'Devlet' Kategorisindeki Yazılar

Halkevleri ve halkodaları

Atatürkün önderliği altında C.H.P. ye bağlı olarak kurulmuş olan kültür ve halk terbiyesi ocakları.
1931 Nisan ayında Türk Ocaklarının kapanması üzerine, daha çok yurttaş içine alacak bir kültür kurumuna ihtiyaç olduğu anlaşılmış, 19 Şubat 1932 tarihinde ilkin 14 şehirde Halkevleri açılmıştır. Bu tarihten sonra her yıl yeni Halkevlerinin açılmasına devam edilmiştir. Halkevlerinin sayısı beş yüze yaklaşmış, ancak çok partili hayata girmemizden sonra, C.H.P. nin malı olmaktan çok Türk Milletinin malı olan ve yurdun en uzak bölgelerine kadar yapılan kültür ve halk terbiyesi ocakları olan Halkevleri ve Halkodaları, Demokrat Parti iktidarı zamanında (1954) çıkarılan bir kanunla C.H.P. nin elinden alındığı gibi, devlete de mal edilmemiş ve Halkevleri ile Halkodaları tarihe karışmış kurumlar olmuştur. Halkevleri, genel esaslarına gere Cumhuriyetçilik, Lâiklik, Devrimcilik ilkeleri içinde çalışan birer kültür ve halk terbiyesi kurumlarıdır. Bunlara partili partisiz her vatandaş üye olabilir. Dil, edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım, halk dershaneleri ve kursları, kütüphane ve yayın, köycülük, tarih ve müze kollarında olmak üzere dokuz kolda çalışmalarda bulunulmuştur.
Halkevleri, 27 Mayıs 1950 devrim hareketinden sonra kurulan Türk Kültür Derneklerini 1963 yılında adını Halkevleri olarak değiştirmesi ile yeniden kurulmuş sayılabilir.
Halkodaları : Daha küçük çaptaki kurumlardır. Halkevlerinin yönetimine göre, bir yerde bir Halkevi açılabilmesi için en az üç kolun kurulması gereklidir. Köylerde, kasabalarda ve mahallelerde de Halkevlerine benzer kültür ve terbiye ocaklarımın açılması zorunluluğu, bunlarda Halkevleri yerine, daha küçük teşkilâtla çalışan kurumların kurulması gerekçesini sağlamış, bu düşünce ile 1940 yılından itibaren, yine C.H.P. ye bağlı Halkodaları açılmıştır. Buralarda da, Halkevlerinin genel esasları içinde çalışmalar olmuştur. Kurulmuş olan Halkodalarının sayısı, beş binden fazla idi.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Hastane

Hastaların tedavi edildikleri sağlık kurumlarına verilen ad.Hastanelerin oluşu, çok eski devirlere gitmez. Hekimliğin, bir bilim olmaktan uzak olduğu devirlerde, hastalar, kendi evlerinde tedavi olurlardı. Bu sebeple, basit hastalıklarda bile ölüm oranı çok yüksektir. Fakat bugün, hastalar, hekimlerin, meydana gelmesine rağmen, fizyolojik görevin bozulması, bütün organizmayı kapsar.
Göz ve kulak hastalıklarında, çoğu zaman, yalnız o organlarla ilgili fizyolojik görev noksanlığı olmasına karşılık tifo, tüberküloz, grip gibi hastalıklarda, bütün organizmayı ilgilendiren fizyolojik görev yetersizlikleri kendini gösterir. Bu bakımdan hastalıklardan bazıları, yerel ve geçici fizyolojik görev yetersizlikleri ile tehlikeli bir sonuç vermeden geçirilebildikleri gibi, gerek yerel, gerekse genel fizyolojik görev yetersizlikleri sonucu hasta organizma için, ölümle sonuçlanan durumlar meydana getirebilirler.
Bugün, çok ilerlemiş bir durumda hastabakıcıların kontrolü altında bulunan ve her türlü tıbbî vasıtalar ve ilâçlarla bezenmiş bulunan hastanelerde tedavi edilmektedirler.
Yurdumuzda, Hükümet Hastanesi, Belediye Hastanesi, İşçi Sigortaları Hastanesi,Özel Hastane, çeşitli kurumlar hastaneleri ,askerî hastaneler bulunmaktadır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Hara

At üretilen çiftliklere verilen ad. Haralar yüksek vasıflı damızlık yetiştirmek için kurulan resmî zootekni kurumlardır. Yurdumuzda modern haraların kurulması oldukça yeni olmakla beraber, çok eski devirlerden beri hara işi gören kurumlar Osmanlı devletinin ilk zamanlarında savaş atı yetiştirmek için vücuda getirilmiş bazı kurumlar vardı, zamanla bu kurumların bozulması üzerine XIX. yüzyılda yabancı memleketlerden at satın alınmaya başlandı.
Bu durumun birçok zararları olduğundan, ordu ihtiyacı olan atların yetiştirilmesi işi yeniden el alındı, 1930da Eskişehir yakınlarındaki Çifteler 1876da Karacabey Harası kuruldu.Daha sonra, eski haralar yeni baştan düzenlendiği gibi yenilerinin de kurulması yoluna gidildi. Bugün haralarımızda attan başka sığır, koyun ve tiftik de yetiştirilmektedir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Güzel sanatlar akademisi

Ressam, heykeltıraş ve mimar yetiştirmek üzere Türkiyede kurulan bir müessese. Eski adı Sanayi-i Nefise Mektebi idi. 1883 yılında İstanbulda açılmış, 1826 yılında Güzel Sanatlar Akademisi adını almış ve Mimarî, Resim Süsleme Sanatlar, Heykel, Türk Süsleme kollarında daha yaygın ölçüde çalışmalarına devam etmiştir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Gümrük

İki anlamda kullanılan bir kelime
a) Yabancı memleketlere giden, yabancı memleketlerden gelen ya da bir yabancı memleketten gelip başka bir yabancı memlekete gitmek üzere Türkiyeden geçen eşyadan alınan vergi ve resimler.
b) Bu vergi ve resimlerin alındığı ve gümrük rejiminin tatbik olunduğu yer.
Fakat, çoklukla resmî dilde, ilk anlamdaki gümrük kelimesi yerine gümrük ikinci anlamdaki gümrük yerine gümrük idaresi deyimleri kullanılmaktadır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Gümrük ve tekel bakanlığı

Yurdumuzun gümrük işlerini düzenleyen, tekel maddelerinin yapım ve satışını yöneten Bakanlığa, Gümrük ve Tekel Bakanlığı denir.
Gümrük ve Tekel Bakanlığı, iki ayrı alanda görev yapar: 1- Gümrük alanında, 2 - Tekel alanında.
1 - Gümrük alanındaki çalışmalar: Bir ülkenin sınırlarında, içeri giren malların ve dışarı çıkarılan malların Devlet gözüyle incelenmesinin yapıldığı yoklama yerlerine gümrük, denir. Gümrüklerde, Gümrük ve Tekel Bakanlığının memurları, yabancı ülkelerden yurdumuza sokulan malları inceler. Yurdumuz için zararlı olan şeylerin girmesini önler. Aynı şekilde yurdumuzdan dışarı çıkarılan mallar ,ticareti yapılan çeşitli mallar olduğundan, bunların, kötü cins mallardan olmaması yabancı ülkelerde Türklerin itibarını yükseltir. Bu sebeple, yurdumuzdan çıkarılan bu ticaret mallarının, itibarımızı küçülten bozuk mallar olmaması gerekir. Bu görevi, Gümrük ve Tekel Bakanlığı, memurlar aracılığı ile gümrüklerde yerine getirir.
Dışardan gelecek her çeşit malı yurdumuza sokmak, yurdumuzda yapılmakta olan çeşitli malların, başka bir deyimle yerli mallarının değerinin azalması sonucu yaratır. Böylece de, Türk sermayesi ve Türk işçisi korunmamış olur. îşte Devlet, bu mallar üzerinde de kontrolünü yaparak, Türk işçisini ve Türk sermayesini korumuş olur.
Gerek dışarıdan yurdumuza girecek mallar, gerekse yurdumuzdan dışarı çıkarılacak mallar, Ticaret Bakanlığınca kararlaştırılır.
Gümrük ve Tekel Bakanlığı, gümrüklerde kontrol görevini yerine getirirken başka bir görevi de yerine getirir. O da, bu mallardan gümrük vergisi adı verilen bir vergi almasıdır. Gümrük vergisinin hangi mallar için ne ölçüde alınacağı, kanunla bellidir. Gümrük vergisi, hem Devletin gelirlerinden birini meydana getirir, hem de, dışardan yurdumuza sokulan malların, pahalılaşmasını sağlar. Böylece yurdumuzda yapılan yerli mallar, dışardan getirilen aynı cins mallardan daha ucuza satılmış olur. Türk işçisi ve Türk sermayesi, Devlet eliyle korunur.
2 - Tekel alanındaki çalışmalar: Yurdumuzda, uyuşturucu zehirler, ispirtolu içkiler tabanca gibi silâhlar, tütün sigara, oyun kâğıtları, barut gibi maddeler, Devlet eliyle elde edilir ve bunların satışları Devlet eliyle olur. Buna tekel denir. Devlet, zararlı olan bu gibi maddelerin zararlarını azaltmak, kullanışlarını daha iyi kontrol etmek işimi, Gümrük ve Tekel Bakanlığına vermiştir. Bu Bakanlık bu işleri, Tekel Genel Müdürlüğü ile yönetir. Çoğu keyif için kullanılan bu maddelerin satışından da Devlet büyük gelirler elde eder.
Yukarıdaki açıklamalara göre, Gümrük ve Tekel Bakanlığının görevleri şunlardır :
Görevleri :
1 - Gümrükleri kontrol etmek, gümrük vergilerim toplamak,
2 - Gümrük Kanununu ve gümrük tarifelerini uygulamak ,
3 - Tekel maddelerinin yapılışını, satışını kontrol etmek,
4 - Tekel maddelerinin satışından Devlete gelir sağlamak.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

General

Orduda, albaydan sonra gelen ve mareşalliğe kadar çeşitli dereceleri bulunan yüksek rütbeli subay. Eskiden, generale paşa denirdi.
Generallik dereceleri şunlardır:
Tuğgeneral: Asıl vazifesi tugay komutanlığıdır. Albaydan sonra gelen rütbedir. Eski mirliva karşılığıdır.
Tümgeneral: Tuğgeneral ile korgeneral arasındaki derecedir. Asıl vazifesi tümen komutanlığıdır. Eski ferikkarşılığıdır.
Korgeneral: Tümgeneral ile örgene, rai arasında bulunur, asıl vazifesi kolordu komutanlığıdır. Eski birinci ferik rütbesi karşılığıdır.
Orgeneral: Korgeneral ile mareşal arasında bulunan en yüksek dereceli generaldir. Asıl vazifesi ordu komutanlığıdır.
Tuğgeneralin işareti, ay yıldızlı ve çapraz iki kılıçlı bir kokart ile bir yıldız; tümgeneralin aynı kokart ile iki, korgeneralin üç yıldız; orgeneralin aynı kokart ile dört yıldızdır.
Mareşal: En yüksek rütbeli subaydır. Eski müşir karşılığıdır. Meydan savaşı kazanmış olan orgenerallere verilir. Türkiye Cumhuriyetinde ilk mareşal Atatürk ikincisi mareşal, Fevzi Çakmaktı.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Etibank

Sermayesi devlete ait iktisadî kurumlarımızdan biri. Madenlerimizi devlet eliyle işletmek, elektrik santralleri kurmak gibi amaçlarla 14 Haziran 1935 yılında bir kanunla kurulmuştur. Bugün, yurdun çeşitli bölümlerinde çeşitli birçok maden işlemeleri ve elektrik santralleri bulunmaktadır.Etibank, aynı zamanda, normal bankacılık İşlerini yapan bir banka haline de getirilmiştir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Enosis

Kıbrısın Yunanistanla birleşmesini hedef alan hareket .

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı

Yurdumuzdaki enerji ve tabii kaynaklarımızla ilgili işletmelerin bağlı bulunduğu Bakanlığa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı denir. Ocak 1964 tarihinde kurulmuş yeni bir bakanlıktır. Tarım, bir ülkenin en önemli gelir kaynaklarım meydana getirir. Endüstri, bir ülkenin, kolaylıkla medenî bir ülke olmasını sağlayan önemli bir şarttır. Fakat, önemli olan bu iki şartın yanında ülkemizin yer altında ve yer üstünde bulunan çeşitli tabiî kaynaklardan da, gereği kadar istifade etmek zorunludur.
îşte, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı, yurdumuzdaki, toprak altında olsun, toprak üstünde olsun, pek çok olan madenlerimizden, çeşitli enerji kaynaklarımızdan, gereği gibi istifade edilmesini sağlayan, bu yolda çalışan kuruluşların çalışmalarını düzenleyen bir Bakanlıktır.
Görevleri:
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının başlıca görevleri şunlardır:
1 - Yurdumuzun maden ve enerji işlerini düzenlemek ,
2 - Kendine bağlı Devlet işletmelerinin ve anonim şirketlerin çalışmalarını düzenlemek, kontrol etmek ,
3 - Halkın kurmuş olduğu enerji ve maden kurumlarının çalışmalarını kolaylaştırıcı tedbirler almak ,
4 - Elektrik ve havagazı fabrikalarını kontrol etmek.
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bağlı kuruluşlar şunlardır:
Atom Enerjisi Komisyonu: Yurdumuzda da atom enerjisinin kurulmasını sağlamaya çalışan bir kuruluştur.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü:
Susuz toprakları sulamak, şehirlere su vermek, barajlar ve kanallar yapmak, su baskınlarını önlemek için setler yapmak, görevleri arasındadır.
Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü:
Yurdumuzda, toprak altında bulunan maden kaynaklarını bulmak içim araştırmalarda bulunur.
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu;
Toprak altı servetlerinin en önemlilerinden biri olan kömürün çıkarılmasına çalışır.
Petrol Dairesi, Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ve Petrol Ofisi: Dünyanın en önemli madenlerinden biri olan petrolün bulunması için araştırmaları hızlandırmak, elde edilen petrolün işletilmesini ve dağıtılmasını sağlamak ,bunların satışı ile ilgilenmek, bu kuruluşların görevleridir.
Etibank ve İşletmeleri: Bir banka olarak Etibank ve İşletmeleri de madenlerle ilgilenir.
Elektrik İşleri Etüt Dairesi: Yurdumuzun elektrik kaynaklarının incelemesini yapar.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Sonraki Önceki


Kategoriler

Aylara Göre


Destekliyoruz arkadaþ - arkadas - partner - partner - arkadaþ - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - wordpress tema - seo - backlink - video izle - jinekolog - kadýn dogum doktoru - kadýn doðum uzmaný -