'Sanayi ve Ticaret' Kategorisindeki Yazılar
Bankalar tarafından özellikle devlet bankaları tarafından çıkarılan ve bankaya gösterildiği anda madenî para ile ödeneceği taahhüdünü taşıyan evrak.
Bankaların gelişmeğe başladığı ilk devirlerde banknot çıkarmak konusunda hiç bir kanunî kayıtlama görülmez Her banka,işine geldiği şekilde ve miktarda banknot çıkarma yoluna girmiştir. Fakat herhangi bir banka tarafından çıkarılan ve ödenebileceği taahhüdünü taşıyan banknotların bazı hallerde bankalar tarafından madeni paralarla değiştirilmemesi gibi engelle banknot çıkarmak içini belli bir sisteme bağlamak zorunluluğunu doğurmuştur. Bu sebeple Banknot çıkarmak işini devlet bankacılığı kurulduktan sonra devlet tarafından bu yetki ve imtiyaz verilen bankalar üzerine almıştır. Böylece, banknotların istenildiği zaman madenî paraya çevrilebilmesi genel olarak sağlanmış ve banknotlara madenî paraya çevrilir banknot vasfı verilmiştir.
Fakat bu gün dünyanın bir çok memleketlerinde banknotlar madenî paraya çevrilmez halde olduğu için kâğıt para mahiyetini almıştır.
15 Aralık 2006
Tasarruf ve ticaret sahiplerinin yatırdıkları sermayeleri faizle alan bunları ve kendi sermayelerini kredi şeklinde, yani borç olarak faizle veren, iskonta, kombiye işlerini gören, kasalarında para, değerli evrak ve eşya saklayan ve ekonomik işlere girişen kredi kurumlarına verilen ad.
Bütün bankalar bu işleri aynı şekilde yapmazlar. Bankalardan bazıları bu işleri yapmak ve kendilerine para sağlamak için değişik usuller kullanırlar. Bu bakımdan, bankalar çeşitli bölümlere ayrılırlar.
Bankalar sermayelerine göre, sermayesi devlet tarafından verilen Devlet bankaları ile, sermayeleri şahıslar ve özel şirketler tarafından verilen Özel bankalar olmak üzere iki bölüme ayrılırlar.
Gördükleri işlere göre de bankalar şu bölümlere ayrılırlar : a - Emisyon merkez bankaları. Bu bankalar bütün bankaların üstündedir ve emisyon (banknot) çıkarmak yetki ve imtiyazını taşırlar. Her bankada banknot çıkartmak yetkisi bulunmaz. Bu yetki bazı memleketlerde tek bir bankaya verilmiştir. Bizde eskiden bu imtiyaz Osmanlı Bankasına aitti. Şimdi bu imtiyaz, Cumhuriyet Merkez Bankasında bulunmaktadır. b - Kredi bankaları, ticaretle uğraşan şahıslara kısa ve uzun vadelerle ve belli bir faiz karşılığı kredi yani borç verirler, c - Emlâk bankaları, arsa arazi ve bina karşılık gösterilerek para alman bankalar, ç -Tasarruf bankaları, şahısların paralarını toplayıp belli bir faizle, başkalarına kredi vermek suretiyle işleten bankalar, d - Sanayi bankaları, sanayi kuruluşlarına para temin eden bankalar, e - Ziraî kredi bankaları, ziraatla uğraşanlara kredi sağlayan bankalar, f -Rehin bankaları, belli bir rehin karşılığı para veren bankalar, g - İhracat bankalar/, bir memleketin yabancı memleketlere yapacağı ihracat için iş sahiplerinin muhtaç olduğu kredili sağlayan bankalar.
Bu işlerden her birini tek tek yapan bankalar olduğu gibi bunların çoğunu birden yapan (yani şahısların paralarını toplayarak uzun ve kısa vadelerle herhangi bir iş için kredi veren bankalar) vardır. Tarih : İlk bankalara Babirde, Hammurabi zamanında (M.Ö. 1955 - 1933) rastlanır. İlkin kıymetli eşyaların ve toprak ürünlerinin bir makbuz karşılığında bırakıldığı ve istenildiğinde alınabildiği emanet kurumları olan bu teşekküller daha sonraları faizle borç para ve avanslar da vermeğe başlamış, tır.
Eski Yunanistanda bankacılık M.Ö. VII yüzyılda madeni paranın icadıyla başlamıştır. Trapeza denen ilk banka olar sarraflık şeklinde başladıkları borç para verip alma işini belli bir oranda genişletmişlerdir. Mısırda da bankacılık biraz daha geniş bir iş alanına yayılmış vergileri toplayan devlet hesabına ödemelerde bulunan mevzuat ve para havalesi gibi işlerle de uğraşan kurumlar haline gelmiştir. Romada bankalar sarraflık yapan mevduat ve rehin karşılığı borç para veren kurumlar halinde idi. İlkçağda gelişmiş olan bankacılık Orta çağda uzun zaman kişisel sarraflıktan öte gidememiş ancak haçlı seferlerinin başlaması ile büyük bir gelişme kaydetmeğe başlamıştır. Gittikçe gelişmeğe başlayan dünya ticareti ve poliçenin meydana getirilmesi sistemi bankacılık temelinin atılmasına hizmet etmiştir. Cenovada XII. yüzyılda sarraflara artık bankerler denmeğe başlanmış zengin İtalyan bankerlerinin yabancı şehir ve memleketlerde şubeler açmağa başlaması ile sistemli bankacılıkta önemli ilerlemeler olmuştur. Amerikanın keşfinden sonra madeni paraların birden bire çoğalması ile bankacılıkta hamleli ilerlemeler olmuş. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren ilk devlet bankaları kurulmağa başlamıştır. Venedikte kurulan Banco di Rialto (1587) Hollanda da kurulan Amsterdamsche Wisselbank (1609) ve Almanya da kurulan Hamburger Bank (1619) bu memleketlerin iktisadî hayatlarında önemli roller oynayan küçük çapta da olsa devlet bankalarındadır. XVII. yüzyıl sonlarına doğru İngiltere de başlayan devlet bankacılığı ile bankacılık gerçek ve önemli ilerlemesini kaydetmiştir. 1694 de kurulan Dank ol England, ilk büyük devlet emisyon {devlet adına para çıkaran banka) bankası olmuş öbür Avrupa memleketlerinin bu bankayı örnek tutarak devlet bankaları kurumları ile devlet bankacılığı ve özellikle bankacılık büyük gelişmeler kaydetmiştir.
XX. yüzyılda ise bankacılık bütün dünyada modern anlamını almış ve dev sermayelerle muazzam banka müesseseleri kurulmuştur.
Bize bankacılık : Bilhassa son yirmi yıl içinde büyük bir gelişme kaydeden Türkiye bankacılığının yüz yıllık bir geçmişi vardır, ilk resmi bankanın kurulmasından önce banka işlerini sarraflar, poliçeler ve mali tarihimizde önemli roller oynamış olan ve Galata bankerleri adıyla anılan bankerler görmüştür. Osmanlı İmparatorluğu dev rinde ilk banka İstanbul Bankası adiyle 1845 yılında kurulmuştur. Bundan sonra 10 milyon sterlin sermaye ile Banque Ottomanne kurulmuş ve 1863 te imtiyaz olarak Bankı Osmanî Şahane adı altında faaliyete başlamıştır. Bundan sonra Galata bankerleri ve bir çok yabancılar bankalar kurmuşlarsa da bunlar uzun ömürlü olmamıştır. Bu bankalardan sonra milli bankacılık alanında önemli gelişmeler olmaya başlamış. Mithat paşanın 1864 yılında Rusçukta çiftçiye ödünç para vermek için kurduğu menafih Sandığından sonra {bu sandık 1838 yılında Ziraat Bankası adını almıştır). Meşrutiyet devrinde İtibarı Milli Bankası kurulmuş, bunu 1914 yılında Adapazarın da kurulan ve bu günkü Ticaret Bankasının temsili olan Adapazarı İslâm ticaret Bankası takip etmiştir.
Fakat milli bankacılığımız en esaslı ve büyük hamlesini Cumhuriyetin ilânından sonra kaydetmiştir. Devrimcilik de devletçilik anlayışı içinde çeşitli alanlarda iş görebilmek için devlet tarafından bir çok bankalar kurulmuş bunları özel sermayelerin kurduğu ve açtığı şube ve ajanslarda bütün memlekete yayılan bankalar takip etmiştir. Sayıları pek çok olan bu bankalarla Türkiye bankacılığı modern bankacılıkta önemli gelişmeler kaydetmiştir.
15 Aralık 2006
Bir Avrupa devletinin, öbürüne ödemesini güçleştiren engelleri kaldırarak Avrupa ticaretini geliştirmek amacı ile Avrupa İktisadî İşbirliği Teşkilâtı tarafından 1950 Temmuzunda kurulan teşkilât. Anlaşma hükümlerine göre, Avrupadaki paralar birbirlerine (dolar hariç) serbestçe çevrilecek, para değişimi hususlarında güçlüklere uğramış olan üye devletlere kısa vâdelerle kredi sağlayan Clering sistemi kurulacaktır.
15 Aralık 2006
Ticaret gemileri işletenlere verilen ad. İspanyolca Armada kelimesinden gelmedir.
Gemi sahibi olan armatörler, gemileri aracılığı ile taşıdıkları mallardan kazanç sağladıkları için, aynı zamanda tüccar sayılırlar.
15 Aralık 2006
Sermayesi belirli ve çok sayıda hisse senetlerine bölünmüş olan bir ortaklık şekli. Ortaklardan her birinin sorumluluğu, ortaklığa koydukları hisse kadardır.
Bu çeşit ortaklıklar, çok büyük para yatırımı ve sermaye gerektiren büyük işler için kurulmaktadır.
15 Aralık 2006
Eşya ve besin maddelerini temiz tutmak, bozulmaya karşı korumak nakledilmeleri sırasında ezilmelerini, kırılmalarını önlemek için dikkatle sarmaktır.
Ambalaj malzemesi olarak kâğıt, mukavva, çeşitli şerit, ip, cam, çeşitli dokumalar v.s. kullanılır. Ambalajda dikkat edilecek en önemli mesele, ambalajın sağlam ve ucuz olmasıdır. Bu arada gösterişe ve estetiğe önem vermek, ambalajı ile satılan çeşitli eşyanın ve yiyecek maddelerinin sürümünün artmasını sağlar.
15 Aralık 2006
Kâğıt paranın, tespit edilen bir altın ağırlığına göre değişimini düşünen para sistemi. Bir memleketin altın sistemine tâbi olduğu söylenince, şu üç prensipten biri anlaşılır: 1 - O memleketin Merkez Bankaları kâğıt parayı altın olarak karşılayacak ve ödeyecek durumdadır. Altın alım satımını da tespit edilmiş fiyat üzerinden, kanunî olarak yapmağa mecburdur. (Bu esas 1941 yılından önce Birleşik Kraliyette mevcuttu.) 2 - Merkez Bankasının, tespit edileni bir fiyat üzerinden yalnız altın alıp satması. (Birleşik Kraliyette 1925 -31 arası olan durum) 3 -Merkez Bankasının altın esasına tâbi bir memleketin parasını tespit edilmiş bir fiyat üzerinden alıp satması. (Avrupa ve Amerikada 1914 yılına kadar devam etmiştir.)
Memleketlerin paralan altın esasına
tâbi olurlarsa, milletlerarası ticaret kolaylaşır. Her memleketini parası ve başka memleketlerin satın alma güçleri ve tediye muvazeneleri ile ilgili olduğundan genel olarak terk edilmiş bir para sistemidir.
15 Aralık 2006
Yeni bir şey yapanların veya satanların eşyalarını, başkalarınkinden ayırmak için kullandıkları işaretler. Yapılan veya satılan eşyaların sahiplerinin hak ve menfaatlerinin kaybolmaması için bu durum, her memlekette kanunlarla, tüzüklerle ve milletlerarası anlaşmalarla bir düzene bağlanmıştır. Böylelikle yapılan eşyaların taklit edilmesinin önüne geçilmiştir. Bizde de 28 Nisan 1888 tarihli ve 25 maddelik bir alâmeti farika tüzüğü vardır.
Bu tüzüğün birinci maddesinde alâmeti farika şöyle tarif edilmektedir: Alâmeti harika mamullerle eşyanın yapıldığı yerin veya fabrikanın veya ticaret için satanların isim, şöhret ve yerlerini bildirmek için o şeylerin üzerine konulan isim, mühür, resim, harf, rakam, muhafaza gibi her türlü işaret ve damgadır.
15 Aralık 2006
Bankacılık işlerinde kullanılan bir terim. Yabancı memleketlerden memleketimize mal getirmek isteyen tüccarlar, bu malların karşılığını Türkiyedeki bir banka vasıtasıyla yabancı tüccarın bulunduğu memleketteki herhangi bir bankaya kredi açtırmak, Türk parası karşılığında o yabancı tüccarın memleketinin parasını vermek zorundadır. İşte Türkiyedeki bir bankanın yabancı bir bankaya kredi açılması için yaptığı bu işleme akreditif denir.
Bu olay, 1931 yılından beri Ticaret ve Maliye Bakanlıklarından döviz izni almakla mümkün olmaktadır. Böyle bir müsaade olmadıkça yabancı memleketlerdeki bankalarda kredi açtırmak imkânı yoktur.
15 Aralık 2006
Benzin, gazyağı mazot gibi sıvı yakacak maddelerine genel olarak verilen ad. Bu maddeler petrolden elde edilir.
Bugün, medeni dünyanın en değerli maddelerinden biri olan akaryakıtı, geniş ölçüde elde edebilmek için, bütün milletler, büyük gayretler sarf etmektedirler.
Enerji sağlayan çeşitli maddelere rağmen akaryakıt, sanayinin en başta gelen ihtiyacıdır.
15 Aralık 2006
Sonraki