'Tarih' Kategorisindeki Yazılar

Viyana kongresi

Napoleon Bonaparteın yenilgisinden sonra, Avrupaya yeni bir düzen vermek için Viyana şehrinde 1815 yılında yapılan kongre. Napoleonu yenen müttefikler, Avrupa devletleri arasında Viyanada büyük bir kongre toplamışlar ve Fransadan alınan yerlerin bölünmesi, Avrupaya verilecek yeni düzen konusunda anlaşmaya varmışlardır. Çok çetin tartışmalardan sonra 7 Haziran 1815 te antlaşma imza edilmiştir. Kongrede alınan kararlardan başlıcaları şunlardır:
1 – Fransa, 1789 yılındaki sınırlarına çekilecek, 2 – İngiltere, Malta, Seylân, Kap gibi yerleri alacak, 3 – Prusyaya yeni topraklar verilecek ,4 – Avusturyaya Almanyadan, İtalyadan bazı topraklar verilecek, 5 – Rusyaya, Polonyadan, İsveç ve Finlandiyadan bazı topraklar verilecek, 6 – Norveç İsveç e bağlanacak. Bu kongre kararlarından büyük devletler memnun olmuşlar fakat küçük devletler büyük zararlara uğramışlardır. Bu alınan kararlar, 1830 ve 1848 yıllarında çıkan ayaklanmalarla bazı değişikliklere uğramıştır.

15 Aralık 2006

Saruhanoğulları

Anadolu Selçuk devletinin dağılmasından sonra Batı Anadoluda kurulmuş olan beyliklerden biri. Saruhanoğulları beyliği, 1313 yılında, Manisa ile öbür Lidya şehirlerini alan, Saruhan Bey tarafından kurulmuştur. Beylik, Manisa merkez olmak üzere Menemen, Gördes, Demirci, Nif, Turgutlu kasabalarını kaplıyordu. Osmanlılar tarafından 1390 yılında Yıldırım Bayezit zamanında ortadan kaldırılmış, ancak Ankara Savaşından sonra Saruhan beyi Hızırşah tarafından yeniden yöneltilmeğe başlanmıştır. Hızırşahın Çelebi Mehmet tarafından yakalanarak öldürülmesi üzerine Saruhanoğulları beyliği, tarih sahnesinden tamamen çekilmiştir.

15 Aralık 2006

Uhud savaşı

Peygamber Muhammedin Mekkelilerle yaptığı ikinci savaşa verilen ad. Kureyşliler, Bedir Savaşının öcünü almak için, Medinede bulunan Peygamber Muhammedin üzerine yürümeğe karar vermişler ve 3.000 kişilik kuvvetle Medine üzerine yürümüşlerdir. Bir savaş için hazırlıklarını tam yapmamış olan Muhammed, Mekkelileri, şehir içinden çıkmadan beklemiş onların Mekke çevresindeki ovada yerleşmelerine göz yummuştur. Fakat, savaşı Medine içinde kabul etmek istemeyen bazı Medinelilerln ısrarı üzerine, 1.000 kişilik bir kuvvetle şehrin dışına çıkmış ve Uhud dağını arkasına alarak, Mekkelilerle savaşa tutuşmuştur. Pek az sayıda bir kuvvetle bu savaş başlamış olmasına rağmen, Müslüman kuvvetleri ilk önceleri başarı kazanmışlar, fakat sonraları, Kureyşlilerin fazla kuvveti karşısında, geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Böylece ,bu savaş Kureyşlilerin zaferi ile son bulmuştur.
Fakat, Peygamber Muhammed, çok geçmeden, Kureyşlilerden bu savaşın intikamını almış ve Mekke şehrinin de Müslümanlar safına katılmasını sağlamıştır.

15 Aralık 2006

Viyana kuşatması

Viyana şehri, Osmanlılar tarafından tarihte iki defa kuşatılmıştır:
Birinci Viyana kuşatması: Osmanlı imparatorluğuna bağlı bir krallık durumunda olan Macar tahtına, Bohemya kralı ve Avusturya arşidükünün sahip çıkmak istemesi üzerine, Macar kralı Zapolya, Osmanlı imparatorluğundan yardım İstemiştir. Bunun üzerine, Kanunî Sultan Süleyman, 300,000 kişilik bir kuvvetle 17 Haziran 1527 de Belgrada gelmiş, burada beş hafta kadar konakladıktan sonra, Macaristan – Avusturya sınırını geçerek, Viyana önlerinde karargâhını kurmuştur. Osmanlı ordusu 24 – 27 Eylül günlerinde Viyana önlerinde toplanmış ve böylece Viyana kuşatılması başlamıştır. Fakat, gün geçtikçe havaların soğumağa başlaması, Viyana kalesini yıkmağa yarayacak ağır topların Belgradda bırakılmış olması, yapılan çeşitli hücumlara rağmen ,bu kuşatılmadan bir sonuç alınmamasına sebep olmuş, kışın şiddetlenmeye başlaması üzerine de, Kanunînin 26 Ekim 1527 de karargâhını kaldırması üzerine son bulmuştur.
İkinci Viyana kuşatması: Almanya imparatorluğu ile Macaristan krallığı ve onun müttefiki olan Transilvanya arasında birkaç yıldan beri devam etmekte olan savaş üzerine, Macar krallığı ve Transilvanya krallığı, Osmanlı imparatorluğundan yardım istemişlerdir. Osmanlı Sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, on yıldan beri devam eden bu savaşın Avusturyayı yıprattığına kanaat getirerek Ocak 1663 te Avusturyaya savaş açmış ve büyük bir kuvvetle yola çıkmıştır. 3 Mayıs 1683 te Belgrada gelen Osmanlı ordusu, burada fazla kalmamış .Mehmet IV. ün savaşa katılmaması üzerine başkomutanlık vazifesini üzerine alan Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın komutasında Avusturya sınırlarına ulaşmıştır. Macarların, Ulahların, Kırımlıların da katılmasıyla 170.000 kişilik büyük bir ordu haline gelen Osmanlı ordusu, 14 Temmuz 1683 te Viyanayı kuşatmaya başlamıştır. Fakat, Birinci Viyana kuşatılmasındaki hatalar yeniden tekrar edilmiş, ordu ağır toplardan mahrum bırakılmış, fena bir mevsim seçilmiş, kuşatılma için belirli bir plân yapılmamıştı. Bir sonuç alınmadan kuşatılmanın uzaması üzerine Avusturyaya yardımcı olan kuvvetler, Viyana önlerine gelmeğe başlamışlardır. Bu müttefik kuvvetleriyle savaşa tutuşan Osmanlı ordusu, savaşın fena idaresi yüzünden başarı kazanamamış ve Viyana kuşatılmasından vazgeçilerek geri dönülmüştür. Bir yenilgi halinde 16 Ekimde Belgrada gelinmiş, Kara Mustafa Paşa, Mehmet IV. tarafından idam edilmiştir. İkinci Viyana kuşatması, Osmanlı imparatorluğunun Avrupadan son ilerleme deneyidir. Bundan sonra Osmanlı imparatorluğu için gerileme devri başlamıştır.

15 Aralık 2006

Selçuklular

Orta Asyada bulunan Oğuz Türklerinin,Orta Asyadaki büyük kuraklık sonucu Batıya doğru göç etmelerinden sonra, Hazar Denizinin güneyinde yerleşerek komutanları Selçukun yönetiminde meydana getirdikleri Türk topluluğuna verilen ad. Selçuklular, Maveraünnehirden Basra körfezine, Suriye, Yemen, Türkistan ve Anadoluya kadar çok yaygın bir alanda egemen olmuşlardır. Meydana getirdikleri devletler ve imparatorluklar,zamanlarında, kuvvetli devletlerden olmuştur. Uygarlık alanında da, İslam-Türk sanatının çok değerli eserlerini meydana getirmişlerdir.
Selçukluların, komutanları Selçuk tarafından kurulan en büyük devlet. Büyük Selçuk İmparatorluğudur.

15 Aralık 2006

Uşi antlaşması

Trablusgarp savaşı sonunda Osmanlılarla İtalyanlar arasında 1912 yılında yapılan antlaşma. İsviçrenin Lozan şehrinin iskelesi olan Uşide imza edildiği için bu adla anılmaktadır. İtalyanların Trablusgarpa saldırıda bulunmaları üzerine başlayan Osmanlı İtalyan Savaşı Osmanlı Devletine Balkan devletlerinin de saldırıda bulunmaları üzerine Osmanlılar İtalyanlarla barış yapmak zorunda kalmışlardır. Bu antlaşmanın en önemli maddelerinden birine göre, Trablusgarp ve Bingazi, İtalyanlara bırakılmaktadır.

15 Aralık 2006

Yalta konferansı

İkinci Dünya Savaşının sonuna doğru, Roosevelt, Churohill ve Stalin arasında, Kırımda bir sayfiye bölgesi olan Yaltada, 4 – ll Şubat 1945 tarihleri arasında yapılan konferansa verilen ad. Bu konferansta, yenilmek üzere olan Almanya konusunda bazı anlaşmalara varılmıştır. Bu anlaşmalara göre, Almanyanın teslimi kayıtsız şartsız olacak her üç devlet ,ayrı bir işgal bölgesinde askerî idare kuracaklar, işbirliği halinde idareyi bir merkez kontrol komisyonu sağlayacaktı. Bunlardan başka, Alman halkından Nazi eğilimleri silinecek, Alman askerî endüstrisi kontrol altında tutulacak, ayrıca kurulacak milletlerarası bir kurulla, barışın devamlı olması sağlanacaktı.

15 Aralık 2006

Sevr antlaşması

Birinci Dünya Savaşı sonunda, Osmanlı İmparatorluğu ile Müttefik Devletler arasında, 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanmış olan şartları çok ağır antlaşma. Müttefik Devletler Osmanlı İmparatorluğu ile yapılacak barışın ana hatlarını 24 Nisan 1920 tarihinde San Remoda tespit etmiştir. 11 Mayısta da, Osmanlı Hükümeti tarafından incelenmesi için, Osmanlı heyetine vermişlerdir. Bu şartlara heyet ilkin itiraz etmek istemiş, fakat padişah Vahdettinin başkanlığında toplanan heyet tarafından, bu şartlar (Rıza Paşanın dışında) herkes tarafından kabul edilmiştir. Bunun üzerine, Bağdatlı Halil Paşa, Rıza Tevfik, Bern elçisi Reşat Halisten kurulu bir heyet, bir Fransız savaş gemisi ile Fransaya gitmiş ve Pariste Sevr mahallesinde antlaşmayı imza etmiştir (10 Ağustos 1920). Osmanlı İmparatorluğunun sonu olan fakat Mustafa Kemal Paşanın önderliği altında zaferle sonuçlanan Millî Mücadele hareketi üzerine yürürlüğe giremeyen Sevr antlaşmasının başlıca hükümleri şunlardır :İstanbul, Osmanlı Devletinin merkezi olarak kalıyordu. Fakat Osmanlı devleti azınlıkların haklarını gözetmezse, İstanbul Türklerin elinden alınacaktı.
Boğazlar, savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve Boğazlar Komisyonu adını taşıyan bir komisyon idaresinde bulunacaktı. Merkezi İstanbul olan bu komisyonun ayrı bütçesi ve ayrı bayrağı olacaktı. İstanbulda çalışacak bir komisyon Doğu Anadolu Türk illerini Kürdistan adı altında teşkilâtlandırmak için bir muhtariyet idaresi projesi düzenleyecekti.
Doğu Anadolu illerinin bir bölümünde bağımsız bir Ermenistan kurulacak, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır Birleşik Amerika Devletleri Cumhurbaşkanı Wilsonun hakemliğine bırakılacaktı.
Trakyanın Midye doğusunda Podima denilen yerin yedi kilometre kuzey doğusunda bir noktadan Marmara kıyısında Kalikrationun bir kilometre güney doğusuna kadar uzanan bir hattın batısında kalan kısmı Yunanistana ait olacaktı, İmroz ve Bozcaada adaları da Yunanistanın egemenliğinde kalacaktı. Suriyeyi Fransaya bırakıyordu.
Arabistan ve Mezopotamya (Musul dahil)İngiltereye bırakılıyordu.
Bunların dışında mecburi askerlik hizmeti olmayacak; elli bin kişilik bir ordu olacak; bunun otuzibeş bini jandarma, onbeş bini asker olacak; ordunun ağır silâhları bulunmayacaktı.Azınlıklara Türklerinkinden aşırı haklar verilecek, bundan başka Müslüman milletlerden de azınlık hakları kabul edilen toplumlar kurulacaktı.

15 Aralık 2006

Uygurlar

Ortaçağ da, Asyada ileri bir medeniyet ve büyük bir devlet kuran Türk boyu. Kuzey Moğalistanda yaşayan Uygurlar, Gök-Türklerin boyunduruğunda iken, bu devletin zayıflaması üzerine 740 yılından itibaren bağımsız bir devlet durumuna gelmişlerdir. Karabalgasun şehrini başşehir yapmışlar ve çeşitli Türk boylarını, kendi bayrakları altına toplamışlardır. Cengiz Hanın Türk – Moğol İmparatorluğunu kurması üzerine, bu imparatorluk sınırları içine girmişler ve tarih sahnesinden, çekilmişlerdir.
Uygurlar, Budizmi din olarak kabul etmişler (bir bölümü de Mani dinini kabul etmişlerdir) ve şehirlerinde büyük bir medeniyet meydana getirmişlerdir. Aynı zamanda, 14 şekilden ibaret bir de alfabeleri vardır.

15 Aralık 2006

Yaş anlaşması

Osmanlıların, 1792 yılında Ruslarla yaptıkları barışa verilen ad. 1787 yılında başlayan Osmanlı – Rus ve Avusturya savaşları, 1792 yılına kadar sürmüştür. Bu yıllarda Fransada Büyük Fransız İhtilâlinin başlamış olması, Avusturyanın savaştan çıkmasını gerektirmiş, buna karşılık, Osmanlı orduları, Rus kuvvetleri karşısında geri çekilmek ve yenilgiye uğramak zorunda kalmışlardır.
Fakat İngiltere ve Prusyanın arabuluculuğu ile devam ede gelen Osmanlı – Rus Savaşı ,1792 yılında son bulmuş ve Yaş Antlaşması imza edilmiştir.
Yaş Antlaşması Osmanlı imparatorluğunun sonu, ÇÖKME devrinin başlangıcı olarak kabul edilir.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre