'Genel Coğrafya' Kategorisindeki Yazılar

Denizler

Yeryüzünün çoğunu örten engin su kitlesi. Dünyayı meydana getiren atmosfer (havaküre), litosfer (taşküre) ve hidrosfer (suküre) adları verilen üç unsurdan birisi denizlerdir. Denizler, yeryüzünün üçte ikisine yakın bir alan kaplarlar (Dünyanın bütün yüzü 509. 200.000 km2.. bütün karalar 148.600.000 km2). Dünyanın yüzeyinde, kıtaların arasını ayıran büyük denizlere okyanus, kıtaların kıyılarındaki büyük girintiler arasında kalan sulara kıyı denizleri, kayalar arasında sıkışmış olup açık denizlere ancak bir boğaz aracı ile birleşen denizlere iç denizler adı verilir. Deniz derinlikleri çok değişik olup ortalama olarak 3.000 - 4.500 metre arasındadır. Buna karşılık çok derin olan yerler de vardır.
Deniz suyunda eser miktarda gümüş ve altın gibi madenler varsa da, asıl sodyum klorür (tuz) bulunur.(Ortalama %3,5).

Yorum ekle 15 Aralık 2006

DaÄŸlar

Çevresindeki araziye göre yüksek olan yer parçası. Tek başına bir tepe durumunda olan dağlara az rastlanır. Dağlar çoklukla bir silsile halindedirler.
Dağların oluşumu başlıca dört şekilde olmuştur. Kıvrım dağları : Jeolojik devirlerde, yer kabuğunun gittikçe soğuması ve bu soğuma olayının, yerkabuğunun içerlerine doğru yönelmesi sonucu yerkabuğunda yer yer kıvrımlar meydana gelmesini sağlamıştır. Bu hareket sonucu, yer kabuğunda, çöküntüde kalan yerlere karşılık, önemli tümsekler meydana gelmiştir. Bu tümsekler sonucu, kıvrım dağlar denilen dağ çeşidi belirmiştir. Kıvrım dağlar içinde, pek eski devirde meydana gelmiş olanları, çeşitli etkiler sonucu ,eski sivriliklerini kaybetmişler ve zamanla, yüksekliklerini kaybettikleri gibi tepelerinin eski sivriliklerini de kaybetmişler ve çoğunun tepeleri kubbe şekline girmiştir. Hatta çoğu, geniş yayla şeklini almıştır. Daha yakın jeolojik devirlerde meydana gelen kıvrım dağları ise, tepeleri sivri, yamaçları dik, vadiler dar ve derin dağlardır. (Orta; Avrupada Bohemya dağları, Trakya da Istıranca dağları, çok eski jeolojik devirlerde meydana gelmiş ve ihtiyar olan kıvrım dağlarıdır. Bunlara karşılık, Alpler, Kafkas dağları, Toros dağları Himalayalar genç kıvrım dağlarıdır).
Çöküntü dağlar : Kayalar, kıvrım, meydana getireceği yerde toprak hep birden çökmüş, bu çökmenin sonucu olarak ta, bunlara göre yerinde kalan kısım, bir dağ şeklini almıştır. Çöküntü dağlarının meydana gelmesini sağlayan bu oluşum sonucu meydana gelen dağ şekli, çöküntünün olduğu tarafta sarp ve dik yamaçlar şeklinde, öbür taraflarda ise hafif meyillerle devam eder şekildedir. (Almanyanın güneyindeki Kara ormanlarla Fransadaki Voges dağları bu şekilde meydana gelmiş dağlardır. Bu iki dağ arasındaki çöküntüden Ren nehri geçer).
Akarsa aşındırmalarının meydana getirdiği dağlar : Yaylalar içinde akan sular, uzun yıllar sonucu, aktıkları vadileri derinleştirir ve sert kayalardan meydana gelen bir kütle meydana getirirler. Bu oluşumlar, yine zamanla bir dağ görünüşünü alırlar.
Püskürme dağlan : Yanardağların püskürmesi ile meydana gelen lâvların çokluğu ve bunların vadilere, ormanlara akışı sırasında önlerine gelecek çeşitli engellere takılıp kalması, sonucu bazen 5.000 metre yüksekliğe kadar varan püskürme dağları meydana gelir.
Dağlar, bu dört şekilde ve ayrı ayrı meydana gelebildikleri gibi, bu dört şekli birden içinde bulunduran dağlar da vardır.
Dağların çoğu, çıplak kayalardan meydana gelmiştir. Buralarda ekim yapılamaz. Gerek bu sebep yüzünden, gerekse yaşama zorluğu ,ikliminin sertliği ve şiddetliliği yüzünden dağlar, insanların barındıkları yerler değildir.Fakat dağların çoğu çeşitli madenleri ihtiva ettikleri halde, bulundukları ülkeler için, önemli gelir kaynağı olan yerleri meydana getirmiş olurlar.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Don

İki anlamda kullanılan bir deyimdir:
A - Atmosferde bulunan su damlacıklarının yerde ya da açıkta bulunan cisimler üzerinde billûrlaşması haline verilen ad. Bu durum, havaların soğuması hallerinde meydana gelir. Buhar halinde havada bulunan su, havanın soğuması ile yoğunlaşarak, yere iner. Soğukluğun sıfır derecenin aşağılara inmesi ile de don meydana gelmiş olur.
B - Havanın soğumasının, sıfır derecenin altına düşmesi ile soğuğun bitkilerde yaptığı hücrelerinde bulunan sıvı, donar ve o hücrenin parçalanmasına sebep olur. Böylece bitkiler, canlılıklarını kaybetmiş olurlar.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Dolu

Atmosferde soğuktan donup iri, yuvarlak buz taneleri halinde yağan yağmur. Pirinç büyüklüğünden yumurta büyüklüğüne kadar olanlarına rastlanır. Atmosferdeki bazı yerel değişmeler sonucu, yukarılara doğru yükselen hava akınları, beraberinde cumulonimbus bulutları da sürükler. Bu bulutların yüklü bulunduğu yağmur damlaları, yükseklerdeki soğuk hava içinde donar. Böylece meydana gelen dolu tanesi, yoğunluğunun artması sebebi ile aşağı düşer. Düşerken, bir su tabakası ile kaplanır. Bu tabakanın, soğuk bölgelerde donması ile de, iç içe geçmiş buz küreleri gibi olan dolu tanesi büyüklüklerinin fazla olmasına göre büyük zararlara sebep olacak şekilde yağmış olur.
Bu hava değişimleri, çoklukla baharda ve yazın görüldüğü için dolu, bu mevsimlerde yağar.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Delta

Bir ırmağın denize kavuştuğu yerde iki kola ayrılmasıyla meydana gelen adacık. Bu adacıklar, çoklukla üç köşeli olduklarından, Yunan alfabesindeki dördüncü harfin adı olan deltaanılırlar.
Deltaların oluşum sebebi şudur : Nehirler, beraberlerinde sürükledikleri çamurları, nehir ağızlarına kadar getirirler. Buralarda, akar suyun hızı azaldığından, nehrin denize döküldüğü alan düzlük ise, bu çamurlar, nehrin denize döküldüğü yerlerde zamanla birikmeğe başlar. Tepesi nehre doğru, bir üçgen şeklinde büyümesine devam eder. Böylece nehir, iki ve daha fazla kollara ayrılmış olur. Üçgen şeklinde delta denen bir adacık meydana gelir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Dalga

Rüzgârla yükselip atılan su kütlesi. Deniz ya da göl gibi geniş sularda rüzgârla tümsek tümsek yükselerek harekete getirilen su kütleleri, bazen 12 metre yüksekliklere kadar çıkarak denizin ya da gölün yüzeyinin devamlı olarak dalgalı halde olması sonucunu doğururlar. Dalgaları meydana getiren su damlacıkları yerinden ayrılmazlar. Rüzgârın etkisi ile hacminde değişiklik olan su yüzeyi, bu yüzey değişikliğini ve biçimini, su damlacıkları aracı ile devam ettirmiş olurlar. Bu sebeple, dalgalar İçinde bulunan bir cisim (bir gemi, bir kayık) dalgaların etkisi ile yükselip al-çaldığı halde, aynı yerde kalabilir. Su damlacıkları, yalnız, kıyıya yakın yerlerde bulundukları yerlerden ayrılarak, kıyıya doğru yer değiştirirler. Dalgalar 20 - 40 metre derinliğe kadar etkilerini gösterirler. Daha derinlerde dalgaların etkisi olmaz.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Çay

Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsulara genel olarak verilen ad. Çaylar, doğrudan doğruya denize aktıkları gibi kendilerinden daha büyük akarsulara da karışırlar.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Çavlan

Irmak ve çayların yüksekten aktığı yere verilen ad. Daha küçük ölçüdeki suların dökülüşüne Çağlayan denir. Bir akarsuyun tabanında bulunan sert bir tabakadan sonra yumuşak bir tabakanın gelmesi ile oluşur. Akıntı halindeki sular zamanla burasını aşındırarak alçaltır. Böylece sular, daha yüksekten dökülmeye başlar. Bu yüksekten akış da zamanla ırmağın bölgesini daha derin aşındırır.
Çavlanlar, akar suların ulaştırmasına engel olurlar. Ancak, bunun yanında elektrik enerjisi elde edilmek gibi faydaları da vardır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Çöl

Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi. Gece ve gündüz arasındaki ısı farkının çok olduğu bölgelerde meydana gelen çöller, genel olarak, yükseltileri az farklı ve düz alanlardır. Gece ve gündüz arasındaki ısı farkının çok olması sebebiyle aşınmış kayaların meydana getirdiği kumlarla kaplıdır. Bir taraftan, kumluk ve geniş bir yüzeye yaygın olması, bir taraftan rüzgârlara engel olabilecek herhangi tabiî bir engelin bulunmaması, bir taraftan da akarsuların bulunmaması, çölleri, oturulmaz ve geçilmez yerler haline getirmiştir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Çığ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesine verilen ad. Dağ tepelerine dik yamaçlarına devamlı yağan karlar, büyük bir yığın haline gelir ve dağın eğilimi sebebi ile yerlerinde tutunamaz olur. Yağışın değişik bir şekil alması, durdukları dengeyi bozacak bir ses yankısı, rüzgâr gibi sebepler, bu kar kümesinin bulunduğu yerde duramayarak, dağın eteklerine doğru kayması sonucunu doğurur. Böylece başlangıcında fazla büyük olmayan bir kütle aşağılara indikçe büyür ve önüne gelen ufak tefek engelleri de sürükleyerek dağın eteklerine iner. Çığ, önüne rastladığı engelleri, büyüklüğü ve sürati nispetinde tahrip etme gücüne sahip olduğu için çok tehlikelidir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Sonraki Önceki


Kategoriler

Aylara Göre


Destekliyoruz arkadaþ - arkadas - partner - partner - arkadaþ - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - wordpress tema - seo - backlink - video izle - jinekolog - kadýn dogum doktoru - kadýn doðum uzmaný -