Duş
Yükseğe asılmış, yağmur gibi püskürtme tarzında su döken tertibatla yapılan soğuk ya da sıcak banyolara verilen ad
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Yükseğe asılmış, yağmur gibi püskürtme tarzında su döken tertibatla yapılan soğuk ya da sıcak banyolara verilen ad
Yorum ekle 15 Aralık 2006
İçine elbise ya da başka şeyler koymaya yarayan ayaklı ve kapaklı yüksekçe mobilya. Duvara dayanan ve istenen yere taşınan cinsleri olduğu gibi, duvar kalınlığı içine sabit ve yerli olarak yapılanları da vardır.
Ortaçağda genel olarak duvara gömülü olarak yapılan dolaplar, çoklukla silâh koymak için kullanılırdı. Fakat Rönesans devrinden sonra, evlerde süs olarak kullanılan ve elbiselerin konduğu dolaplar yapılmıştır. Türk evlerinde kullanılan dolaplar ise, yakın zamanlara kadar yerli dolap özelliğinde dolaplardı ve bunların çok güzel nakışlarla süslenmesine ve odaların başlıca süslü eşyasını meydana getirmesine dikkat edilirdi.Dolapların aynalı dolap (kapağında büyük bir boy aynası bulunan elbise dolabı), elbise dolabı, gömme dolap, yerli dolap gibi çeşitleri vardır.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
İçine yazı kalemleri koymaya yarayan uzunca ve kapalı bir kutu gibi bölümü olan ve bunun bir tarafına tespit edilmiş kapakla, hokkası bulunan kalemlik. Genel olarak beldeki kuşağa çaprazlama sokularak taşınırdı. Bunlar, çoklukla pirinçten yapılırdı. Gümüşten olanları ve kıymetli taşlarla süslenmişleri vardır.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Bir dileği bildirmek üzere resmî dairelere sunulan imzalı yazı. Dilekçeler, bir hakkın sağlanması, bir haksızlığın giderilmesi, ticarî, adlî, siyasî bir işlemin yapılabilmesi gibi amaçlar için resmî dairelere sunulur.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Gemilere yollarını göstermek amacıyla yapılan fener kulesi. Çoklukla denizciler için tehlikeli burunlar, da kurulan bu fenerler bozuk havalarda ve geceleri yanan kuvvetli ışık düzenekleri aracı ile gemicilerin dikkatini çekmekte fayda sağlarlar. Özellikle telsiz ve radar ın bulunmasından önce büyük faydalar sağlayan deniz fenerlerinde fenerin devamlı bakımını sağlayan ve yanma zamanlarını düzenleyen bekçiler için her türlü ihtiyaca cevap verecek nitelikte bölümler de yapılmıştır. Büyük bir deniz fenerinde, yiyecek ve petrol depoları, yatma ve çalışma odaları vardır.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Bir şeyin üzerine, nişan ve alâmet, basmak üzere, mühür gibi kullanılan âlet. Damganın kullanılması, resmî ve özel dairelerde, işletmelerde, çeşitli teşekküllerde yerine ve sırasına göre, önemli bir özellik arz eder ve damgalar, sorumlu kişilerde bulunur. Damga çeşitleri çoktur. Bunlardan en çok kullanılanlar şunlardır: Soğuk damga, lâstik damga, madeni damga.
ihtiyaca göre, bu damgalardan herhangi birinden faydalanılarak damgalanan evrak ve belgeler, ya belli değerler kazanırlar, ya geçer sayılırlar, ya da yine damgalanmak suretiyle değerlerini kaybederler. Bu bakımdan, damgalar önemli hizmet görürler.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Parmak izleri ile hüviyetleri bulmak usulü. İnsan avucunun, özellikle parmak uçlarının deri çizgileri yönünden her şahısta ayrı ayrı biçimde olması esasına dayanır. Daktiloskopi, bugün polis hizmetlerinde çok işe yarayan bir hüviyet bulma usulüdür.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Denizlerin kıyıya yakın yerlerinde ve balık geçidi olan akıntılarda, göllerde, nehir ağızlarında, çeşitli ağlarla kurulan tuzak. Dalyanlar, geniş bir alana yayılan sabit tuzaklardır. Bir sürü halinde gelen balıklar, dalyana takılınca, dalyanın ağzı kapatılır ve böylece sürü halinde balık avlanmış olur.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Liman ağızlarında ya da iskele önlerinde, dalgaların zararlarından korunmak için yapılan set. Dalgakıran, özellikle işlek limanlarda, yük ya da yol gemilerinin ,kayıkların, iskeleye rahatça yanaşmasını, dalgaların etkisi altına düşmeden yolcuları ve yükleri boşalmalarını sağlamış olur.
Yorum ekle 15 Aralık 2006
Mavi renkli bitkisel bir toz boya. Tropik ve subtopik ülkelerde yetişen ve boyu 1-1,5 metre boyunda olan baklagillerden bir ağacın yapraklarından elde edilir. Dikensiz bodur bir akasyayı andıran bu ağacın yapraklarındaki İndigotin adlı boya maddesi bulunmaktadır. Bitkinin üç aylık sürgünleri çiçekte iken kesilir. Kesilen dal ve yapraklar birlikte ezilerek birkaç saat suda bırakılmak suretiyle doyurulur. Suyun rengi berrak sarıya dönünce başka kaba aktarılarak karıştırılır. Dinlenmeye terk edilir. Çivit, bu dinlenme sırasında pul pul teşekkül ederek kabın dibine çöker. Bu teşekkül, keten bezden süzülerek pres altında istenilen şekle sokulduktan sonra kurutulur ve piyasaya sevk edilir.
Çivit, boyacılıkta ve özellikle ev işlerinde çamaşırlara hafif mavi renk vermek için kullanıldığı gibi hekimlikte de kullanılmaktadır. Piyasada bulunan çivitlerin büyük bir çoğunluğu sentetiktir. Sentetik çivit, 1880 yılında, Alman kimyageri Adolph Baeyer taralından kömür katranından elde edilmiştir.
Yorum ekle 15 Aralık 2006