'Spor' Kategorisindeki Yazılar

Rodeo

Bugünkü anlamı ile çoklukla kovboyların binicilikteki hayvan yakalamaktaki hünerlerini göstermek için düzenlenen müsabakalardır. Aslı, İspanyolca bir kelimedir. Hayvanların, markalanmak suretiyle toplanması anlamına gelir. Orta ve Güney Amerika ülkelerinde bir bayram sevinci içinde kutlanır.
Düzenlenen Rodeo müsabakalarında kovboylar, vahşi boğalara ve atlara eğersiz binerek, kementle at ve vahşi hayvanlar yakalayarak hünerlerini gösterirler, Rodeo müsabakalarında ayrıca keskin nişancılar arasında yarışmalar tertiplenir ve kement atma gösterileri yapılır. Amerikanın batı bölgelerindeki eyaletlerde, her yıl Rodeolar tertiplenir. Doğu bölgelerindeki eyaletlerde ise, gezici Rodeo ekipleri turneye çıkarak gösteriler tertiplerler.

15 Aralık 2006

Rugbi

Futbol oyununun iki şeklinden biri. Asıl futbol yalın ayakla oynandığı halde rugbi elle ve ayaklarla oynanır. Rugbi topu 27-28 santimetre uzunluğunda ve aşağı yukarı 400 gram ağırlığında oval bir toptur.

15 Aralık 2006

Tenis

Bir ağla ikiye bölünmüş kort denilen özel bir alanda lâstik bir topu hareketle bu ağın üstünden aşırarak karşı yarı alanın sınırları içine düşürmeden ibaret bir spor. Bu oyun karşılıklı olarak ya iki kişi ya da ikişer kişi arasında oynanır.

15 Aralık 2006

Voleybol

Altı kişiden kurulu iki takımla oynanan bir takım oyunu. Ortasında, iki metre yirmi santim yüksekliğinde bir ağ bulunan bir oyun alanında oynanır.
Oyun üç settir. Her set on beş sayı sürer. Top, oyuncular tarafından elle vurulmak suretiyle oyuncudan oyuncuya ve iki tarafa gönderilir. Topu yere düşüren taraf sayı kaybeder.

15 Aralık 2006

Olimpiyat

Eski Yunanlıların dört yılda bir yaptıkları ve zamanımızda da dört yılda bir yapılmağa devam edilen milletlerarası spor yarışmaları ve şenlikleri. Olimpiyat adı, eski Yunanistanda Olimpiyat ovasında dört yılda bir tekrarlanan çeşitli yarışmaların adı olan Olimpiyat oyunları ndan gelmektedir. Eski Yunanistanın en büyük bayramları olan Olimpiyat oyunları, ilk defa, Milâttan önce 776 yılında kutlanmaya başlanmıştır. 86 yıl süren bir ara vermeden sonra Milâttan sonra 394 yılma kadar devam etmiştir.Modern Olimpiyatların birincisi, 1896 yılında Atinada başlamış ve her dört yılda bir, değişik bir şehirde kutlanmağa devam edilmiştir. Böylece 1912 yılına kadar değişik şehirlerde dört yılda bir kutlanan Olimpiyat oyunları, Birinci Dünya Savaşının araya girmesi ile 1916 da kutlanamamış, 1920 de yeniden başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı yıllarında da (1940-1944) oyunlara devam edilememiştir. Türk sporcuları, ilk defa 1924 yılında Olimpiyatlara katılmışlardır.

15 Aralık 2006

Golf

Açıkhavada oynanan İskoçya millî oyunu. Oyun, büyüklüğü fazla olmayan topları özel golf değnekleri ile belirli yerlerdeki ufak deliklere sokmak suretiyle oynanır. Yorucu olmayan ve açık havada oynanan bir oyun olduğu için çoklukla ihtiyarlar tarafından oynanmaktadır.

15 Aralık 2006

Güreş

İki kişinin, belli kurallara göre, birbirini kavrayarak ve kuvvet sarf ederek, karşısındakinin sırtını yere getirmek için uğraşmalarından ibaret olan spor çeşidi. Oyuncularına pehlivandenir. Türklerin millî sporu güreşte esas, karşı güreşçiyi tutup yere devirmek ve sırtını (iki omzunu) bastırmaktır.
Bugün Türkiyede başlıca üç tip güreş uygulanmaktadır. Serbest güreş , Greko-Romen güreş, Yağlı güreş.
Serbest Güreş – Bu güreşe Türk güreşi kuru güreş de denmektedir. Bu güreşte iki sporcu, bütün vücutları ile güreşe katılırlar. Esas olan karşı güreşçiyi yere düşürüp ,güreş kurallarına göre yenmeyi sağlamaktadır. Türklerin, çok eski devirlerden beri uyguladıkları ve millî spor özelliğinde olan güreş çeşididir. Gerek millî karşılaşmalarda ,gerekse milletlerarası karşılaşmalarda, pehlivanların kilolarına göre sınıflanmalar yapılır (52 kilo, 62 kilo, 73 kilo, 79 kilo-87 kilodan yukarısı (ağırdır).
Serbest güreşte dünya şampiyonluğunu, uzun yıllardan beri Türk Millî Takımı elinde tutmaktadır.
Greko – Romen güreş – Bu güreşe alafranga güreş de denilmektedir. Bu güreşte belden aşağısı oyun sırasında tutulamaz ve ayaklarla bacaklar oyun almak için kullanılamaz. Bu güreşte esas yalnız kol kuvveti ve kolla uygulanacak oyunlarla, karşı pehlivanın sırtını yere getirmektir.Bu güreş özellikle İsveçliler tarafından canlandırılmış ve milletlerarası bir değere ulaştırılmıştır.
Yağlı güreş – Bu güreşte pehlivanlar .güreşe başlamadan önce bütün vücutlarını zeytinyağı ile yağlarlar, serbest güreşte olduğu gibi birbirleriyle güreşirler.
Güreş insanlığın toplu halde yaşamağa başladığı en eski zamandan beri, önem verilen başlıca sporlardan biri olmuştur. Güreş sporcunun, bugünkü anlamda ulaştığı evrimden uzak olmakla beraber, o zamanların güreş sporu, kendine has özellikleri ile dikkati çeken bir spor olagelmiştir. Bu arada, kabile devirlerinde güreşin kazandığı önem dikkatle incelenmeye değer. Bu devirlerde savaş tutuşan iki kabile çoklukla savaş durumuna gelmeden önce ,bu kabilelerden, kuvvetli olanlardan birer kişinin seçilmesinde iki taraf anlaşmaya varır, seçilen iki güreşçinin karşılaşması sonunda sonuca her iki taraf da razı olurdu. Böylece yenen ve yenilen taraflar güreşçilerin karşılıklı görüşmeleri ile meydana çıkmış olurdu.
Güreşin ,kişisel bir spor olmasının yanında toplumsal bir önem kazanmasını gösteren bu durum, özellikle Türklerde kendini daha yakından belli eder. Tarihlerinin başlamasından itibaren Türkler .güreşi .kişisel kahramanlıkları göstermeye elverişli olan en iyi spor olması bakımından, millî bir spor durumuna getirmişler ve öyle sayılmışlardır. Öyle zamanlar olmuştur ki, güreşemeyen bir gencin, toplumda bir değeri var sayılmamıştır.
Bu durum ,gerek Selçuk İmparatorluğu zamanında, gerekse Osmanlı İmparatorluğu zamanında her gün biraz daha artan bir değerle devam etmiştir.
Osmanlığı İmparatorluğu zamanında yetişen bazı güreşçiler dünya çapında bir ün kazanmışlar, bütün dünyanın ünlü güreşçilerini, yıllarca yenilgiye uğratmışlardır.
Cumhuriyetin ilân edilmesinden sonra da, güreş, Türk millî sporu olmak özelliğinden bir şey kaybetmemiştir. Olimpiyatlarda ve çeşitli milletlerarası karşılaşmalarda alınan sonuçlar, bunun en belirli örnekleridir.

15 Aralık 2006

Disk

Sporlarda uzağa atılmak suretiyle kullanılan kurs. Yassı ve daire şeklinde, taştan ya da demirden yapılan ve çok ağır olan diskler, atletler tarafından döne döne fırlatılır ve en uzağa fırlatmış olan armağan alır. Bu günün sporlarındaki diskler, demir çemberle kuşatılmış daire şeklinde tahtadan yapılmıştır ve ağırlığı 1 kilo 963 gramdır.

15 Aralık 2006

Boks

Yumrukla oynanan ve belli kurallara göre uygulanan bir spor. Silâhsız bir mücadele şekli olması bakımından tarih öncesi insan topluluklarından beri bütün tarih devirlerinde geniş şekilde uygulanan boks, eski Yunanlılarda spor haline gelmiş, hatta ilk olimpiyatlarda bile önemli bir yer tutmuştur. Fakat boksun spor olarak yayılması XVIII. yüzyıldan itibarendir. 1743 ten sonra yarışma kuralları tespit edilmeğe başlanmış ve XIX. yüzyılda boksun Amerikaya yayılmasıyla bugünkü anlamda modern boks kurulmuş ve gelişmiştir.
Boks yarışmalarına katılan ve bu işi kendine meslek edinenlere boksör denir. Boksu meslek edinmeyenler amatör boksör kendine meslek edinenlere profesyonel boksör denir.
Boksörler, milletlerarası kurallara ve ağırlıklarına göre: Sinek (48-51 kilo), Horoz (51-54), Tüy (54-57 kilo), Hafif (57-60 kilo), Yarı Walter (60-63), Walter (63-67 kilo), yarı ağır (75-81 kilo), (81 kilo ve yukarı) olmak üzere on sınıfa ayrılırlar.
Boks yarışmaları, ring denilen zemini düz ve düşmelerde yaralanmaları önleyecek şekilde elâstiki maddelerle beslenmiş bir alanda yapılır. Boksörler kısa külot, topuksuz ve çivisiz ayakkabı, kolsuz atlet fanilâsı giyerler; ellerine, ağırlıklarına göre, 114 gramdan 227 grama kadar değişen deriden yapılmış boks eldivenleri, dişlerine, bu maksat için yapılmış diş muhafazası ve karın altı bölgelerini korumak için kask takarlar; tespit edilmiş kurallara göre birbirlerine karşı vuruşlara geçerler. Yarışmalarda raund denilen 3 er dakikalık mola verilerek boksörlerin dinlenmesi sağlanır. Yarışmalar bir orta ve üç yan hakemi ile idare edilir. Yarışma ya sayı, ya da boksörlerden birinin yere düşmesi ve 10 sayılıncaya kadar süren bir zaman içinde kalkmaması sonucu nakavtla biter .
Bilhassa batı memleketlerinde çok popüler bir spor olan boksun tarihinde Joe Louis, Carnera, Max Schmelling, Ray Sugar, Robinson, Floyd Patterson, Max Bear, Marciano gibi büyük ün kazanmış boksörler vardır.

15 Aralık 2006

Basketbol

Kaleleri ; iki tarafta yüksekçe bir direğe bağlanan ,dipleri açık bırakılmış çemberli birer ağdan ibaret top Oyunu. İlk olarak Amerikada Dr. Naisumith tarafından (1892) oynanmış, Birinci Dünya Savaşında Amerikalı askerler tarafından Avrupaya ve bütün dünyaya yayılmıştır. Bütün gençler tarafın, dan oynanan ve en güzel sporlardan biri olan basketbol oyunu, bugün dünyada en fazla oynanan top oyunlarından biridir.
Alan : Basketbol oyununun alanı 26 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğindedir. Alanın düz olması gerekir. Alan, orta çizgi denilen bir çizgi ile iki eşit kısma bölünmüştür. Tam ortasında çapı 60 cm. olan bir küçük daire ve çapı 1.80 cm. olan büyük bir daire vardır. Kalenin bulunduğu kısım, alanın kenarlarından 3.60 cm. enliğinde ve 5.20 cm. boyunda olan bir dikdörtgenin alanın kenarlarından 60 cm. uzunlukta olan orta kısmında bulunur. Burada 2.75 cm. yüksekte sepetlerin bulunduğu direkler vardır. 5.20 cm. lik kale alanında çizilen bir yarım daire, serbest artış alanlarını meydana getirir.
Oynayanlar : Basketbol oyununda bir başhakem, bir ortahakem ve yarı-hakemler oyunu idare ederler. Takımlar, biri kaptan olmak üzere beşer oyuncudan meydana gelmiştir. Oyuncular, iki müdafi (kendi alanlarına karşı taraf oyuncularını sokmamakla vazifelidir), iki akıncı (karşı tarafa hücumlar yaparak sepete topu sokmakla vazifelidir) ve bir orta akıncı dan (müdafilere ve akıncılara yardım etmekle vazifelidir) ibarettir. Takım kaptanı, takımın temsilcisidir ve oyunu idare eder.
Oyun: Bu oyunda amaç, iki taraf sepetlerine, topu sokmaktan, ibarettir. Top, çemberin içinden girerse, sayı yapılmış sayılır. Oyun süresi, arada on dakikalık bir dinlenme ile ayrılan yirmişer dakikalık iki devreden ibarettir. Top, içinde şişirilecek lâstik bulunan yuvarlak bir meşinden ibarettir. Basbetbolda top, daima elle tutulur ve elle sepete sokulmağa çalışılır.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre