verilen ad. Lonca teşkilâtı, Anadoluda XIII. yüzyıldan itibaren kurulmağa başlamıştır. Bugünkü anlamıyla, istihsal kooperatiflerine benzeyen loncalar, malın kalitesini daima yüksek tutmak, standart istihsali sağlamak kalifiye işçi yetiştirmek, malın değerlendirilmesini sağlamak, iş sahiplerine sermaye yardımında bulunmak gibi işler görürlerdi.
Loncalar,eski ve ihtiyarlar tarafından yönetilir, lonca başkanlarına da şeyh adı verilirdi.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Jandarma

Bir ülke içinde meydana getirilen, her bakımdan ordunun kuruluşunu andıran silâhlı ve maaşlı bir kuvvet ve bu teşkilâttan olan kimseye verilen ad. Kelimenin aslı Fransızca Gendarme kelimesinden gelmedir ve ilk jandarma teşkilâtı da Fransada kurulmuştur. Jandarmanın asıl görevi, şehirler dışında asayiş ve inzibatî sağlamaktır. Her bakımdan ordunun kuruluşunu andıran bir teşkilât olan jandarmada,
ordudaki gibi, er, astsubay ve subay kadroları vardır.
Erler, askerlik çağı gelenler arasından alınır. Erler, ayda belirli bir ücret alırlar. Subay, ve astsubaylar ordudaki subay ve astsubaylar gibi terfi ederler.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

İzcilik

Genç kız ve erkeklerin şeref ve kudretine dayanan bir terbiye veren gençlik kurullarına verilen ad. İlkin, 1910 yılında İngiliz generali Baden Powel tarafından kurulmuştur.
Okul çağındaki kız ve erkeklerin bünyelerini ve karakterlerini işletip düzenlemek üzere kurulan bu teşkilât, İngiltere den Fransaya, oradan da bütün dünyaya yayılmıştır. Bu gün hemen bütün dünya okullarında bu çeşitli şekiller, önemli çalışmalarda bulunmaktadırlar. Özellikle büyük tatil aylarında toplu olarak kız ve erkek öğrencilerin, bir kamp hayatı yaşayarak bünyelerini ve karakterlerini sağlamlaştırmalarını hedef olarak almaktadır.
Türkiyede de 1915 yılında izcilik kurulmuştur. Fakat, hâlâ belli tören günlerinde geçit resimlerine katılmaları dışında bir çalışmada bulunulmamaktadır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Farmasonluk

Dünyanın her tarafına yayılmış, az çok gizli bir özelliği ve kendine mahsus sırları olan milletlerarası bir derneğin adı. Kısaltılmış şekli ile Masonluk adı ile de bilinir. Bu derneğin, din ve milliyet farkı gözetmeksizin, insanlar arasında anlaşmak, sevişmek amacı güttüğü söylenir. Ancak, insanları, din ve milliyet farklarının sebep olduğu çeşitli anlaşmazlıklardan kurtaracağı, milletlerarası çarpışmaları önleyebileceği düşünülmüş olan bu derneğin, iki büyük dünya savaşı sırasında faydalı bir hizmet gördüğünü gösteren deliller yoktur. Masonlar arasındaki yardımlaşmaların, ancak bazı politika amaçlarına bir vasıta olarak kullanıldığı sanılmaktadır.
Kardeşçe yaşamak prensiplerini güden teşekküller arasında dünyada en fazla yayılma alanı bulan masonluk, 1717 yılında, St. Raptist gününde Londrada, esasen faaliyette bulunan dört ya da daha fazla localar birliğinin Büyük Locayı kurması ile başlar.Bununla beraber, Farmasonluğun ilk kuruluşu hakkında çeşitli söylentiler vardır. Bir kısmı tarihçilere göre Farmasonluk, Süleyman Peygamber tarafından kurulmuştur. Bazıları ise, Nuh Peygamberin gemisini yaptırdığı kimseler tarafından kurulduğunu söylerler.
Farmasonların, birbirlerine kardeş diye hitap ettikleri ve aralarında sıkı bir bağlılığın bulunduğu söylenir. Toplandıkları yere loca ve atölye toplantı salonuna mabet, başkana muhterem ya da üstat, bir locadaki en yüksek farmasona üstat-ı âzam gibi adlar verilir.Farmason olacaklar için bir hayli esrarengiz merasim ve yemin törenleri vardır. Farmason olanlar, zaman ve tecrübe ile kazandıkları birçok derecelere ayrılırlar.
Cumhuriyetin ilânından sonra, bütün dernekler ve mezhebi teşekküller gibi Farmasonluğa da memleketimizde son verilmişse de, son yıllarda yeniden faaliyetine izin verilmiştir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný