'İnsan' Kategorisindeki Yazılar

Üre

Azotlu besinlerin vücutta yanmasıyla meydana gelen ve erimiş bir halde idrarda bulunan, idrarla dışarı atılan bir madde. Ürenin idrarla dışarı çıkmayıp kanda birikmesi haline de üremi adı verilir.

15 Aralık 2006

Üretme sistemi

Üretmeyi sağlayan organların meydana getirdiği sisteme verilen ad. Erkek ve kadında olmak üzere iki bölümde incelenir.
Erkekte üretme organları, fizyolojik bakımdan üç bölüme ayrılır: 1 – Spermayı meydana getiren organ (testis). 2 – Spermayı dışarı boşaltan kanallar (ductus deferens), 3 – Spermayı kadın vajinasına boşaltmaya yarayan organ (penis).
Kadında üretme organları beş bölüme ayrılır: 1 – Yumurtalığı (ovum) meydana getiren organ (ovarium), 2 – Ovariumdan yumurtalığı uterusla götüren kanallar (Falîop borusu), 3 – Döllenmiş yumurtacığı içinde büyüten organ (uteruss), 4 – Çiftleşme ve doğumda rolü olan organ (vagina), 5 – Dış üretme organı (vulga).

15 Aralık 2006

Sinir sistemi

İnsanlardaki akıl, şuur, zekâ yetilerini yöneten organların bütününe verilen ad.
Sinir sitemi, 1 – Beyin omurilik sistem. 2 – Sempatik sinir sistemi olmak üzere iki bölüme ayrılır.
Beyin – Omurlik sistemi: Bu sistem de merkezî ve çevresel olmak üzere iki bölümdür. Merkezi sinir sisteminin omurga kanalı içindeki bölümü omurilik, kafatası içindeki bölümü beyindir. Omurilik, omurga kanalı içindedir. Uzunluğu 45 santimetre, çapı bir santimetredir. Önden arkaya basık bir silindir biçimindedir. Ortada bir kanalı, bunun çevresinde H harfi biçiminde sinir hücrelerinden yapılı bir gri cevher i vardır. Dış yüzü beyin zarları ile örtülüdür. Beyin; ön orta ve arka beyinde foulbus, köprü ve beyincik bulunur.
Çevresel sinir sistemi, beyimden ve omurilikten çıkarak çevreye yayılan sinirleri içine alır. Beyinden çıktıkları yerlere göre, önden arkaya doğru 1, 2, 3, 4 diye sayılan ve oniki çift olan sinirlere, kafa sinirleri adı verilir.
1 – Koku siniri: boyun mukozasından başlayıp kalbur kemiği deliklerinden geçerek koku sovanı yoluyla beyine giden ipliklerdir. 2 – Görme siniri: yarım milyon iplikten yapılmıştır. Gözün iç tabakasından başlar, görme siniri çaprazı nda biter. 3 – Göz oynatan sinir: beyin sapından başlar, göz kaslarından gider.
4 – Troklea siniri: beyin sapından başlar, göz kaslarından üst eğride biter.
5 – Üçüz siniri: şakaktaki Gasser sinir ganglionundan başlar, üç kola ayrılır: a) Göz siniri: göze ulaşır ve buruna gider, b) Üst çene siniri: üst çeneye ve üst dişlere gider, c) Alt çene siniri dile ve alt çeneye gider. Bu üç sinir duygu siniridir. 6 – Gözün dış motor siniri köprüden başlar gözün dış doğru kasına gider. 7 – Yüz siniri: Yüzün minik kaslarında biter. Başlangıcı köprüdedir. 8 – Denge ve işitme siniri: bulbus ve köprüden gelir, iç kulakta biter. 9 – Dil yutak siniri: bulbustan başlar, dil yüzeyi ile yutak kaslarına gider. 10 – Vagus: bulbustan başlar gövdeye iner. Kalp, mide, akciğer ve daha birçok koyun, göğüs ve karın organlarında dağılan dallar verir. Önemli bir sinirdir. 11 – Kafa spinal siniri: bulbustan çıkar iplikleri iki bölüme ayrılır. Bir bölümü vagus sinirine katılır, öbür bölümü iki büyük kasa gider. 12 – Dilaltı siniri: bulbustan çıkar, dilin motor siniridir. Spinal sinirleri: 31 çifttir, omurilikten çıkan ön ve arka kökler birleşerek bu sinirleri yapar. Omurlar arasındaki deliklerden geçerek ön ve arka kollara ayrılır. Arka dallar, baş, boyun, sırt bel kuyruksokumu kuyruk bölgelerinin arka yüzündeki kas ve deride dağılırlar. Ön dallar ise önce aralarında birleşerek boyun, kol, bel kuyruksokumu, kuyruk sinir ağlarını yaparlar. Bu ağlardan çıkan iplikler, boyun, üst taraf, gövde ve alt tarafın hareket ve duygu sinirlerini yaparlar. Yalnız göğüste omur sinirleri ağ yapmazlar kaburgalar arası sinirlerini yaparlar.
Sempatik sinir sistemi: İsteğimiz dışında çalışan organlarımızın hareketini sağlayan bir sistemedir. Merkezî ve çevresel olarak iki bölüme ayrılır. Diğer taraftan sempatik sinir sistemi içinde fonksiyon bakımından birbirinin aksi iş yapan iki ayrı sistem vardır. Bu iki bölüm birbirine zıttır, isimleri Ortosempatik ve parasempatik sistemlerdir. Gözde ortosempatik iplikler gözbebeğini genişletir, parasempatik sistemi merkezi bölümü beyin ve omurilikte bulunur, çevresel parçası ise omurganın her yanında 22 – 24 kadar sayıda dizili sinir ganglionları ve bunları birbiriyle birleştiren bir kordondan, bu ganglionlara giren çıkan birleştirici dallardan yapılmıştır.Çıkan iplikler ya doğrudan doğruya, yahut ağ yaptıktan sonra organlara girer. Bu afların bir kısmında özel sinir hücreleri toplanarak sinir düğümleri yapar, bu düğümlerden çıkan sinirler organın çalışmasını sağlarlar.
Sinir sisteminin bütün yapılarının esas dokusu, sinir hücresidir. Her sinir hücresinde, çekirdekli bir hücre cismî ile bunun çevresinde ,protoplâzmik uzantı adında sinir akımını alan kollarla sinir akımının kendinden sonraki hücre ya da organa ileten bir akson bulunur. Aksonun çevresinde, içte meyelin, dışta Schwan kılıfı bulunabilir.

15 Aralık 2006

Solunum sistemi

Solunum işini sağlayan organlar sistemine verilen ad. İnsanların da, canlılar gibi yaşayabilmesi için, havada bulunan oksijenin alınarak kana karışması ve kanda bulunan karbondioksitin de kandan çıkması gereklidir. Bu iş, solunum sisteminin esas organı olan akciğerler aracılığı ile olur . Solunum esas yapıldığı yer olan akciğerlere kadar havanın gitmesi, solunum yolu ile olur. Solunum yolu, burun ve ağız boşlukları, yutak, gırtlak, soluk borusu ve bronşlardır. Solunum sisteminde, solunum yolu organlarından başka, akciğerler ve akciğerlerle çevresindeki duvar ve organları sararak kaypaklık veren Plevra adlı zar yer alır. Gırtlak, yutağın alt bölümünün önünde, tabanı yukarıda kesik olan tepesi aşağıda soluk borusuyla uzanan bir piramit biçimindedir
Soluk borusu, gırtlağın altındadır, on iki santimetre boyundadır. Altıncı boyun omuru hizasında gırtlaktan başlar. Dördüncü sırt omurunda ikiye ayrılarak bronşları yapar. Arkası düz silindirik bir borudur. Arka duvarı zardan, diğer duvarları yarım halka biçimi üst üste dizilmiş kıkırdaklar, kas ve zardan yapılıdır. Soluk borusunun içini örten mukoza hava ile gelen küçük yabancı cisimlerin dışarıya atılması için, titrek tüylü hücrelerle döşelidir .Bronşlar, soluk borusunun ikiye ayrılmasından doğanlar, soluk borusunun yapısındadırlar, yalnız kıkırdakları daha düzensizdir. Her biri bir akciğere girer, sağ bonş daha ince, daha kalın daha kısa daha diktir; sol bronş daha ince, daha uzun ve daha yataydır. Bronşlar akciğerde ince dalcıklara ayrılırlar. Akciğer, göğüs boşluğunda sağ ve solda iki tanedir. Sağ akciğer, üç sol akciğer iki lobludur. Her akciğer tabanı diafrağmada olan birer yarı koni biçimindedir. Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır. Akciğere giren çıkan yapılar iç yüzün ortasından girerler. Buraya akciğer atardamarları, akciğer toplardamarları, akkar yolları ,sinirler girer ve çıkarlar. Bronşlar içi hava ile dolu alveol denen keseciklerde biterler. Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır. Plevra, akciğerin dış yüzü ile diyafrağmanın üst yüzünü arasız örten seröz bir zardır. İç ve dış iki yaprağı arasında plevra boşluğu adı altında nemli ve kaygan boşluk vardır. Böylece, akciğerin solunum sırasında şişip küçülmesi kolaylıkla sağlanmış olur.
Soluk alma ile akciğerlerin alveollerinin iç yüzlerine kadar giren hava, burada alveollerin dış yüzlerindeki karbondioksit gazlı kan ile karşılaşır. Taze bava ile kan, osmos yolu ile gaz alış verişi yaparlar. Havanın oksijeni, kanın emoglobini ile birleşir, oksihemoglobin olur. Ona karşılık kanın plazmasındaki karbondioksit de havaya geçer. Böylece, oksijeni alınmış solunum havasında oksijen miktarı % 16 ya düşer (normalde % 20 dir). Buna karşılık, karbondioksit oranı artar %4 olur (normalde %0.04 tür.)

15 Aralık 2006

Nişasta

Bütün bitkilerde yedek besin olarak bulunan bir polisakkarit. Beyaz renkte, her bitkiye mahsus özel tanecikler halinde, kaygan katı bir cisimdir. Suda, alkolde, eterde erimez, sıcak suda pelteleşir. Su çekici bir cisimdir.Nişasta, besin olarak kullanılır. Buğday ununda % 70, pirinçte % 80 oranında bulunur. Alkol endüstrisinde önemli bir ilkel maddedir, çeşitli zamklı yapımında kullanılan dekstrin yapmakta kullanılır.

15 Aralık 2006

Mide

Sindirim borusunun, yemekborusu ile ince barsaklar arasındaki şişkin bölümü. Bir J harfi biçimindedir. Ön ve arka iki yüzü, küçük ve büyük eğrilik adını alan iki kenarı, yemekborusu ile birleşen ve kardia denen ağzı ile ince barsakla birleşen ve pilor denen bir kapısı vardır. Midenin her iki yüzü periton zarı ile örtülüdür. İç yüzü ise mukoza ile kaplıdır. Midenin mukozası içinde salgıları sindirim ile ilgili bezler vardır. Bunların hepsinin salgısına mide özsuyu adı verilir. Midenin mukozası ile periton arasında ise mide kasları yer alır. Lifleri uzunluğuna ve değirmi olan bu kasların kasılmaları mide hareketlerini peristaltik hareketler meydana getirir. Bunlar, besin maddelerini sürükleyici, sıkıştırıcı ve boşaltıcı hareketlerdir.

15 Aralık 2006

Oynatma sistemi

İnsan vücudunun hareketini sağlayan sistem. Oynatma sistemi, üç bölüme ayrılır :
a – İskelet, b – Eklem, c – Kas.
İskelet, vücudun sert ve beyaz bölümü olan kemiklerin normal bir vücutta olduğu gibi, hep birlikte bulunmasından meydana gelir. İnsan vücudunda kulak kemikçikleri ve susamsı kemikler dışında 200 kemik vardır. İskelet birçok yerlerde dokular için bir tutunma aracıdır. Bundan dolayı iskeletin durumu vücudun şeklinde ve biçiminde büyük rol oynar. Vücudun boyu, iskeletin boyudur. İskeletin gelişimidir ki vücudu büyüktür, boyu uzatır. Eklem, iskelet kemiklerini birbirlerine birleştiren yerler ve araçlardır. Eklemler, iki ya da daha çok kemikleri birbirlerine birleştirir. İskelette üç türlü eklem vardır: Oynamaz eklemler, yarı oynar eklemler, oynar eklemler (oynarlar). Oynamaz eklemler, kemiklerin birbirlerine değdikleri ve oynamayan eklemlerdir. Yarı oynar eklemlerin iki eklem yüzleri arasında bağ – kıkırdak dokudan (fibro-kartilaginos) bir disk bulunur. Omurgadaki omur cisimlerinin arasındaki eklemler bu gruptandır. Oynar eklemler (oynarlar), oynayan ve eklem yüzlerin arasında bir boşluk bulunan oynaklardır. En çok üst ve alt tarafın eklemleri bu gruptandır. Bunlar eklem yüzlerinin biçimlerine göre ayrıca sınıflara ayrılabilir. Eklem yüzleri yuvarlak olan ve birbiri içine geçen oynaklar yuvarlak yüzlü oynaklar, makara biçiminde yüz gösterenler makaramsı oynaklar, lokma biçiminde yüz gösterenler lokmamsı oynaklaradı verilir.
Kaslar, her hangi bir uyartı ile kasılan organlardır. Üzerlerine yapıştıkları kemiklerin ve iç organların hareketlerini sağlarlar.

15 Aralık 2006

Pankreas

Karaciğerle dalak arasında bulunan ve yağları sindirmeye yarar salgı salan bez.
Midenin arkasında 1 ve 2 inci bel omurlarının önünde yatık olarak duran pankreasın bir başı, bir cismi, bir kuyruğu vardır. Başı duodenumun konkavlığı içine girmiş olup orta çizginin sağına düşer. Cismi karın aortu ile alt vena kavayı (hipokondr) bölgesinde sol böbreğin ön yüzüyle dalağın göbeğine doğru uzanır.
Pankreasın iki türlü salgısı vardır. Biri dış salgı olup, büyük ve küçük iki kanala duodenumun inen parçasına dökülür. Pankreasın bu dış salgısı tükrük kıvamında bir sıvı olup içinde tripsinojen, amilaz, lipaz adı verilen üç ferment vardır.
Pankreasın bir de iç salgısı vardır ki bu salgısını doğrudan doğruya kana verir. Pankreasın dokusu içinde Langerhans adacıkları adı verilen ayrı bir salgısı olan bölümler vardır ki bunların salgısına insulin denir. Bu hormon, kandaki glikozun yanmasını sağlar. Bu salgı, yeter derecede kanda olmazsa kan şekeri olan glikoz yanmaz ve idrardan çıkar.

15 Aralık 2006

İnsan

Memelilerden, iki ayak üzerinde dolaşan, ilki elli, zekâ sahibi, konuşarak anlaşan hayvan. İnsanı öteki hayvanlardan ayıran başlıca özellikler iki ayağı üzerinde yürümesi, vücuduna oranla kafatası ve beyin ağırlığının fazla olması, zekâ sahibi olması, düşünebilmesi ve özellikle konuşma yeteneğine sahip olmasıdır. İnsanın dünya üzerinde meydana gelişinin tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, toprak derinliklerinde yapılan kazılardan bulunmuş olan kemiklerin, taşlarla en ilkel silâhların ve âletlerin incelenmeleri sonucu yapılan tahminlerden, bu meydana geliş tarihi çıkarılmaktadır. Tarih, yazının icat edilmesinden sonraki olayları kaydedebildiği için, tarihe girebilen insan hayatı, ancak 5.000 – 6.000 yıl olarak kabul edilmektedir. Oysaki bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, ilk insan hayatının çok da ha fazla yıllar önce var olduğunu göstermektedir. Bu İncelemelere göre en eski insan, Trinil adamıdır. Trinil, Cavada bir köydür. Buna, Cava insanı da denir. Burada bulunan kafatası, insanların en eski tipine aittir. Bundan, ilk insanın 800.000 yıl önce yaşadığı sanılmaktadır. Yine bu araştırmalardan anlaşıldığına göre, Heldelberg adamı 300.000 yıl önce, Neandertal adamı 100.000 yıl önce, bu günkü insanın ilk ataları ise 25.000 yıl önce yaşamıştır. Bunlara Cromagnon adı verilir. Bunların, bu günkü İnsanlar gibi zeki oldukları, mağaralarda yaşadıkları, tarihin başladığı ilk devirlere kadar geldikleri sanılmaktadır.

15 Aralık 2006

Göz küresi

Yuvarlak bir organ olmakla beraber yukarıdan aşağıya hafif basık olduğundan önden arkaya büyük ekseni 25 milimetre, yüksekliği 23 milimetredir. Büyük eksenin ön ve arka kutuplarına ön ve arka kutup denir.
Göz küresi onu çevreleyen üç tabaka ile bunların ortasında ışığı kıran saydam ortamlardan meydana gelmiştir.
Göz tabakaları, dıştan içe doğru üç tabakadır : a- Bağdokusu tabakası Sert tabaka (Sclera), b – Damar tabakası, c – Ağ tabakası Sinir tabakası Retina.
Bağdoku tabakasının 4/5 bölümü beyaz, sert olan gözakı, 1/5 parçası da önde saydam olan tabaka (kornea) dır. Bağ doku tabakasının dış yüzünün dışarıdan görünmeyen bölümünü Tenon kapsülü denen bir zar örter. Bağdoku tabakasının öndeki şeffaf bölümü olan kornea çıkıntılı olan bir parçadır. Dıştan görünen önyüzü göz kapaklarıyla komşudur. Gözkapaklarının içyüzü ve korneanın dışyüzü konjoktiv ile örtülüdür. Konjoktiv, gözyaşı ile daima ıslak olduğundan gözkapakları açılıp kapandıkça kornea ıslak kalır ve saydamlığı bozulmaz. Korneanın arka yüzü, gözün ön odası ve iris ile komşudur. Kornea, hem ışını gözün içine sokar, hem de kırıcı ortamdır. Yeni göze giren ışık ilkin kornea tarafından kırılarak birbirine yaklaşır.
Damar tabakası, bağdokusu tabakası ile sinir tabakası arasında kalır ve bol damarı ile kara pigmentlerinden dolayı siyah renkte görünür. Arkada korioid önde iris ikisinin arasında da kirpiksi cisim den meydana gelmiştir. Korioid, göz küresinin 2/3 arka parçasındadır. Kirpiksi cisim, üzerinde kirpik görünüşünde 70 – 90 tane çıkıntı olan kirpiksi çıkıntılardan meydana gelmiştir, iris kirpiksi cismin önünde dikey durumda bir bölme gibidir ve ortası deliktir, irisin önyüzü renklidir. Gözün rengi, irisin rengine bağlıdır, irisin önyüzü; saydam olan korneadan görünür, ikisinin arasında ön oda bulunur, irisin arka yüzü siyah renkte görünür ve göz merceği ile komşudur, irisin serbest kenarı değirmidir ve gözbebeğini (pupilla) meydana getirir. Gözbebeği fazla ışıkla küçülür, az ışıkla büyür.
Sinir tabakası, damar tabakasının iç yüzünü örter. Retina da denir, görme sinirinin yayılmasından meydana gelmiştir. Parlak erguvan rengindedir. Retinanın iç yüzünde, arka kutup üzerimde-oval biçiminde küçük bir sarı benek vardır. Bu beneğin bir milimetre alt yanında görme siniri papilası denen bir kabartı vardır. Burası, görme sinirinin göz küresine girdiği yerdir. Bu papilanın ortası görmez. Buraya kör nokta demir. Retina içinde mikroskopik muayene ile ayrılabilen on bir kat vardır. Bu katların önemlilerinden biri, ışıktan etkilenen koniler ve besinler katıdır. Bunlar, izlenimleri görme hücrelerine, onlar da iki ve çok kutuplu hücrelere ve bunun sonucu olarak da görme sinirlerine ulaştırırlar. Işığı kıran ortamlar, a – Göz merceği ,b – Suyumsu humor, c – Camsı humordan meydana gelmiştir.
Göz merceği, iki yüzü konveks bir mercektir, canlıda esnek ve parlaktır. Kalınlığı 4- 4,5 milimetredir. Çevresini yine saydam bir kapsül sarmıştır. Kalınlığının azalıp çoğalması ışığın az ya da çok kırılmasına sebep olur ve hayalin retinadaki sarı benek üzerine düşmesini sağlar. Bu bakımdan göz merceğinin uyumdaki rolü önemlidir.
Göz merceğinin saydamlığı ihtiyarlıkta azalır ve hattâ mercek duman renginde domuklaşır. Katarakt denen hastalık budur.
Suyumsu humor, iris ile kornea arasındaki ön oda ile iris ve göz merceği arasındaki bölümlerdir. Kirpiksi cisim içindeki damarların meydana getirdiği bir sıvıdır ve devamlı dolaşımı vardır. Işığı kıran ortamlardan biridir.
Camsı humor, Retina ile göz merceği arasındaki boşluğu dolduran ve yumurta akı kıvamında ve parlaklığında olan bir sıvıdır. Işığı kıran ortamlardan biridir.

15 Aralık 2006

Önceki


Kategoriler

Aylara Göre