'Mimari Sanatı' Kategorisindeki Yazılar

Şato

Ortaçağ boyunca, Avrupada, derebeylerin oturdukları kale şeklinde, kuleli ve önleri hendekli korunma ve oturma yerleri. Şatolar, bir bölgenin en yüksek yerine yapılır, devamlı olarak askerlerin koruyuculuğu altında bulunurdu. Şato çevresi ise, derebeyine bağlı köylülerin, işlettikleri topraklar ve barınakları ile dolu bir durumda idi.
Şatoların yüksek olan dış duvarlarının etrafında, derin su hendekleri bulunur, buradan yüksek olan şato duvarlarına geçmeyi imkânsız bir hale getirirdi. Giriş kapılarına, birer asma köprü ile geçilebilirdi. Bu kapıdan girildiğinde, büyük bir avlunun içinde çeşitli binalar, ahırlar bulunurdu. Yüksek olan şato duvarlarının üzerinde kuleler ve bu kuleleri birbirine birleştiren savunma yolları bulunurdu. Şatoların yapılarında, böylece, uzun bir süre için savunabilme imkânı sağlayacak her türlü tertibat alınmış durumda idi.Şatolar, ateşli silâhların icat edilmesinden sonra, önemini kaybetmiş olan yapılardandır.

15 Aralık 2006

Minare

İslâm dininde, namaz vaktinin geldiğini bildirmek için, ezan okumak üzere çıkılan yüksek ve ince yapılı kule. Minareler genel olarak taştan yapılır. Minareler, mimarî bakımından en güzel şeklini, XVI. yüzyıl da Mimar Sinan zamanında bulmuştur.
Minareler, en ait kısmından başlamak üzere şu bölümlere ayrılır: Kürsü, papuç, gövde, şerefe, petek, külâhr alem.
Camilerin bitişiğinde ve dışarıda ezan : okutmak duyurmak için yapılan minarelerde, ilk ezan, elli sekizinci hicrî yılının bir gecesi, sabah namazına davet için Meslemenin kardeşi Şerahbil bin Arm tarafından okunmuştur.

15 Aralık 2006

Rumeli hisarı

Fatih Mehmet tarafından, İstanbulun alınış yıllarında yaptırılmış olan ünlü hisar. Yapımına 1452 yılının Mart ayında başlanmış, aynı yılın Temmuz ayı sonlarında bitmiştir.

15 Aralık 2006

Kızkülesi

İstanbulda, Marmara denizinin kuzeydoğu ucunda, İstanbul Boğazının güneyinde, Üsküdar kıyılarına yakın kayalıklar üzerinde, küçük adacık şeklinde bir kule. Bu kulenin kuruluşu üzerinde çeşitli söylentiler vardır. Bunlardan biri; imparator Kostanünin kızının bir yılan tarafından sokulmak suretiyle öleceği yolundaki kehanet üzerine, bu tehlikeden kızını kurtarmak için, deniz üzerinde bu kuleyi yaptırmış olduğudur.Kızkulesi, bugün bir deniz feneri olarak kullanılmaktadır.

15 Aralık 2006

Kale

Düşmandan korunmak ve saldırısına engel olmak için kalın duvarlarla yapılan, düşmana ok ve mermi atmağa mahsus yerleri olan, içinde askerlerin barınacağı yerler bulunan büyük yapı.Topun icat edilmesi ve kullanılmaya başlaması tarihlerine kadar büyük önem taşıyan kaleler, özellikle XV. yüzyıldan itibaren eski büyük önemini kaybetmiştir. Bugünün ne toplum hayatı anlayışında ne de savunma anlayışında bir önemi kalmamıştır. Kalelerin asıl gelişmeleri Ortaçağdadır.Duvar ve kulelerin üzerinde bunlara bitişik kulelerden meydana diş diş duvar kısımları vardır. Bunlar ok ve mermi atanları korur.Bu siperlere mazgal siperlen aralarındaki deliklere mazgal denir. Bunların arasında askerlerin dolaşabilmesi için düzlükler yapılmıştır Buralara kalenin avlusundan merdivenlerle çıkılır. Duvarlara yaklaşan ya da tırmanmak isteyen düşmanın vurmak ve kalenin üstüne çıkmasına engel olmak için ver yer kulelerde, üst üste katlar bulunur. Buraları askerlere koğuş vazifesini görür. Kulelerin duvarlarında hem hava almağa, hem de ok atmağa yarayan mazgal delikleri vardır. Kalelerin duvarları önünde çoklukla su doldurulan geniş hendekler
açılmıştır. Bu hendekleri aşıp kale duvarlarına tırmanmak, her bakımdan çok zor bir iştir Bazı kale duvarlarının daha iç taraflarında son savunma yeri olarak yapılmış büyük kuleler de yapılmıştır.

15 Aralık 2006

Gotik sanatı

Avrupada Romen mimarisini takip eden ve XVI. Yüzyıl sonuna kadar süren bir mimarlık tarzı. Gotik mimarisi, Roman mimarisinin gelişmiş bir şeklidir. Bu sanatın Gotlarla bir ilgisi yoktur. Gotik adı, ilk defa Raphael tarafından kullanılmıştır.
Gotik mimarlığın, Roman biçiminden ayrılan kesin noktaları vardır. Başlıca ayrıntılar şunlardır: Kubbe yerine, dilimler, tepede birleşen kemer kubbeler yapılmış; sütunlar, köşeli kemerlerle bağlanmış ve yere daha yaklaşmıştır. Pencerelerde kullanılmağa başlayan renkli cam ve resimlerle, içeriye girecek ışık miktarı arttırılmıştır. Binalar, ölçü bakımından çok büyük ve yüksek tutulmuştur. Duvarlar, daha da inceltilmiştir.
Gotik mimarlık, hemen bütün Avrupaya yayılmıştır. Kiliselerin yanında, manastır, şato ve başka binalar da yapılmıştır. Gotik kiliselerin en güzel örneklerini, Pariste Nötre Dame katedralinde, Chartes katedralinde, Raims ve Strasburg katedrallerinde buluruz.

15 Aralık 2006

Gökdelen

Genel olarak Amerika Birleşik Devletlerinde rastlanan çok katlı binalara verilen ad. Gökdelenler, az yerde çok barınak kurmak suretiyle, çok dar bir yüzeyde büyük kalabalıklar toplamak zorunluğu karşısında, modern mimarlığın bir tarzı olarak meydana gelmiştir.Böylece, gökdelenlerin çok olduğu şehirler, bazı hallerde, yüzölçümleri bir iki milyon insanı barındırabilecek yapılar yapılmasına elverişli olabilecek küçüklükte olmasına rağmen; aynı yüzölçümünde bir kaç milyonu bulan kalabalığın barınması sağlanmış olmaktadır.
Türkiyede, bu şekilde gökdelen ola bilecek özellikte binalar yoktur. Yalnız Ankarada Kızılay meydanında yaptırıl makta olan ve 1965 yılı sonunda bitirilecek olan büyük iş hanı 86 metre yüksekliği ve 21 katı ile, Türkiyenin el yüksek binası olacaktır.

15 Aralık 2006

Havuz

Bahçelerin, parkların süsü için yapılan, muntazam şekilde, değişik büyüklüklerdeki su çukurları. Derinlikleri çeşitli olur, altları mermer ya da çimento ile döşelidir. Şekilleri, bahçelerin durumuna göre düzenlenir. Bazılarının ortasında fıskiyeler bulunur. İçlerinde balık ve su çiçekleri olanları da vardır.

15 Aralık 2006

Dekorasyon

Mimarlıkta, yapıların içine ya da dışına uygulanan süsleme işine verilen ad. Dekorasyon, resimle mimarlığın bağdaşmasından ileri gelmiş, birçok sanat kollarını da içine almıştır. Dekorasyonda, iç süsleme ve dış süsleme olmak üzere başlıca iki bölüm vardır. Dış süsleme, genel olarak mimarlıkla beraber, resim heykel ve başka güzel sanat kolları ile ilgilidir. Duvar renklerin den döşemenin biçimine ve yerleştirilmesine kadar her şeyi, belirli bir ahenk içinde birleştirmeyi hedef olarak alır.

15 Aralık 2006

Çırağan sarayı

İstanbulda Boğaziçinde , Beşiktaşla -Ortaköy arasında Sultan Abdülâziz tarafından 1863 – 1867 yılları arasında yaptırılmış bir saray. Dört milyon altına mal olan plânı ve tezyinatı bakımından XIX. yüzyıl mimarimizin en güzel örneklerinden biri olan Çırağan sarayı, 1908 devriminden sonra kısa bir süre Meclisi Mebusan ve Âyana ayrılmış, 1910 yılında çıkan bir yangınla harap olmuştur. Bugün yalnız duvar, lan ve muhteşem kapıları kalmıştır. Tarihimizde Ali Suavi tarafından çıkarılan Çırağan vakası ile ünlüdür.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre