'Sözlük' Kategorisindeki Yazılar

Mahya

Ramazanda, büyük camilerin karşılıklı iki minaresi arasında boşlukta asılarak yapılan ışıklı yazılara mahya denir. Mahyalar, şimdi, elektrik ampulleri ile yapılır.

15 Aralık 2006

Mum

Parafinden ya da iç yağından yapılan ilkel bir aydınlatma aracı. Ortalama 20 santimetre uzunluğunda, 3 santimetre çapında, bir silindir biçimindedir. Ortasında, yandığında ışık verecek bir fitil bulunur.
İç yağından elde edilen mum, bu yağdaki stearik asitten yapılır. Ortasındaki fitil de borik aside batırılarak yanma yeteneği artırılmış pamuk ipliğidir. Parafinden yapılan mum ise, parafinin sıcak kalıplara dökülmesinden sonra, bu kalıpların birdenbire soğutulmasıyla elde edilir.

15 Aralık 2006

Muska

Bazı hastalıkları ya da başka sıkıntıları giderdiğine inanılarak taşınan, suda ezilip suyu içilen, tütsüsü yapılan bir çeşit yazılı ve sarılı kâğıt. Üstte taşman muska, muşambaya sarıldıktan sonra bez ya da teneke ile kaplanır. Üç köşe şeklinde olanları olduğu gibi, ince uzun olanları da vardır.

15 Aralık 2006

Pastörize

Bira, şarap, süt gibi maddeler için uygulanan mayaları öldürme usulü. Bu usulle, yiyeceklerin, uzun zaman dayanmaları sağlanır. En çok süt için kullanılır. Bu usulde süt 75 derecede 20 dakika ısıtılır ve birdenbire sıcaklığı 10 dereceye düşürülür.

15 Aralık 2006

Kibrit

Başı bir yere sürtüldüğü zaman tutuşan ve ateş yakmakda kullanılan küçük çöp parçası. İlk kibritler, 1809 yılın, da icat edilmiştir. İlkin fosfor ve kükürt karışımından yapılan kibritler, az zamanda büyük gelişme kazanmıştır. İlk kibritler, kötü kokular çıkardıkları gibi çok zehirli idiler. Sürtündükleri her yer, tutuşmalarına elverişli olduğu için, tehlikeleri büyüktü.
Bugünkü kibritler ise, çöp kutularında potasyum kloratı ihtiva ederler. Yalnız, kibrit kutularında bulunan fosfora sürtmekle yanarlar.

15 Aralık 2006

Kuruş

Kırk paradan ibaret ve bir liranın yüzde biri değerinde Türk parası. Ülkemizde para birimi halinde de kullanılır. Kuruş kelimesi, kalın anlamına gelen Lâtince grossus kelimesinden alınmadır.

15 Aralık 2006

Nabız

Atardamarlara, özellikle bilekteki atardamarlara parmakla basıldığında duyulan ve kalp vuruşunun oraya kadar yansımasından ileri gelen kımıltı. Her kalp vuruşundan sonra atardamarlardaki kanın kalp kuvveti etkisi altında basıncının değişmesi, vücudun sert bölümleri üzerinden geçen arterler üzerine batırılan parmakla duyulur. Hu durulma, arter içindeki kanın kalpten nabız denilen yere kadar gidip parmakla çarpmasından değil, kanın basınç altında kalmasıyla beraber arter duvarlarının kasılan kalp kuvvetinin etkisiyle titreşmesindendir.
Nabız, kalp vuruşuyla hemen eş zamanda değilse de bu ara, bir saniyenin 1/10 kadar olduğu için hemen eş zamanda imiş gibi sanılır. Nabız dalgasının hızının saniyede dokuz metre olduğu hesap edilmiştir. Nabız sayısı kalbin vuruşu kadardır. Kalbin vuruş sayısı üzerinde etki yapan etmenler, nabız sayısı üzerine de etki yapar. İntizamı, dolgunluğu, zayıflığı kalbin vuruş intizamı ve kuvvetiyle ilgilidir. O halde nabız sayısı da kalbin vuruş sayısı gibi yetişkinlerde 60 – 70 arasındadır. Yeni doğanlarda 130, bir yaşında 120, çocuklarda 90 kadardır. Nabız sayısı harareti yükselten hastalıklarda, sinirlilikte, yemeklerden sonra, yorgunluklarda çoğalır, tifo hastalığında, uykuda, istirahatta yavaşlar.

15 Aralık 2006

Nargile

Tömbeki denilen bir cins tütünü içmeğe yarar takım. İçi su dolu bir şişe ile bunun ağzına tıkalı ve marpuçlu bir bölümden ibarettir. Tömbeki, nargile başı denen yere doldurulur ve üstüne ateş yerleştirilir. Marpuçla çekilen duman şişedeki sudan geçmek suretiyle zehir şiddetini kaybederek ağza gelmiş olur.

15 Aralık 2006

Madalya

Bir savaşta ya da başka bir üst olayda yararlık gösterenlere, yarışlarda ve sergilerde derece alanlara bir armağan ya da bir hatıra olmak üzere verilen büyük madenî para biçimli alâmet.Her milletin, çok uzun zamanlardan beri devam ede gelen bir madalya verme geleneği vardır. Bizde ilk madalya, 1730 yılında verilmeğe başlanmıştır. Ferahi adı verilen bu madalya altındandı. Madalyaların kimlere ve nasıl verileceği tüzüklerle açıklanmıştı. Abdülmecit zamanında 21, Abdülaziz zamanında 5, Abdülhamit zamanında 19, Meşrutiyet devrinde 7 madalya çıkarılmıştır. Cumhuriyet devrinde, özel yarışmalar dışındaki bütün madalyaların ve nişanların verilmesi kaldırılmış, yalnız, Kurtuluş Savaşı için çıkarılmış bulunan İstiklâl Madalyasının takılma izni verilmiştir. 1 Eylül 1931 tarihinden bu yana da İstiklâl Madalyası verilmesine son verilmiştir.

15 Aralık 2006

Levüloz

Glikozun izomerisi olan bir monosakkarit. Meyvelerde bulunduğu için meyve şekeri de denir.Suda eriyen beyaz katı bir cisimdir.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre