'Kimya' Kategorisindeki Yazılar

Sodyum

Kimyasal bir element. Sembolü Na, atom numarası 11, atom ağırlığı 22,9 dur. Alkali metallerdendir. Bütün metallerin içinde en aktif olan bir elementtir. Su ile şiddetli reaksiyon yapar. Saf halde, gümüş beyazı renginde, yumuşak ve tırnakla çizilebilir bir metaldir. Havada parlaklığını kaybeder ve donuk bir renk alır. Bileşiklerinden elde edilir. En yaygın bileşikleri, tabiatta yaygın olarak bulunan bileşiklerdir (deniz ve kaya tuzları gibi). Soda, sodyumun karbonat bileşiği, tuz, sodyumun klor bileşiğidir.

15 Aralık 2006

Su

Hidrojen ve Oksijen elementlerinin birleşmesinden meydana gelen bir madde. Ayrı olduğu zaman saydam, renksiz, tatsız bir sıvıdır. 6 metre derinlikten sonraki su katmanları hafif mavi renklidir. 760 milimetre cıva basıncından ve 100° C de kaynar, sıfır derecede donar. Bu noktalar, termometre derecelenmesinden sabit noktalar olarak alınmıştır. Yoğunluğu, sıcaklığa bağlıdır. + 4° C de birdir. Su donarken, hacmi genişlediğinden yoğunluğu (buzun), sıvı haline göre daha azdır.
Yeryüzünün dörtte üçü, ortalama derinliği 5,5 kilometre olan su ile kaplıdır. Kutuplar bölgesi, buzlarla kaplıdır. Atmosfer içinde de bulunur orada su buharı bulunur. Yiyeceklerin %60 ı, meyvelerin % 95 i, insan vücudunun % 70 i sudur.
Buhar halinde olabileceği gibi, kar, dolu, yağmur biçimlerini de alır.

15 Aralık 2006

Termometre

Bir cismin sıcaklığını ölçmeye yarayan âlet. İlk termometre, 1614 yılında ünlü bilgin Galile tarafından yapılmış, gittikçe evrim kazanarak, bugün kullanmakta olduğumuz termometrelerin meydana gelmesine yol açmıştır. Bugün kullanmakta olduğumuz termometreler, 1742 yılında Andres Celsius tarafından bulunmuştur.
Termometreler, genel olarak, ince bir cam tüp halindedirler. Bu tüpün alt tarafında şişkince olan bölümde, cıva deposu vardır. Sıcaklık karşısında genişlemeye uğrayan cava, bir sütun halinde, cam tüp içinde yükselir, önceden tespit edilmiş derece miktarlarına göre, civanın bu yükselmesine sebep olan sıcaklık, tespit edilmiş olur.
Genel olarak Santigrat, Fahrenheit, Reomür olmak üzere üç çeşit termometre vardır. Bunlar, genel yapı bakımından birbirlerinin aynıdır. Değişik olan, üzerlerinde bulunan rakamlardır. Bu da, kaynama derecesinin, her üçünde değişik olarak alınmasından ileri gelmektedir. Suyun donma derecesi, her üç termometrede 0 olduğu halde, kaynama derecesi, Santigratta 100, Fahrenheltta 212, Reomürde 80 olarak kabul edilmiştir.Oiva termometrelerinden başka madensel ve alkollü termometreler de yapılmıştır.

15 Aralık 2006

Tuz

Tat vermek ya da kokuşmasını geciktirmek için yemeklere konan, toz halde ve beyaz renkte madensel bir madde. Kimyasal yapısı bileşik bir tuzdur. Sodyum ve klorun birleşmesinden meydana gelmiştir (Na Cl).
Tabiatta çok rastlanan bir maddedir. Deniz suyunda bazı göl sularında, eriyik halde, toprak altında taş, kaya ya da maden halinde bulunur. Bundan başka bütün canlıların yaşamasında gereken önemli maddelerden biridir. Kanda, iç dokularda bulunur. Bitkiler için de, belirli bir dereceyi aşmamak şartıyla, gereklidir. Bazı topraklar için. tuz değerli bir gübre olur. Tuz aşçılıkta olduğu kadar, konserve, salamura işlerinde turşuculukta leke, boya deri sanayinde de kullanılır. Porselen ve cam üzerindeki çay lekelerini çıkarmakta, badanada kirecin çıkmamasını önlemekte, bazı hallerde kusturucu, Nitrat darjan zehirlenmelerinde panzehir olarak kullanılır. Yorgun vücut ve organlar ılık tuzlu su ile banyo edilirse çabuk dinlenir ve yorgunluğun verebileceği zararlar giderilmiş olur. Çok sıcak su banyoları ayak ve bacaklardaki neuralji ağrılarına iyi gelir.
Tuz madenî kalın katlar halinde toprak altında bulunur. Bunlardan kuyu ve galeriler açılmak suretiyle iri kaya parçaları halinde çıkarılır. Tuzlu göllerden, deniz suyundan tuz elde etmek için, suları açılan kanallarla yayvan havuzlara alınır. Oradan güneşin altında kurumağa bırakılır. Su buğu olup uçunca geride tuz. ve eğer varsa, diğer eriyikler kalır. Bu tuz kaba, çokluk, esmer renktedir; birleşmişlerden de billurlar iridir. İçinde başka madde ya da çamur vardır. Bunları atmak tuzu temizlemek için ham tuz dökülür, eritilir. Eriyik üzerindeki kısım dibine çöküp tortular süzülüp atılır. Tekrar tekrar kaynatma ve süzmelerle temiz tuz eriyiği koyulaştırır. Yandan korunmaya bırakılırken, diğer taraftan santrfüjlü süzgeçlerde katılarla sıvılar birbirinden ayrılır. Sonra kalburdan geçirilir.

15 Aralık 2006

Uranium

Kimyasal bir eleman. Sembolü U. Atom ağırlığı 238,2 atom numarası 92 dir. Demir görünüşünde bir madendir, 1800 derecede ergir, atomsal parçalanmada radyumu verir. Son yıllarda teknikte en çok kullanılan elemanlardan biri olmuştur.

15 Aralık 2006

Şeker

Birçok meyve, sap ve köklerin öz suyundan ya da nişastasından çıkarılan, karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) den bileşmiş bulunan, beyaz, su da, erir mayalanabilir, tatlı maddelerin genel adı. Kimyasal ad bakımından karbonhidratlar dandır. Karbonhidratlara mono sakkaritler ve disakkaritler sınıf içinde bulunanları, genel olarak şekerleri içine alır (glikoz, levüloz, sakkaroz gibi. Bunlar da, sırasıyla üzüm şekeri meyve şekeri, kamış şekeri adları ile de anılırlar).
Bizim pratikte kullandığımız şeker özellikle Türkiyede, şeker pancarından elde edilen şekerdir. Şeker pancarından şeker, şu yollarla elde edilmektedir:
Şeker pancarı kök kısımlarından kurtarılarak güzelce temizlendikten sonra özel makinelerde ince ince dilimlenir. Bu dilimler 80 – 90C arasında su ile muamele edilir. Bu takdirde şeker eriyerek suya geçer. Karışımı ısıtmaktan maksat, protoplazmayı öldürtmektir. Çünkü şeker canlı hücre çeperlerinden geçemez. Bu takdirde elde edilecek öz su miktarı beklenilenden az olur.
Bu şekilde elde edilen şeker eriyiği daha bir çok yabancı maddeleri ihtiva eder. Bunlardan kurtarmak için karışım kireç sütü ile muamele edilir. Organik asitlerle proteinli maddeler kalsiyum tuzu halinde çöker. Şeker ise kalsiyum sakkarat halinde çözülmüş olarak kalır, ayrılır. Daha sonra karışım içerisinde CO. gazı gönderilir. Aşırı Ca (OH)2 ve kalsiyum sakkarattaki kalsiyum, karbonat teşkili ile çökelir. Eriyikte serbest sakkaroz kalır. Tekrar filterpreslerden süzülür. Süzüntü vakum kazanları içerisinde düşük baskı altında buharlaştırılarak koyulaştınhr. Bu sırada şekerin büyük bir kısmı kristalleşir. Geride kristallenmeden kalan kısım % 50 şeker ihtiva eden Melâs tır. Melastan tekrar şeker elde edildiği gibi fermantasyona uğratılarak alkol de elde edilebilir. Fakat büyük bir kısım fabrika civarında hayvan yemi olarak kullanılır.
Ham şeker kristalleri alınır. Üzerine su veya şeker şurubu püskürtülerek yıkanır. Ve son melâs kısımlarından temizlenir. Sonra şurup haline getirilerek kemik külü ile rengi giderildikten sonra tekrar vakum kazanlarında koyulaştırılarak kalıplara dökülür. Böylece kesme şeker elde edilmiş olur. Yıkanmış ham şeker santrfüje edilerek sıvı kısmından ayrıldıktan sonra sıcak hava ile kurutulursa toz şeker elde edilir. Bu şeker elde edilişi büyük ve modem fabrikalarda yapılmaktadır.
Şeker fabrikaları, kampanya denilen senenin bir kaç ayı zarfında çalışır. Çünkü topraktan sökülen pancarlar derhal istenmelidir. Stok edilirse fermantasyona uğrayarak şeker kısmı bozulur.

15 Aralık 2006

Sabun

Kirli ve yağlı şeyleri temizlemek üzere kullanılan bir madde. Sabun, yağ asitlerinin sodyum potasyum ve amonyumla meydana getirdiği tuzlardır. Yalnız, her yağ asidinin tuzuna sabun denmez. Oleik, stearik ve palmitik asitler gibi asitlerin alkali madenlerle yaptıkları tuzlara ya da reçine tuzlarına sabun denir. Bu asitlerin, öbür maddelerle yaptıkları tuzların bir kısmı, suda erimediği için sabun gibi kullanılmaz.
Sabunun, temizleme işinde, fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki ödevi vardır. Suda eriyen sabun, su ile birleşerek yağ asidi ve baz meydana getirir. Yağ asidi, çok ince koloidal parçalar halinde sabun köpüğünü meydana getirir. Bu köpük adsorpsiyon özelliğinden dolayı, ufak kir parçalarını çamaşırdan ve deriden koparır, kirli sabun köpüğü halinde su ile akıp gider.
Bu sabunun fiziksel temizlenmesidir. Açığa çıkan baz ise, özellikle ılık su ile çamaşır ve derindeki yağları sabun haline koyar ve temizler. Bu da kimyasal temizleme dir.
Fabrikalarda sabun, sabunun esas maddesi, fabrikanın büyüklüğüne göre, 5-10 tonluk kazanlarda kaynatılarak yapılır. Kazan maden kömürü, talaş ve zeytin posası sıkılarak ısıtılır. Kazana önce yağlar atılır. Onlar kaynarken sulu maden tuzları eriyikleri katılır. Isının etkisiyle sabonifikasyon başlar. Yağ asidi ile gliserin ayrılır; yağ asidi maden tuzuyla birleşir, organik tuz haline gelir. Bu organik tuz, sabundur. Kazandaki sabun içinde gliserine tuz eriyiği katılınca gliserin dibe çöker, koni biçimindeki kazanın dibindeki musluk açılıp gliserin boşaltılır.
Sabun iyice temizlenmek için birkaç sefer yıkatılıp soğutulur. Bu iş bazen 2 -3 hafta sürer. Sonra pervaneli kazanlara konur. Burada hafif hafif dövülerek önce ısıtılır, sonra soğutulur. Sabuna dökülürken, istenirse boya veya koku katılır. Bu iş, kazana suda kolayca eriyen bir boya ile renkleştirilmiş su veya kokulu sular akıtmak suretiyle yapılır. Bazen Reçine de katılır. Sabun bulamacı döküldükten sonra birinci soğuma kalıplarına dökülür. Burada soğurken küçülür. Yumuşak halde, kolayca kalıptan çıkar. Sonra ikinci kalıplara konur. Burada cendere ile sıkıştırılarak istenen şekil verilir. Üzerine yazı veya süsler basılır, bildiğimiz sabun olur.

15 Aralık 2006

Soda

Sodyum elementinin karbonat bileşiğine verilen ad (Na2 C03). Teknikte sodyum klorunun amonyum hidrokarbonatlarla muamelesinden elde edilmektedir. Büyük saydam kristaller meydana getiren bir cisimdir. Havada kolaylıkla suyunu terk eder ve beyaz bir toz haline gelir. Sudaki eriyiği, baz reaksiyonu gösterir. Sabun elde etmekte, cam endüstrisinde kullanılır,

15 Aralık 2006

Palladiyum

Kimyasal bir eleman. Sembolü Pd, atom ağırlığı 106,7, atom numarası 46 dır. Oldukça sert bir madendir. Başlıca özelliği hidrojeni soğurmaktır.

15 Aralık 2006

Naftalin

Maden kömürü katranından elde edilen bir madde. Beyaz renkli kendine has özel kokulu, parlak kristal yapılı bir bileşiktir. Organik yapılıdır. Naftalinin, güve ve benzeri böceklere karşı öldürücü bir etkisi vardır. Bu sebeple hemen hemen bütün evlerde kullanılır. Naftalin ayrıca boya yapımında özellikle siyah boya yapımında kullanılır.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre