'Teknik' Kategorisindeki Yazılar
X ışınları aracılığı ile ve röntgen aletinde resim alma işi. Bir cisim X ışınları ile aydınlatıldığı vakit, X ışınlarını en çok soğuran kısımlar gölge meydana getirirler. Bu gölgeler ya flüorışıl bir ekran üzerinde görülürler (radyoskopi) ya da bir fotoğraf plağı üzerine alınabilirler. Bu durum, radyografiyi meydana getirir. Gerek radyoskopi, gerekse radyografi, kemik kırıklarını (kemik X ışınları için saydamsız gibidir), çeşitli organ afetlerini (ciğer, mide, böbrek) göstermek için tıpta kullanılır.
15 Aralık 2006
Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok uzaklara ulaştırılan âlet. Radyoya ses dalgalarını elektrik dalgaları haline çevirir; ya da elektrik dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline koyar. Bu bakımdan, a - verici radyo, b - alıcı radyo olmak üzere iki çeşit makineden meydana gelmiştir.
Radyo vericilerinde sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımlar kullanılır. Ses ve söz titreşimlerinin genlik ve frekansları çok karışık bir şekilde değiştiğinden bunları kesikli elektromagnetik dalgalarla iletmek mümkün değildir. Radyo yayımlarında kullanılan sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımların verdiği elektromagnetik dalgalar ses titreşimleri için taşıyıcı dalga vazifesini görürler. Bu taşıyıcı dalga, verici radyo istasyonunda mikrofon vasıtasıyla değişime uğrar. Bunun için önemsiz titreşimli akım devresine eden bir mikrofon karşısında ses meydana gelir. Ses titreşimlerine uyarak değişen mikrofon akımı, sönümsüz yüksek frekanslı titreşimli akımın sabitgenliğini değiştirir. Radyo alıcıma antenine gelmiş olan değişime uğramış elektromagnetik dalgalar, alicinin devresinde yüksek frekanslı titreşimli akım meydana getirir. Bu akım dedektör aracıyla bir yönlü akım haline geçer. Yayımlanan ses titreşimlerine göre değişen bu akım, kulaklığın levhasını titreştirir. Bu titreşimlerin genlikleri radyo alıcısının kulağımdan akım genel olarak çok zayıf olduğundan, bu akımı şiddetlendirmek için kulaklık yerine radyo alıcılarında hoparlör kullanılır.
Bugünkü radyo alıcıları, radyo yayınlarını yapan istasyonların dinlenmesi için gerekli bütün elemaları oldukça küçük bir hacim içinde toplamışlardır.
15 Aralık 2006
Birbiri peşi sıra verilen kısa radyo dalgalarının, herhangi bir cisme çarpınca, ses dalgaları gibi yansıyıp geri dönmesi prensibine dayanarak yapılmış bir tespit âleti. İngilizcede, radyo ile meydana çıkarma ve yerini tespit etme anlamına gelen Radio detection and rangirg kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kelimedir. Kelime olarak sözlük anlamı yoktur. 1935 yılında İngiliz bilgini Robert Watson - Watt tarafından ilk defa uygulanmış 1939 yılından itibaren İngiliz hava kuvvetlerinde, daha sonraki yıllarda da bütün dünyada deniz ve hava yolları araçlarında kullanılmağa başlanmıştır.
Radar âletlerinden bir verici ve bir de alıcı bulunur. Radar alıcısı bir anten ve bir ekrandan meydana gelmiştir. Bu alıcı, kısa dalgayı ışık dalgası haline getiren bir düzenek de vardır.
Radar vericisi, kısa dalgaları gönderdikten sonra, bu dalgalar, çarptıkları herhangi bir cisimden geri dönünce, alıcı anten tarafından toplanır. Bu dalgalar ışık dalgası haline çevrilerek ekrana yansıtırlar. Böylece, kısa dalgaları yansıtan cisimler, bu ekranda belirmiş olurlar.
Radar deniz ve hava araçları için, gidiş yollarındaki cisimleri meydana çıkaran ve yerini tespit eden önemli bir âlettir.
15 Aralık 2006
Vergi,resim ve harç gibi bazı devlet gelirlerini toplama ve kontrol edilmelerini kolaylaştırmak için meydana getirilen küçük ve güzel kıymetli kâğıtlar. Pullar, resmî evraklara, her çeşit posta paketlerine yaptırılır ve usulüne göre iptal edilmek suretiyle kullanılır. Bir tarafları zamklı, öbür tarafları çeşitli şekil ve resimlerle süslüdür. Kenarları tırtıklıdır.
Damga pulları, posta pulları ve harç pulları olmak üzere üç çeşit pul vardır.
Damga pulları, hemen bütün devlet işletmelerinde, çeşitli özel münasebetlerde düzenlenen muamelelerde, özel kanunlarda kayıtlı şartlar içinde kullanılan pullardır.
Harç pulları, mahkemelerde ve noterlerdeki muameleler dolayısıyla kullanılan kıymetli evraklardır.
Posta pulları, çeşitli posta işletmelerinde, mektuplar, posta kolileri, kartpostallarda kullanılan pullardır. Bu pullar, çeşitli milli sembolleri, tarihî şahsiyetleri çeşitli olayları taşıyan resim ve şekillerle süslüdür.
15 Aralık 2006
Yön bulmak için kullanılan bir âlet. Mıknatıslı bir çelik parçası, ortasından bir sivri uç üzerine konursa, bu çelik parçasının iki ucu kuzey ve güney kutuplarını gösterir. Pusula, düz olarak tutulduğunda, sivri boyalı ucu, daima kuzeyi gösterir. Böylece yönlerin bulunması pusula kullanmakla daima mümkün olur.
Pusula, karada, havada, denizde yön bulmak için kullanılır. Bin yıl kadar önce, Çinliler tarafından bulunduğu söylenir. Fakat, Orta Çağ ın sonunda, Avrupalı denizciler tarafından, gemilerde uygulanmağa başlamış, bu sebeple de büyük keşiflerin başlamasına, yeni yeni yerlerin keşfedilmesine başlıca sebep olmuştur.
15 Aralık 2006
Resimleri duvar gibi bir yüzey üzerine aksettirmek için kullanılan bir makine. İstenilen resim, makinenin özel yerine konur, oradan bir ayna ile ve mercek yardımıyla resmin büyümüşü dışarıya, bir ekran üzerine aksettirilir
15 Aralık 2006
Genel olarak ısıya ,ateşe ve havaya dayanıklı baskıda ezilmeyen ,aldığı şekli devam ettiren ,istenildiğinde yumuşak olarak yapılabilen maddelere verilen ad. İlkin 1855 yılında Alexander Pankes (1813.1890) adlı bir İngiliz kimyacısı tarafından araştırılmıştır. Bu tarihten sonra pek çok plâstik madde yapılmıştır. Bugün plâstik maddeler büyük bir sanayi halinde gelişmiş en çok kullanılan maddeler haline gelmiştir. Otomobillerin ,uçakların çeşitli bölümleri camlar çeşitli eşyalar gömlekler çoraplar birçok eşyalar (çeşitli ev eşyaları ambalajları v.b.) Plâstiklerden yapılmaktadır. Plâstiklerin ilkel maddeleri karbon ,azot ,oksijen ve hidrojendir.Bakalit glatit üre reçinesi; vinil bileşikleri ,naylon ,orlon en çok kullanılmakta olan plâstiklerdir.
15 Aralık 2006
Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisi haline getiren âletlere verilen ad. Genel olarak yapılışı, bir asit eriyiği içine (sülfürik asit) batırılan iki maden levhadan (çinko ve bakır) birinin (çinko) eriyikle kimyasal bir reaksiyona girmesi sonucu elektron akımının meydana gelmesidir. Bu olayda, iki maden levhanın, bir iletkenle birbirine birleştirilmesi sonucu elektrik akımı meydana gelir. İlk pil, 1800 yılında Volta tarafından icat edilmiştir.
Kullanılan eriyik ve levhalarının değişik olmasına göre çeşitli piller yapılmıştır (Volta pili, Leclanche pili gibi).
Fakat ,bir eriyik içindeki bu piller, devamlı akım veremediklerinden (bu olay
kimyasal reaksiyon sonunda pozitif elektrodun üzerinin hidrojen iyonları ile kaplanması sonucu, elektrot Özelliğini kaybetmesi ile olur) bunların yerine kuru piller kullanılmaktadır. Bunlar bir çeşit Leclanche pilidir. Pilin negatif kutbunu meydana getiren bir çinko kutu içinde pozitif kutup bir grafit çubuktan yapılmıştır, bu grafit çubuk mangandioksitten yapılı bir torbanın içine konmuştur. Eriyik de nişadırlı sudur.
Kuru piller, zil, telefon, telgraf, radyo elektrik feneri gibi elektrik âletlerini işletmekte kullanılır.
15 Aralık 2006
Denizaltı gemilerinde, suyun üstüne çıkarılarak dışarıyı gözlemeye yarayan bir alet. Denizaltında yüzen gemiler denizin yüzüne çıkmadan deniz üstünde bulunan şeyleri görmek zorundadır. Buna da ancak bir cins dürbün olan periskopla sağlarlar. Periskopun objektifi deniz üzerine çıkarılır, aküleri de geminin içinde bulunur. Deniz üstünde bulunan cisimleri izlemek isteyen gemi kaptanları, periskopu istedikleri gibi ayarlayabilmek imkânına sahiptirler.
15 Aralık 2006
Binaları yıldırımdan korumak için yapılan araçlar. Paratoner, sivri ucu paslanmasın diye altın ya da platinden yapılan bir demir çubuktur. Bu çubuk, binaların en yüksek yerlerine yerleştirilir, çubuğa bağlı bir tel de toprağa yerleştirilir. Şimşekli havalarda yer ile bulutlar arasında bir akım meydana geleceği zaman, (yıldırım) yüksek ve sivri uçlu olan paratoner, bu akımı kendine çeker ve düşen yıldırımı, binaya ve çevreye bir zarar vermeden toprağa verir.
15 Aralık 2006
Sonraki
Önceki