'Bitkiler' Kategorisindeki Yazılar

Papatya

Bileşikgillerden, kapalı tohumlu, çift çenekli, bitişik taç yapraklı bir yıllık kır bitkisi ve onun beyaz, sarı yapraklı çiçeği. Kırlarda, tarla ve yol kenarlarında, baharda kendi kendine yetişir. Çiçeğinin kokusu kuvvetlidir, bazı böcekleri sersemletir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Pancar

Ispanakgillerden iki yıllık bir bitki. Kapalı tohumları çift çenekli, çiçekleri taçsız, yumru köklüdür. Tohumundan ilk yıl yumru bir kök meydana gelir. Aynı yıl, toprak üzerinde yürek biçiminde yapraklar görülür. İkinci yıl ise uzun bir gövde olur. Bunun ucunda çiçekler açar.Pancarın çeşitli cinsleri vardır. Bu cinslerin en önemlisi şeker pancarı dır. Bunun etli kökleri daha şişkin ve beyazdır. İçinde
% 8-19 oranında şeker bulunur. Bu pancar, şeker elde etmekte kullanılır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Pamuk

Ebegümecigillerden yıllık bir tarım bitkisi ve bunun tohumlarını kaplayan uzunca, yumuşak ve beyaz tüyler. Kısa boylu bir bitkidir. Sıcak iklimlerde yetiştirilir. Pamuk adı verilen beyaz tüyleri endüstride ve çeşitli yerlerde kullanılan önemli bir maddedir .Yorgan, yatak yapmakta, iplik haline getirildikten sonra çeşitli pamuklu kumaşlar dokumacılığında, barut yapımında kullanılır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Palmiye

Sıcak ülkelerde yetişen ve çok çeşidi olan bir bitki. Çeşitlerinin çoğunda uzun bir gövde ve bol yapraklı dallar bulunur. Bazı cinsleri ise bodur bitkiler özelliğindedir. Saksılarda süs bitkisi olarak yetiştirilenleri de vardır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Özümleme

Bitki içerisine giren bir besin maddesinin, bitki vücudunda, bitkiye faydalı bir şekle sokulmasına verilen ad. Özümleme olayları içerisinde en önemlisi havadan alınan (C02) nin özümlemesidir. Çünkü yeşil bitkiler, güneş ışığından faydalanarak, karbon dioksit (C02) maddesini, yeryüzündeki hayatın devamı için gerekli glikoz ve nişasta şekline sokmuş olmakla kalmaz, aynı zamanda bu iş sonunda yapmış oldukları sentez sonucunda, kozmik enerjiyi, kimyasal enerji halinde depo etmiş olur. Bitki, karbonhidratlar şeklinde depo edilmiş olan bu enerjiden, gereğinde bunları yakmak suretiyle kendi vücudundaki canlılık olaylarını ve öbür maddelerin özümlemesini sağlar.
Böylece, yeşil bitkiler (yalnız yeşil bitkilerde klorofil vardır. Klorofil, özümlemede ışık ve ısı kadar önemli bir faktördür ve bir katalizör olarak iş görür), güneş ışığında, kökleriyle topraktan aldıkları su ve madensel bileşiklerle, havadan alınan karbon dioksitten glikoz ya da nişasta yaparlar. Bu olayda Karbon bağlanır, oksijen dışarı çıkar. (Bu bakımdan, özümleme solunumun tersi bir olay görünüşündedir: Karbon dioksit alınır ve oksijen verilir). Elde edilen glikoz, proteinli ve yağlı besinlerin; meydana gelmesinde ham madde olarak kullanılır.
Çeşitli şekillerde özümlenip meydana gelen maddeler (nişasta gibi) ya katı veya (yağlar, insalün gibi) hücreden hücreye geçemeyecek kadar büyük moleküllü olduklarından, suda eritilmeleri ve küçük moleküllü bileşiklere parçalanmaları lâzımdır. Bitki, bu parçalanmayı kendi vücudunda meydana getirdiği ve parçalanacak maddelere göre çeşitleri değişen anzim (enzyme = ferment) ler yardımıyla yapar. Nitekim diyastaz (diastase = amylase) adındaki ferment, nişasta (su vermek suretiyle) dıştan içe doğru tesir ederek, onu küçük parçalara ayırır (nişastanın corrode olması.) Sonra bileşiği değişen bu parçalar da tamamen erir. Erimiş maddenin terkibi malt şekeri olmuştur. Malt şekeri de maltaz (maltase) adındaki ferment ile glikoz haline geçer. Glikoz da, suda erimiş bir halde hücreden hücreye kolayca geçer. Yağları lipaz (lipase) fermenti, yağ asitleriyle gliserine ayırır. Yumurta akı maddelerini (proteinleri) ise evvelâ pepsin (pepsinne) fermenti, peptonlara kadar, peptonları da erepsin (erepsine) fermenti, amino asitlerine kadar parçalar. Veyahut da tripsin (trypsine) fermenti, yumurta akını, doğrudan doğruya amino asitlerine kadar parçalar. Amino asitlerini de dezamidaz (desamidase) fermenti, amonyağa kadar parçalar, işte yumurta akı maddeleri, böyle birçok ferment (protease) lerin tesiri ile derece derece, en son mertebesine kadar parçalanarak, bitki içerisinde ihtiyaç görülen yerlere gönderilir veya depo edilir. Bu esnada, yolda başka maddelere de değiştirilebilirler. Bitkinin tomurcuk, tohum, sürgün uçları gibi en ziyade büyüme olan yerlerinde fermentler bilhassa çok bulunur.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Muz

Sıcak ülkelerde yetişen bir bitki 3 - 8 metre yüksekliğinde olur. Bitkinin gövdesi ağaç gövdesine benzemez, uzun liflerle örtülüdür. Bu bitkinin meyvesi olan muz, salkımlar halindedir. Hoş kokulu, tatlı, besleyici kalınca kabuklu, yumuşak dır meyvedir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Muşmula

Gülgillerden bir bitki. Gövdesi eğri büğrü, dallı budaklı küçük bir ağaçtır. Çürüdükten sonra yenebilen mayhoş, beş çekirdekli meyvesi vardır.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Mine çiçeği

Mine çiçeğigiller familyasından bir bitki. Kırlarda kendiliğinden yetişir. Çeşitli renkte çiçekleri vardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Mimoza

Güzel kokulu bir süs bitkisi. Özellikle sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı, beyaz ve menekşe renklerinde olabilir. 350 kadar çeşidi vardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Mısır

Buğdaygillerden bir bitki. Gövdesi kalın, yaprakları büyük, boyu iki metreye kadar çıkabilen, erkek çiçekleri tepede salkım halinde ,dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında bulunan, bir bitkidir. Bunun bir koçan üzerinde sıralanmış taneleri çoğu yerlerde buğday yerine kullanılarak ekmeği yapılır. Bu tanelere mısır buğdayı da denir. Ülkemizde çok yetiştirilen bir bitkidir.

Yorum ekle 15 Aralık 2006

Sonraki Önceki


Kategoriler

Aylara Göre


Destekliyoruz arkadaş - arkadaş - partner - partner - partner - wordpress temaları - çocuk oyunları - ben10 oyunları - jinekolog - kadın dogum doktoru - kadın doğum uzmanı - curcuna.com - seo -