'Sanayi ve Ticaret' Kategorisindeki Yazılar

Reklam

Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek böylece de sürümünü sağlamak için sözle, yazı ile, resimle yapılan her türlü çalışmalara verilen ad. Reklâm çalışmaları, bugün her türlü işletmenin önemli yardımcı bir vasıtası haline gelmiştir. Aynı zamanda, devletler, toplumlar siyasî kuruluşlar (partiler) için de bir kıymet ifade eder.
Reklâmda en önemli mesele reklâmın etki derecesinin geniş ölçüde olabilmesini sağlamaktır. Bu da plânlı çalışma ve devamlılık, aktüalite ve orijinaliteye uygunluk, herkesten önce ve herkesten başka bir şekilde yapabilme, gerçeğe uygunluk gibi prensiplere uymakla başarılabilir.

15 Aralık 2006

Sermaye

Servetin değişmeyen devamlı gibi kabul edilen bölümüne verilen ad. Sermayenin bir kısmım kullanmak, sahip olunan serveti azalmaktır. Servetin devamlı oluşu durmaksızın yeniden meydana gelmesindendir. Sermayeyi meydana getiren unsurlar olan tarımsal, endüstriyel topraklar, binalar, her türlü makineler, nakil araçları ve her türlü malların bir kısmı süratle, bir kısmı da yavaş yavaş değişir. Değişmemesi, olduğu gibi kalması gereken, sermayeyi meydana getiren mallar değil, sermayenin değeridir. Sermaye, insan vücudu gibi, kendini meydana getiren malzemenin durmadan yenileşmesiyle dokunulmamış bir halde kalır.

15 Aralık 2006

Şirket

Herhangi bir ticari işlem yapabilmek için, birden çok kimsenin sermayelerini ve çalışmalarını, bazen yalnız sermayelerini birleştirmeleri sonucu meydana gelen birliklere verilen ad.
Ticaret hayatında yapılan işlemlerin çoğalması işlerin büyümesi, sermayenin de çoğaltılması gerekliliğini yaratmıştır.
Sermayenin yapılacak büyük işlerin istediği kadar arttırılmasına, çoklukla bir kişinin sermaye gücü yetmez. Bu sebeple, çeşitli büyük ticaret işlerinin yapılabilmesi için, sermaye yatırımında bulunacak kimselerin, bu sermayeleri ile aynı işe girişmeleri gerekmektedir. Bu, aynı zamanda, sermayeleri ile birlikte, çalışmaların da, bu ortaklığa katılması şeklinde de olabilir. Böylece, sermaye ve çalışma ortaklığı şeklinde beliren şirketlerle, büyük ölçüde işlerin yapılabilmesi imkânı sağlanmış olur.
Şirketler, özellikle XIX. yüzyıldan önemi de, günden güne artmaktadır. Bu gün, hemen bütün dünyada, çeşitli iş konularında başarıya ulaşabilmek, bu çeşit ortaklık halinde bir araya gelmiş iş adamları sayesinde mümkün olabilmektedir.
Şirketler, genel olarak, dört bölüme ayrılır :
1 – Anonim şirketler, 2 – Kolektif şirketler, 3 – Komandit şirketler, 4 – Limited şirketler.
1) – Anonim şirket : Sermayesi belirli ve eshama bölünmüş olan bir şirket tipidir. Ortaklardan her birinin sorumluluğu şirkete koyduğu sermaye tutarını geçemez. Gayet büyük sermayeye ihtiyaç gösteren ve bilhassa semeresini uzun seneler sonra verecek işler için bu tip şirket elverişlidir. Sermayedarlar birbirini tanımazlar. Çünkü şirketin hisse senetleri borsada satılır. Bu hisse senetleri şirketlerin öz sermayesini teşkil eder.
Anonim şirketleri üç kişiden kurulu idare meclisi idare eder. Ayrıca müdür vardır. îdare meclisi faaliyetlerinin neticesini sene sonunda genel kurula bildirir.
2) – Kolektif şirket : Ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu alacaklarına karşı belirli değildir. Yani bütün ortaklar borçlarından dolayı bütün malları ile sorumludurlar.
3) – Komandit şirket : Bu şirket tipinde iki çeşit ortak vardır. Ortaklardan bir kısmının şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu, belirli bir sermaye ile sınırlı, diğer kısım ortakların sorumluluğu sınırsızdır. Belirli sorumlu ortaklara Komanditer derler ki bunların idare işlerinde rolleri azdır. Sorumluluğu sınırlı olan ortaklara da Komandite denir ve şirketin asıl idaresi bunlara aittir.

15 Aralık 2006

Vergi

Halk hizmetlerinde harcanmak üzere hükümet tarafından ya doğrudan doğruya ya da bazı maddelerin fiyatlarının üstüne eklemeler yapmak suretiyle herkesten toplanan para.
Toplum hayatı yaşayan herkes, topluma karşı bir takım vazifelerle yüklüdür. Bu vazifelerin meydana getirilmesi ile toplum için iş gören hükümetler, bu işleri yapabilmek imkânlarını sağlamış olurlar. Bir hükümetin,vatandaşlarının rahat yaşaması için gerekli olan vazifelerini yapabilmesi, ancak, o hükümetin düzenleyebileceği bütçeler aracılığı ile olabilir. Bu bütçelerin düzenlenmesinde çeşitli gelirler baş rol oynar. Bu gelirlerin başında da hükümet tarafından vatandaşlardan alınan vergi yer alır. Toplumdan çeşitli gelirler elde eden bir kimse, bu gelirlerin belirli oranda olan bir bölümünü, toplum hayatın temsilcisi olan hükümete vermek suretiyle, geri vermiş olur. Böylece toplumun gelişmesi, vatandaşın daha rahat yaşama imkânlarının sağlanması, mümkün olur.
Vatandaşlardan alınan vergiler, a – Vasıtalı, b – Vasıtasız olmak üzere başlıca iki bölümde olur. Vasıtasız vergiler, hükümet tarafından, vatandaşların gelir durumlarına göre, çeşitli oranlarda doğrudan doğruya alınan vergilerdir. Her hükümet, ihtiyaçlarına, halkının uğraştığı işlere, kazanç nispet ve derecelerine göre çeşitli vergiler alır. Türkiyede, hükümete verilen vergiler, on beşten fazladır: Gelir, Kurumlar, Esnaf, Hayvan, Veraset, Madenler, Orman, Gümrük Muameleleri, İstihlâk, Av, Taşıt, Gemi, Damga, Tekel, Yol vergileri gibi.
Hükümet tarafından alınan bu vergilerin dışında, çeşitli şehir hizmetleri gören belediyeler de, o şehrin sınırları içinde bulunan vatandaşlardan, belediye hizmetlerinin görülebilmesi için çeşitli vergiler alırlar.
Vasıtalı vergiler, devlet tarafından belirli malların birim fiyatına, vergi olarak eklenen bir ek ücret şeklinde o malları kullanan vatandaşlardan tahsil edilir. (Sigara ,şeker gibi

15 Aralık 2006

Made in

… de yapılmıştır anlamına gelen ve bir malın yapıldığı yeri gösteren formül. Made in Turkey= Türkiye de yapılmıştır gibi.

15 Aralık 2006

Muhasebe

Herhangi bir işletmede bulunan kıymetlerin miktarının istenilen zamanda bilinmesini sağlamak, bu kıymetlerde meydana gelen değişmeleri takip etmek, bunlardan elde edilen sonuçları en doğru bir şekilde bulabilmek için yapılan işlemlere verilen ad. Bu duruma göre muhasebe, bir servet ve sonuç hesabıdır.
Bu hesapların tutulabilmesi, değişik usuller içinde yapılmaktadır. Bu usuller yapılan işlerin durumu ile ilgilidir. Muhasebe usulleri, çok değişiktir. Fakat hepsinde de, değişik işlemler yapılmasına rağmen çıkan sonuç değişmez. Bu sonuç da o kişinin ya da o işletmenin belli süreler içindeki gelir ve giderinin durumunu, servetinin değişimini en doğru bir şekilde verir.

15 Aralık 2006

Panayır

Belli zamanlarda kurulup içinde belli bir süre için satış yapılan sergilere verilen ad.Panayırlarda, yalnız bir bölgenin hayvanları, malları sergilendiği gibi çevre bölgelerden, hattâ yabancı ülkelerden gelen malların sergilendiği büyük panayırlar da vardır. Bunlar da, genel olarak, panayır adı ile değil, sergi, fuar adlarıyla anılır.

15 Aralık 2006

Kabotaj

Sözlük anlamı olmayan milletlerarası bir deyim. Bir devletin, kıyılarındaki deniz ticaretini kendi vatandaşlarınım kendi bayrağını taşıyan gemilerde yapma hakkını bağışlaması.Bu hak, ilkin XVI. yüzyılda İngiltere tarafından kullanılmıştır. Bu yüzyılda İngiltere, kendi kıyılarında yük ve yolcu taşıma hakkını, yalnız kendi vatandaşlarına ve İngiliz bayrağını taşıyan gemilerde yapma hakkını tanımış, başka gemiler ve kimseler için bu hakkı tanımamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu, uzun yüzyıllar böyle bir hakka önem vermemiş, kendi kıyılarında, başka bayrak taşıyan gemilerin ticaret yapabilmelerini, yük ve yolcu taşıyabilmelerini kabul etmiştir. Kapitülâsyonlarla kabotaj imtiyazı, Türk gemilerinden tamamen alınmıştır. Ancak, 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile, kabotaj imtiyazı yabancı gemiler için kaldırılmış, 1 Temmuz 1926 gününden itibaren de Türk kıyılarındaki kabotaj imtiyazı, Türk gemilerine tanınmıştır. Bugün bizde Deniz Bayramı olarak kutlanır.

15 Aralık 2006

İhracat

Bir ülkenin çeşitli ürünlerinin ve endüstri mallarının yabancı ülkelerine satılması. Milletlerarası ticaret ilişiklikleri ile ilgili olan ihracat, karşılıklı mal, yardım ve sermaye değişimlerini içine alır. Bu ilişkilerde, bir tarafın ihracatı, öbür tarafın ithalâtını meydana getirir.Dış ticaret denkliği bakımından, ihracatın ithalâtı karşılaması gereklidir. Böylece, bir ülkeye giren ve çıkan kıymetler arasında bir denklik meydana gelmiş olur. Bu denklik, bir ülkenin, yabancı bir ülkeye yapmış olduğu döviz ödemeleri için de açık verilmemesi bakımından gereklidir.

15 Aralık 2006

İthalat

Bir ülkeye başka bir ülkeden mal alınıp sokulması. Dış ticaret düzeninin bölümlerinden birini (öbürü İhracat) meydana getirir, ülkeler yabancı ülkelerden getirecekleri çeşitli mallar için dışarıya para ödemek zorunda kalacaklarından, hükümetleri aracı ile her malın dışarı ülkelerden getirtilmesini bazı kayıtlara bağlamışlardır. Bu kayıtlamaların başında, her çeşit malın getirilmesinin yasak edilmesi gelir. Bu yasak malların dışında, çeşitli yollarla getirilen mallar için, belirli bir gümrük bedeli ödenir. Bu mallar da, o ülkenin piyasalarında satılma imkânını bulur.
İthalâtın çeşitleri vardır. Bunların başlıcaları şunlardır: Takaslı ithalât (İhraç edilen mal tutarlarında mal ithâl etmektir), kredili ithalât (dışarıdan getirtilen malın bedelini, belli bir süre içinde taksitle ödemek), bedelsiz ithalât (değeri, büyük kıymet ifade etmeyen malları, hiç bir bedel ödemeden getirtmek).

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre