Anıt - kabir
15 Aralık 2006
Büyük Atatürkün, aynı zamanda bir anıt da olan yattığı yer. Ankarada İstasyonun güneyinde; Bakanlıklar .Bahçelievler - Gazi Eğitim Enstitüsü ve İstasyonun meydana getirdiği dörtgenin tam ortasında Anıttepe denilen yerde bulunmaktadır. 1945 yılında yapımına başlanmıştır. Büyük Atatürkün naşı 10 Kasım 1953 tarihinde geçici olarak bulunduğu Etnografya Müzesinden büyük bir törenle kaldırılarak Anıt Kabre yerleştirilmiştir.
Anıt-Kabir, Aile (Giriş Yolu) kısmı, Ön Avlu (Zafer Alanı), Şeref Salonu olmak üzere başlıca üç kısma ayrılmıştır. Aile iki tarafı ağaçlıklı bir yoldur. Buraya geniş merdivenlerden çıkılmaktadır. Baş tarafında biri Hürriyet kulesi, öbürü İstiklâl kulesi adı verilen iki taş kule vardır. Bu kulelerin iç duvarlarına Atatürkün hürriyet ve istiklâl için söylediği sözler altın yaldızla yazılmıştır. Bu kulelerden sonra uzun olan giriş yolu devam etmektedir. Yolun bitiminde iki grup heykel bulunmaktadır.
Üç kadın heykelinin bulunduğu birinci grupta, kadınlardan birisi sükûn içinde öbürü ağlamakta, üçüncüsü bereketi belirten bir taş tutmaktadır. İkinci gurup heykeller bir askeri, bir öğrenciyi, bir köylüyü temsil etmektedir. Alleden Zafer Alanı denilen ön avluya çıkılmaktadır. 80 metre uzunluğunda 150 metre genişliğinde olan Zafer Alanının giriş kapısına 35 metre boyunda yekpare demir bayrak direği çekilmiştir. Zafer Alanından 33 basamak merdivenle 6 metre yükseklikteki Şeref salonuna çıkılmaktadır. Basamakların orta yerinde taştan bir söylev kürsüsü bulunmaktadır.
Bu merdivenlerin duvarlarının kenarlarında Büyük Atatürkün İstiklâl Savaşı ile ilgili kabartmaları vardır. Bunlardan birinde Büyük Atatürk Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri!
emrini verir şekilde, öbüründe sağ elini duvara dayamış Hattı müdafaa yok,sathı müdafaa vardır sözünü söyler şekilde temsil edilmektedir.
Dört tarafı, dört köşeli uzun sütunlarla çevrili bulunan Kabire (Mozole) bu merdivenlerden çıkılmaktadır. Mozolenin sağ dış duvarında Büyük Atatürkün gençliğe söylevi; sol dış duvarında ise X. Yıl Nutku, mermer üzerine yaldızla yazılmıştır.
Bu iki duvar arasında Şeref Salonuna girilir. Şeref Salonunda tavanlar Türk halı desenlerinden alınmış motiflere göre, altın mozayiklerle renk renk işlenmiştir.
Şeref Salonunun karşısında büyük bronz parmaklıklı yüksek bir pencere bulunmaktadır. Ankara Kalesinin siluetinin göründüğü bu pencerenin bulunduğu alın duvarına, Büyük Atatürkün Benim nâçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır sözü, altın yaldızla yazılmıştır
Bu pencerenin önünde Lâhid bulunmaktadır. Lahid, yükseltilmiş olan bir ihtiram köşesine konmuştur. Ziyaretçiler, Büyük Atatürke çelenklerini buraya bırakırlar ve saygı duruşunu burada yaparlar. Atatürkün asıl mezarı, Şeref Salonunun altındaki Mozolenin alt katında, lahdin tam altında bulunmaktadır. Asıl mezara alt tarafta bir kapıdan girilir. Buradaki yolun sağ ve solunda bir çok hücreler vardır.
Büyük Atatürk için bir Anıt - Kar bir yapılması, özel bir komisyonun tespit ettiği şartlar içinde milletler arası bir yarışma sonunda kararlaşmıştır. 2 Mart 1942 de sona eren yansımaya 29 yabancı olmak üzere 49 proje gönderilmiştir. Bu projeler milletler arası bir jüri tarafından incelenmiş ve Prof. Emin Onat ile Doçent Orhan Ardanın projelerinin uygulanmasına karar verilmiştir. Bu projelerde yapılan bazı değişikliklerle Anıt -Kabirin temel atma töreni 9 Ekim 1944 de yapılmıştır.
Yurdun çeşitli bölgelerinden getirtilen taşlarla, Türk işçilerinin ve gençlerinin çalışması ile tamamlanan Anıt -Kabir, Sümerlerin sanatından ilham alınarak yapılmış modern bir Türk eseridir. Anadolunun en büyük mimarî anıtıdır.
Kategori: Mimari Sanatı
Yorum Yazın
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.
Trackback | Bu yazının yorumları için RSS kaynağı